3 üniversite öğrencisinden dikkat çeken buluş! Nefesle kanser taraması yapacaklar
3 üniversite öğrencisinden dikkat çeken buluş! Nefesle kanser taraması yapacaklar
İçeriği Görüntüle

Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi ve Yapay Zeka Çalışmaları Koordinatörü Prof. Dr. Selman Tunay Kamer, yapay zeka teknolojilerinin kullanımında veri güvenliğinin önemine dikkat çekti. Kamer, yapay zeka aracılığıyla yaşanabilecek veri sızıntılarının önlenmesi için yerel bulut sistemlerinin kurulması gerektiğini belirtti. Anadolu Ajansı muhabirine değerlendirmelerde bulunan Kamer, son dönemde bazı yapay zeka şirketlerinin çalışanları tarafından yapılan açıklamaların dünya gündeminde geniş yer bulduğunu ifade etti. Söz konusu açıklamaların yapay zekayla ilgili çeşitli endişeleri beraberinde getirdiğini belirten Kamer, "Yapay zekanın dünyayı ele geçireceği, insanlığı sona erdireceğiyle ilgili birtakım endişeler var. Bu, korku salmak için değil. Bu durum aslında bir nevi düdük çalarak dikkat çekme uyarısı olarak değerlendirilebilir" dedi.

KİŞİSEL VE KURUMSAL VERİLERİN KULLANIMINDA RİSKLER

Yapay zeka kaynaklı veri güvenliği sorunlarının bireyler ve şirketler açısından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Kamer, kurumsal yazışmaların ve kişisel bilgilerin yapay zeka araçlarına yüklenmesiyle ortaya çıkabilecek risklere değindi. Şirketlerin ticari ve kurum içi yazışmalarını yapay zeka sistemleriyle paylaşmasının, bu verilerin nerede ve nasıl kullanılacağı konusunda soru işaretleri oluşturduğunu belirten Kamer, bazı haberlerde verilerin üçüncü taraflarla paylaşılması nedeniyle şirketlerin sorun yaşadığının görüldüğünü aktardı. Bireysel kullanıcıların bilgilerinin de veri merkezlerinde toplanarak işlenebildiğini ifade eden Kamer, yapay zeka sistemlerinin bu bilgilerden hareketle kişisel profiller oluşturabileceğine dikkat çekti. Kamer, bu durumun ilerleyen süreçte itibar kaybına, çocukların güvenliğiyle ilgili sorunlara veya farklı engellemelere yol açabileceğini belirterek, "Ticari yazışmalarınız, kurum içi yazışmalar yapay zeka araçlarına yüklendiğinde o verilerin nerede kullanılacağı noktasında birtakım endişeler var. Haberlerde bu verilerin üçüncü taraflarla paylaşıldığı ve şirketlerin ister istemez belli problemler yaşadıkları görülmüştür. Bireysel anlamda da kişisel verilerin veri merkezinde toplanması sonucu yapay zeka bunları harmanlayıp kişisel profilleme çıkarabiliyor. Bu, ileride itibar suikastı, çocuklarımızla ilgili güvenlik sorunu ya da başka türlü engellemelere neden olabilir. Hangi zevkleriniz var, hangi takımı tutuyorsunuz, siyasi ve dini görüşünüz, yönelimleriniz nelerse hepsi net şekilde ortaya konulabiliyor" diye konuştu.

VERİ SIZINTILARINA KARŞI ÖNLEM

Veri güvenliğinin sağlanması için bulut sistemlerinin yerel altyapılar üzerinden kurulmasının önemini vurgulayan Kamer, şirketlerin ve devletlerin verilerin bulunduğu noktada güvenlik önlemleri alması gerektiğini söyledi. Verilerin anonimleştirilerek yapay zeka sistemlerine aktarılmasının da önemli olduğunu belirten Kamer, "Şirketler ya da devletlerin açık bulut sistemleriyle, yani veri sızıntılarını verinin olduğu yerde önlemeyle ilgili çalışmaları başlatması lazım. Yerel bulut sistemlerinin kurulması çok çok önemli. Filtreleme sistemleriyle verinin anonimleştirilerek sisteme entegre edilmesi de çok önemli. Bunlar gerçekleştirildiği takdirde hem şirket hem bireysel anlamda problemler azalacak" değerlendirmesinde bulundu. Kamer, yerel veri merkezlerinin oluşturulmaması halinde veri güvenliğiyle ilgili sorunların devam edebileceğini dile getirdi.

YAPAY ZEKA ŞİRKETLERİNE ÇAĞRI

Yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesiyle şirketler ve ülkeler arasında rekabetin arttığını belirten Kamer, bu süreçte güvenlik testlerinin yeterli düzeyde yapılmayabildiğine dikkat çekti. Yapay zeka araçlarının ücretsiz olarak kullanıma açılmasının ardından şirketlerin daha gelişmiş sürümler üretmek için yarıştığını ifade eden Kamer, bu rekabetin güvenlik kontrollerinin geri planda kalmasına neden olabildiğini söyledi. Kamer, yapay zeka araçlarının kurumlara yönelik siber saldırı gerçekleştirme ihtimali ve kişisel profiller üzerindeki kontrollerin yeterliliği konusunda testlerin eksik kalabildiğini belirterek, "Yapay zeka araçlarının insanlara ücretsiz şekilde açılmasıyla ciddi bir rekabet başladı. Her ülke, her şirket daha üst versiyonunu geliştirmek için adeta yarışıyor. Bu sebeple güvenlik testlerini maalesef es geçiyorlar. Dolayısıyla bir yapay zeka aracı kendine göre bir kuruma siber saldırı gerçekleştirir mi, bununla ilgili testler maalesef eksik kalabiliyor veya kişisel profillerle ilgili kontroller eksik kalabiliyor. Güvenlik testlerinin, gelişim hızlarından daha önde olması lazım ki birtakım endişeleri açığa çıkarmayalım. Burada yapay zeka araçları ya da şirketlerine ciddi sorumluluklar düşüyor. Ülkelerin ciddi regülasyonları yapması lazım. Bununla ilgili hukuki düzenlemelerin mutlaka yapılması lazım." ifadelerini kullandı.

YAPAY ZEKA ÜZERİNDEN BİLGİ MANİPÜLASYONU ENDİŞESİ

Yapay zeka şirketlerinin verileri kendi ölçütlerine göre analiz ederek kullanıcılara belirli bilgileri sunabildiğini belirten Kamer, tüm verilerin bu sistemlere yüklenmesinin manipülasyon riskini artırabileceğini ifade etti. Eski kitapların ve ansiklopedilerin ortadan kaldırılmasıyla ilgili olumsuz senaryoların da gündeme geldiğini aktaran Kamer, gelecekte doğru bilginin korunup korunamayacağı ve şirketlerin kullanıcılara yalnızca kendi tercih ettikleri bilgileri sunup sunmayacağı konusunda endişeler bulunduğunu söyledi. Kamer, bu risklerin azaltılması için yerelleşmeye önem verilmesi gerektiğini vurguladı.

Kaynak: AA