30 Ağustos ve tarihi zaferler ayı!

Vahap DABAKAN
20 Ağustos 2020

Her bayramın ayrı bir gururu ve sevinci vardır. Ancak
29 Ekim Cumhuriyet, 30 Ağustos Zafer Bayramı, benim gibi Türk halkını heyecanlandırır. Ağustos ayı birçok zaferlerin gerçekleştiği ay olarak bilinir. Yeni nesil gençlerimizde belki hatırlamazlar ama bugün Ağustos Zaferler Ay’ını yazmak istiyorum…
Tarihte, büyük Türk zaferlerinin yaşandığı, Ağustos ayına birlikte bakalım. O kutlu yolculuğu, o kutlu zaferleri bir daha hafızalarımıza taşıyalım; İşte; tarihin seyrini değiştiren 8 büyük zafer:
26 Ağustos 1071’de Malazgirt. 27 Ağustos 1389’da Kosova. 11 Ağustos 1473’de Otlukbeli. 23 Ağustos 1514’de Çaldıran. 24 Ağustos 1516’da Mercidabık. 26 Ağustos 1526’da Mohaç.
24 Ağustos 1578’de Vadis Seyl. 30 Ağustos 1922’de Başkumandanlık…
Her biri, cihan tarihinin kaderine yol çizen tarihi zaferler, “Ağustos Ay’ında gerçekleşmiştir!” Bir tarihçi şöyle der; “Türk’ten başka Japon Denizinden Atlas Okyanusuna, Sibirya’dan Habeşistan’a kadar aynı anda sesini duyurmuş, bu muazzam arz kıtasında 80’den fazla devlet kurmuş bir millet gösterilemez…”
Bütün bunlar, kültür ufkumuzun derinliğini gösterdiği kadar;
çok değişik coğrafyalara kısa zamanda uyum sağlayarak hâkim olduğumuzu gösterir. Türkler gittiği yere ‘medeniyet’ götürmüştür.
Bir Fransa, İngiliz, İspanya, Portekiz vs. sömürge ve istila düşüncesi
içerisinde bulunmamıştır. İşte bunun örnekleri şimdi de sergileniyor. Suriye’de, Irak’ta, Libya’da da görülmektedir. Huzur ve güvenlik sağlayıp gönülleri fetih ettikten sonra ülkesine denen güvenlik kuvvetlerimiz her gittikleri yerde destan yazmaktadır…
Bütün zaferlerde; hep aynı ruh, aynı şuur, aynı ideal. Devlet felsefesi içerisinde, millet olma şuurunu kazandırmıştır. Malazgirt Zaferi Anadolu toprağına öyle bir tohum attı ki, vatan olma yolunda en büyük adım olmuştu. Anadolu coğrafyası gün gelecek, ‘İslam’ın son kalesi olma ruhuyla, asırları kucaklayacak…’
İnsanlık tarihi belki de böyle bir zaferi yazmamıştır. 8 büyük zaferden bahsettik. Kosova Meydan Zaferi Balkanlarda 5 asır devam edecek, Türk hakimiyetinin ilk yeşeren filizidir…
Türk’ün hakimiyet gücü artık Anadolu’dan taşmıştır.
Bu ve bunu bekleyen zaferlerle, Anadolu’yu birbirine yaklaştıran “üç kıtaya” kutlu yürüyüşe geçmiştir. Ağustos ayında elde edilen zaferler Türklük ve Türk hakimiyetinde bugünkü zaaf noktalarını pek göremezsiniz. Bir başka deyişle; istilacı, Sömürgeci değildir…
26 Ağustos 1071’de; Türkiye Devletinin temeli atılmış,
Anadolu’nun Türklüğü tescil edilmiş. 26 Ağustos 1922’de ise, Devlet yeniden kurulmuş. Vatan bütünlüğü ebediyen sağlanmıştır.
Bir tarihçimiz; “İstiklal savaşı yalnız Yunanlılara karşı değil;
İstilacı, emperyalist bütün batı dünyasına karşı kazanılmıştır.
Onun temelinde Türk’ün istiklal aşkı, hür yaşama azmi vardır…”
Bugün Doğu Akdeniz de yaşanılan ve Türkiye’nin büyümesini istemeyen sömürgeci devletler Yunanistan’ın yaptığı ayak oyunlarıyla Türkiye’ye karşı saldırmaya kalksalar da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın taktik hamleleriyle, askeri gücü ve milletin bütünlüğüyle, düşman hamleleri geriye tepmektedir. Yunanistan siyasetçilerinin, Türkiye’ye karşı ayak oyunlarından vazgeçmelidir. Yunan halkı da Türklerle iyi geçinmek istiyor. 21. Asır Türk Asrı olacaktır. Türk milleti de, gelecek olan her tehlikeye karşı kendisini geleceğe hazırlamalıdır…

koronavirus-verilerinde-yeni-donem-agir-hasta-entube

İkinci dalga, siyaset ve küstah ABD

İş ehlinde olursa…