Kıyametin eşiğinde

Abone Ol

Nasrettin Hoca’ya sormuşlar: "Hocam kıyamet ne zaman kopacak" diye... Hoca da "Hanım ölürse küçük kıyamet, ben ölürsem büyük kıyamet kopar" demiş.

Ciddi bir konuya espri ile girdik ama hakikaten Ortadoğu'da kıyamet koptu kopacak. Hem de yanıbaşımızda. ABD'nin "demokrasi getireceğim" diyerek dünyayı uyutup 80'lerde nasıl Irak'a girip 1 milyon Iraklıyı öldürdü ise ardından da Suriye'ye girerek tüm terör gruplarının arkasında durmasıyla Ortadoğu'nun kaderi aslında çizilmişti.

ABD ve tüm emperyalistler acele etmez. 80'lerden bu yana 46 yıl geçmiş. Gelinen nokta İran'a müdahale. Üstelik bu kez İsrail de işin içinde. Gazze'yi yaşanamaz hale getiren Netanyahu, soykırım suçundan yargılanacağını anlayınca kendisi ile aynı kafadan olan Trump'u kandırarak İran'la savaşa soktu. Bu iş Epstein Dosyası yüzünden başı belada olan ABD'nin kırık başkanının da işine geldi.

Savaşta 11. güne girilirken ABD-İsrail ikilisi okul bombalayarak başladığı bu savaşta İran'ın bir türlü çözülmediğini görünce artık bel altı vurmaya başladı. Önce "nükleer tesis" demişlerdi, şimdi de petrol tesislerini ve son olarak da dokunulması bile "savaş suçu" olan içme suyu tesislerini vuruyor. Hoş bu eli kanlı terörist iki ülkenin beynelmilel savaş kurallarını dinlediği de yok, onları durdurabilecek bir güç de.

Baksanıza Rusya ve Çin bile öyle oturmuş iki delinin dünyayı kıyamete sürüklemesini pişkin pişkin seyrediyorlar. Siz hiç Putin ve Çin lideri Şi'nin ağızlarından bu savaş için bir kelime bile çıktığını duydunuz mu. Ben duymadım. Sanki İran’la çok sıkı ilişkileri bulunan bu iki devin elini kolunu bağlamışlar da kımıldayamıyorlar gibi.
Evet ABD-İsrail karşılarına doğru dürüst ordusu bile bulunmayan, Mollaların tarassut altına aldığı İran'ı köşeye sıkıştırılmış bir boksör gibi ha bire dayak atıyorlar. Bu asimetrik, adaletsiz, insanlık dışı kıyamet savaşına dünyada karşı çıkan iki ülke var. Biri Türkiye diğeri, İspanya. Biz olay yanıbaşımızda ve sıçrama ihtimaline karşılık temkinli açıklamalar yaparken, İspanya açık açık ABD ve İsrail'i kınadı. Endülüs'ün çocukları genlerindeki İslam kalıntılarından mıdır yoksa insanlık adına mı bu savaşa karşı çıkıyor onu kendileri biliyor.

Ortadoğu'yu kan gölüne çeviren bu "hibrit savaş"ın hangi noktaya evrileceğini kimse tahmin edemiyor. ABD-İsrail İran'ın üzerine "küçük kıyametle" çullanadursun, akılları kurcalayan soru, "Bu iş Türkiye'yi de içine alıp "büyük kıyamet"e neden olur mu?" Dilerim olmaz ama gidişat onu gösteriyor. Nitekim attıkları bir füze ile bunu denediklerini gördük. Allah'a çok şükür ki o füze hava da vuruldu da bizim için bir "savaş sebebi" olmadı.

SİYONİST POLİTİKA

Aslında bu savaş İsrail'in ABD'yi arkasına alarak yayılmacı politikasının eseridir. Arzı Mevud hayalleri kuran Siyonist Netanyahu ve havarileri dünyayı ateşe attıkları gibi aslında kendi sonlarını da hazırlıyorlar. Bu durum ABD'nin da işine geliyor. Çin ve Rusya'nın enerji koridorlarını kapatıp kendi kabuğuna çekilmelerini istediği için de bir taşla biden fazla kuş vurmaya çalısıyor.

Kısacası şu sıralarda yanıbaşımızda alev alev yanan bir Ortadoğu coğrafyası var. Ateşin daha da büyümesini engelleyecek bir mekanizma yok. Gazze'de iflas eden Birleşmiş Milletler (BM) örgütünün iki kelime bile edememesi olayın vahametini ortaya koyuyor.

Tabii ki bir de madalyonun diğer yüzü var. Savaşın sebep olduğu ekonomik kriz petrol fiyatlarının yükselmesi ile sadece biz değil dünyanın tüm ülkelerini zaten var olan hayat pahalılığının artmasıyla dünyayı yaşanmaz hale getirir.

Allah dünyanın sonunu hayreylesin.