Kış Gelince Çocukların D Vitamini Meselesi

Abone Ol

Kış kapıyı çaldı mı, evlerde aynı cümleler dolaşmaya başlar: “Üşütmesin, hasta olmasın, aman terlemesin…” Ama bir de sessiz sedasız eksilen bir şey var: D vitamini. Halk arasında D vitaminine bazen “güneş vitamini” denir ya, işte mesele tam da burada başlıyor. Yazın çocuklar sabahtan akşama dışarıda, parkta, denizde… Güneşle araları iyi. Ama kışın? Okul, ev, montlar, kapalı havalar… Güneşle selamlaşmak bile zor. D vitamini neden bu kadar önemli dersen, cevabı basit: Kemik için, bağışıklık için, hatta hastalıklara karşı direnç için. Eskiden “çocuk düşmesin, kemiği sağlam olsun” diye bilinirdi. Doğru ama eksik. Bugün biliyoruz ki D vitamini sadece kemik değil, bağışıklık sisteminin de gizli kahramanı. Yani çocuk kışın sık sık hasta oluyorsa, çabuk yoruluyorsa, hatta bazı çocuklarda iştahsızlık varsa, D vitamini akla gelmeli. “Benim çocuğum yoğurt yiyor, süt içiyor, yine de lazım mı?” diye soran çok. Ne yazık ki besinlerle alınan D vitamini genelde yetersiz kalıyor. Asıl kaynak güneş. Kışın güneş az, güneşe çıkma süresi kısa, çıkan da montla çıkıyor. Hal böyle olunca depolar boşalıyor. İşte bu yüzden çocuk doktorları kış aylarında D vitamini desteğini sık sık gündeme getiriyor. Bu bir ilaç gibi değil, daha çok eksik olanı yerine koymak gibi düşünülmeli. Tabii ki gelişi güzel değil; yaşa uygun dozda, doktorun önerdiği şekilde. Bir de şu yanlış var: “Hasta olunca D vitamini verelim.” Aslında iş işten geçmeden, yani hasta olmadan önce desteklemek daha mantıklı. Çünkü D vitamini tedaviden çok, koruyucu. Özetle, kışın çocuklar için atkı, bere neyse; D vitamini de o. Görünmez ama eksikliği hemen hissedilen bir destek.Çocuğun kış boyu daha güçlü, daha dirençli olsun istiyorsak; beslenme, uyku, hijyen kadar D vitaminini de unutmamak gerekiyor.