Ruslar Türkiye sevdasından vaz mı geçiyor? İşte şaşırtan istatistik! Ruslar Türkiye sevdasından vaz mı geçiyor? İşte şaşırtan istatistik!

Ege Telgraf Gazetesi'nden Nihat Ak’ın haberine göre;  Ev sahipleri, 2 Temmuz 2024 itibariyle yüzde 25'lik sınırdan bağımsız olarak kira zamlarını artırabilecek. Ama kira zammı son 12 aylık Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) oranını geçemeyecek. Yeni vergi paketinde yer alan maddeye göre ev sahipleri yıllık kira vergisini artık her ay peşin ödemek zorunda kalabilir. Bankaya yatırılan kiranın yüzde 20’sinin vergi olarak kesildikten sonra kalanın ev sahibine aktarılacağı dillendiriliyor. Kirada stopaj uygulamasına geçilmesiyle devletin ev sahiplerinden 40 milyar liralık kira vergisi tahsil edeceği hesaplanıyor.

MAHKEMEYE KOŞULACAK!

Zam sınırının kaldırılması ve aylık vergilendirmenin kira fiyatlarını patlatacağını vurgulayan emlakçı Sinan Aydın, “Mülk sahipleri açısından baktığımızda uzun süredir kira zammı yapmadığı için 1 Temmuz sonrasında fiyatların ciddi anlamda yükseltmesi gerekir. Beş milyon TL’nin banka mevduatından aylık ele geçeni 200 bin küsur TL olur. Beş milyon TL değerindeki evini kiraya veren vatandaş da 10-15 bin TL aylık geliri kabul etmek istemiyor. Ay sonunda kalkacak sınırdan dolayı mülk sahipleri ciddi kira zamları yapma eğiliminde olacak. Ekonomik sıkıntılar nedeniyle alım gücü düşük olan kiracılar da zamlara doğal olarak direnecek. Kira geliri vergilerinin de aylık olarak banka aracılığıyla alınmaya başlaması halinde mülk sahipleri kiracısına daha fazla yüklenecek. Problemlerini kendi arasında çözemeyen taraflar dava yoluna gider. Patlayacak kira fiyatları nedeniyle mahkemeye koşulur. Altından kalkılamayacak sayıda dava dosyası olur” dedi. 

Konut 03
‘ORANLAR DÜŞÜRÜLMELİ’

Sektörde bir düzenlemeye gidilmesi gerektiğine dikkati çeken Aydın, “Arazisinden arsasına, konutundan ticari yapılara kadar gayrimenkul sektöründe bir dizi yapılması gerekenler var. Şu anda neresinden tutsanız elinizde kalıyor. Zaten yüksek inşaat bedelleri ve 15 milyona yakın göçmen nedeni başta olmak üzere konut arz talep dengesinde büyük bir çarpıklık var. Gayrimenkullerin tapuda gösterilen değerleri, satış rakamları ve kira bedelleri ne kadar gerçek? Gayrimenkullerin gerçek değeri üzerinden işlem yapıldığında, mevcut vergileri, satış vergileri, kira vergileri ciddi rakamlara ulaşıyor. Vatandaş kendince farklı yöntemlere başvuruyor. Yurttaşa makul oranda vergiler çıkarılmış olsa yan yollar yani kayıt dışılıklara gerek kalmaz. Devletin de tahsil edeceği vergi daha yükselir. Bu haliyle devam ederse çok sayıda kişi beyan ettiği kiralarla tahsil ettiği rakamlar arasında ciddi farklar oluşur” ifadelerini kullandı. 

‘EKONOMİ DÜZELMELİ’

Sorunların çözümün için gerçekçi yaklaşımlar sergilemek gerektiğini belirten İzmir Emlak Kulübü Derneği Başkanı Rıdvan Akgün, “Sürdürülebilir bir devlet yapısı için vatandaşlardan vergi alınmalıdır. Arazisinden konutuna, ticari işyerlerinden dahasına vergilendirilmelidir. Yeni vergi reform paketiyle bunlar yapılmaya çalışılıyor. Kiralar üzerinde gelir vergisi zaten var. Şimdi aylık olarak banka üzerinden alınacak olması gündemde. Zaman zaman dillendirilen çifte sözleşme sayısında patlama yaşanacak. Bir resmi sözleşme yapılacak. Bir de kendi aralarında gayri resmi sözleşmeler yapacaklar. Farklı ödeme yöntemleri bulacaklar. Seçimlerden önce yüzde 25’lik sınırlamayla iktidar kiracıları mutlu etmişti. Seçimler geçti şimdi de mülk sahiplerini mutlu edecekler sınırların kaldırılmasıyla. Ama buradaki gerçek çözüm ekonominin düzeltilmesi. Mevduat faizlerinin düşürülmesi, kaynakların üretime yönlendirilmesidir. Öyle olursa iş insanları da, emekçiler de, mülk sahipleri de kiracılar da para kazanır ve harcayabilir duruma gelebilir. Konut alınması, satılması veya kiralanması ile vergi tahsilatında engel kalmaz. Ama aksi halde bu konut darlığında sosyal patlamalara varan sorunlarla karşılaşılır” şeklinde konuştu.  

‘EMEKLİ GÖÇÜ VAR’

Farklı göçlerin yaşandığına vurgu yapan emlakçı Hüseyin Güçlü, “Kim ne konuşursa konuşsun vatandaş -cek -caka bakmıyor. Mevcut koşulları kendi lehine çevirmeye çalışıyor. İzmir’de düşük gelire sahip olan konut sahibi emekliler farklı yöntemlere başvuruyor. Kent merkezindeki evinin kira getiri potansiyeli 20-25 bin TL olan emekli, 10 bin TL’lik maaşla geçinemiyor. Şehirde aç biilaç yaşamaktansa emekli evini kiraya verip memleketindeki köy evlerine gitmeyi tercih ediyor. Köylerinde evi olmayanlar ise kirası minimum olan köylerden kiralık evler tercih ediyor. Bu konuda çok sayıda bizlere başvuran emekliler var. ‘Evladım kırsal mahallelerinizde düşük kiralı ev bulabilir miyiz? Kent merkezindeki evimi kiraya verip getirisiyle kırsalda yaşamak istiyorum’ diyorlar. İşçisiden memuruna kimse kent merkezinde ikamet etmek istemiyor. Emeklilerin göçü alım gücünün düşük olması nedeniyle konut arz ve talep dengesi bir süreliğinde dengeye ulaşacaktır. Ucuz veya bedelsiz arsalar oluşturulursa, inşaat maliyetleri düşürülürse, vatandaşın da alım güçleri yükseltilirse problem sorun olmaktan çıkar” diye konuştu.  

Kaynak: EGE TELGRAF