2025’te 5+1’e hep birlikte

2025te-51e-hep-birlikte
Metin AYDINOĞLU
6 Şubat 2020

Tarih kokan bir gazete küpürü, sararmış yaprak, saklanmış özenle. 1961-62 sezonu, Milli Lig puan tablosu. Adı tarihe karışan yok olmuş gitmiş kulüpler, takımlar mı ararsınız, hepsi var. İyi bakınca 5 İzmir takımımız görünüyor, inanılır gibi değil ama gerçek. Şimdiki adıyla Süper Lig, İzmirspor, Göztepe, Karşıyaka, Altınordu ile Altay sıralanmış, onurla, gururla. Diyorum ki, dış mihrakların da çabalarıyla gerek tribünde, gerekse de demeçleriyle birbiriyle uğraşacaklarına güç birliği yapılsa, 5 İzmir takımımız da Süper Lig’de yer alsa, harika olmaz mı. Süper Lig görmüş yaşamış Bucaspor’u eklersek de 5+1 olsak. Desem, yazsam güler misiniz bilemiyorum ama, neden olmasın. Şöyle bir hesap yaptım, fazla da uçmadan, 2025-2026 sezonunda İzmir takımları toplansa Süper Lig’de, amanın hayali bir çok güzel, hayal ötesi.

GÖZTEPE NERDEN NEREYE

Destan yazdı, efsane oldu, şampiyonluk yaşadı, orta sıralarda yer aldı, 1.Lig’e hasret kaldı, zor günler yaşadı, düştü düştü düştü, dibi gördü, toparladı, küllerinden dirildi, toparlandı, şaha kalktı, Göztepe yine tarih yazmaya başladı. Süper Lig’in korkulan takımı oldu çıktı Göztepe. Galibiyeti kaçırdığı Denizlispor’dan alınan 1 puan, bu hafta yine bir pazartesi akşamı Göztepe Gürsel Aksel Stadı’nda rakip Çaykur Rizespor, nereden nereye. Avrupa Fatihi Göztepe’den yine fetih adayı, yeni stadında Avrupa hayalleriyle yaşayan Göztepe’ye. İki fotoğraf var tarih kokuyor, sakladım, lazım oldu şimdi. Göztepe’nin nereden nereye geldiğini gösteriyor. Biri; merhum Belediye Başkanımız Ahmet Piriştina, yanında Allah sağlıklı ömür versin Göztepe sevdalısı İsmail Kocaoğlu. Diğerinden de o zamanlar küçük bir çocuk olan tribünden izleyen sanatçı Rıza Kocaoğlu, babası İsmail ağabey ile yeni statta Göz-Göz çektirdi. Hoş kıyamet koptu ama çok da iyi oldu, alem gördü. Ee nerdeeen nereye, haydi Göztepe Avrupa’ya.

ALTINORDU UÇSUN ARTIK

Süper Lig yaşamış, oynamış tecrübeli Akhisarspor karşısında harika bir futbolla kazanan Altınordu’yu izleyince İzmir aşkım kabardı. Hem de ne kazanmak, daha tüyü bitmemiş, sakalı bile çıkmamış Altınordu’nun yetenekli neferleri yendi, yabancı ve çokça sakallı takımı. Sevgili başkan Mehmet Seyit Özkan’ın planı programı başka ama, Altınordu artık bu sene ya çıkmalı ya da çıkmalı. Seneye ne olacağı belli mi, geleceği garanti altına aldı Altınordu. Çok güzel SMÖ kuralları, kanunları da yürürlükte, fotoğraf çekimi bile disiplinli, öyle eğilmek, bükülmek yok, efe gibi olacaksın. Şartlandırmış gibi olmayayım ama şampiyonluk kelimesi kullanmadan sessiz ve derinden ama gümbür gümbür Süper Lig’e yükselmeli bu takım, hakkıdır. Taraftarı yok deniyor ama, çıksın da o zaman görün tribünleri. Uçsun artık Altınordu, vakit işte tam da bu vakit.

KURAL DEĞİL, YORUMCU (!) HATASI

‘Kesinlikle kural hatası var’ dedi bir hakem eskisi televizyonda gözümüzün içine baka baka, Göztepe – Beşiktaş maçı için. Hakem eskisi dedim, hakemin bir çizgisi olur, etkilenmez, dümdüz işini yapar, maçını yönetir, yorumunu yapar. Alacağı ücret, taraftarını gözünü boyamak, alkış almak, ‘hocaya bak helal olsun’ dedirtmek için, bu lafı etti biliyorum. Sanki kansere çare buldu da. Tek dertleri hakemlik sayesinde ünlenen isimleri yine hakemlikle piyasadan silinmesin. Yoksa insanlar yanlış yönlendirilmiş, şartlandırılmış umurlarında değil ki. Sık sık tekrarladı da, ‘Kesinlikle kural hatası var’. Ne oldu, hani kural hatası, nerde. Sevsinler, baktım hala aynı kanalda yoruma (!) devam ediyor, pişkin pişkin konuşmaya devam ediyor, ediyorlar. Kural hatası deyince kahkahalarla gülmüştüm zaten, sonuç hüsran. Kural hatası yok ama yorum hatası gırla. Bunu bile doğru söylemeyenin gel de diğer yorumlarına güven şimdi. Hata kuralda, kuralın uygulanmasında değil, sizi televizyona çıkaranlar da, çok büyük hata.

Homeros

chpli-tascier-yerli-test-kiti-sozunun-uzerinden-iki-yil-gecti

Wuhan ve Davos’un ortak noktası nedir?