ABD- Rusya kutuplaşmasında, Ukrayna kurban seçildi!

rusya-ukrayna-arasinda-baris-muzakereleri-basladi-ukraynadan-cekilin-talebi
Vahap DABAKAN
14 Mart 2022

Filler çarpışıyor, arada çimenler eziliyor. Dünya Ukrayna- Rusya Savaşı’na kilitlendi. Umarım kısa sürede önce ateşkes sağlanır ama inatlaşmalar devam ediyor. ABD ve Batı bu savaşın bitmesini istemiyor. Bu savaş bir süre daha süreceğe benziyor. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ‘Soğuk Savaş’ diye adlandırılan dönemin, iki lider ülkesi ABD ve SSCB idi. Askeri anlamda NATO ve Varşova Paktı. SSCB’nin dağılması ile ortaya Rusya ile beraber 15 yeni ülke çıktı. 1985 yılında Mihail Gorbaçov’un, SSCB başkanı olmasıyla, dağılma sürecini engellemek için geliştirilen Glasnost (açıklık) ve Perestroyka (yeniden yapılandırma) politikaları daha esnek bir yönetim anlayışının rağmen dağılan SSCB’yi bir arada tutmaya yetmedi. SSCB’nin Aralık 1991’de dağılması ile yeni bir dünya düzeni oluştu.

1.5 TRİLYON DOLAR

Dünya Bankası verileri SSCB’nin son yapılan nüfus sayımında nüfusu 262 milyon 462 bindi, 147 milyon 400 bini Rusya’da, 51 milyon 600 bini Ukrayna’da yaşamaktaydı. Ukrayna Sovyet’i SSCB’de ikinci büyük nüfusa sahipti. SSCB’nin dağılmadan önceki yüzölçümü 22,4 milyon kilometrekare idi. Rusya’nın bugünkü yüz ölçümü 17,1 milyon kilometrekare oldu. Yine Dünya Bankası verilerine göre SSCB’nin dağılması ile ortaya çıkan ülkelerin 2021 yılı itibari ile toplam nüfusu 302 milyon, Rusya’nın nüfusu 146 milyon ve Ukrayna’nın ise 43 milyon. Düşük doğum oranları ve göç iki ülkenin nüfusu azaltmıştır. 1989 yılında dünyanın ikinci büyük ekonomisi olan SSCB’nin ardılı Rusya Federasyonu 1990 yılında 516 milyar dolar olan milli geliri, pandemi öncesi 2020 sonunda üç kat artarak 1,5 trilyon dolara ulaşmıştır. SSCB’nin dağılması sonucunda bazı yeraltı zenginlikleri, önemli sanayi tesisleri ayrılan ülkelerin sınırları içeresinde kaldı. Boris Yeltsin’in 31 Aralık 1999’da istifa etmesiyle, geçici olarak bu görevi üstlenen ve sonraki seçimleri kazanan Putin’in, Çarlık Rusya’sı veya SSCB’nin görkemli günlerine dönme isteği aşikârdır. İki rejim birbirinden ayrı olsa da ortak nokta siyasi, ekonomik ve askeri olarak çok daha güçlü ve dünyada söz sahibi bir ülkeye. Putin döneminde sahip olunmasını istiyor.
Rusya, 2000 yılında devraldığı Rusya Federasyonu’nın milli geliri, 1990-2000 arası 516 milyar dolardan 260 milyar dolara düştü. Bu rakam 2020 yılı itibari ile 1,5 trilyon dolara ulaşmıştı. Putin’in ekonomi yönetimindeki başarısı rakamlar ile net görülmektedir. Putin aslında Rusya’yı bugünler için hazırlamıştı. Özellikle Türkiye basınında Putin aşırı Rus milliyetçisi olarak lanse edilmektedir. Uluslararası basın bakıldığında, Putin, etnik kökene değil coğrafi kökenli güçlü bir devlet olduğu görülüyor…

TUVA KÖKENLİ

2012’den beri Savunma Bakanı Tuva kökenli Sergey Şoygu ve Kırım Tatarı olan Merkez Bankası başkanı Elvira Nabiullina’dır. Putin Rusya’sının dünya da güçlü dönüşünü, Güney Osetya, Suriye, Kırım ve şimdi de Donbass özelinde Ukrayna’nın genelinde olduğu görülmektedir. Rusya-Ukrayna savaşı yanında Çin, Tayvan sorunu, Pakistan – Hindistan arasındaki anlaşmazlık. Ortadoğu hala daha patlamaya hazır bomba gibidir. Sıcak çatışmanın sürdüğü ve çıkması muhtemel yeni bölgeler düşünüldüğünde, 1974’den beri dünyaya sorun çıkarmayan, barışın devam ettiği, sıcak çatışmanın içerisine çekilmek isteyen Türkiye, konumunu ve coğrafya da ki önemli yerini koruyup hiçbir çatışmaya girmeden, sadece taraflar arasında arabuluculuk yapma istekleri ön plana çıkmaktadır…

Fırtınaya kapılıp kayboldu

Hem güçlendiriyor hem zayıflatıyor