Alçı kırıldı, kel göründü

Hakan SERBEST
22 Ocak 2021

Meslektaş olmaktan gurur duyduğum insanlar olduğu kadar utanç hissine kapıldıklarım da var. Nerden çıktı şimdi bu giriş diyenlerinizi duyar gibiyim. Pandemi nedeniyle darbe yediğini düşündüğüm Türk milli eğitim sistemi her şeye rağmen fedakar öğretmenler sayesinde hasarı en azıyla atlatma derdinde. Ancak bir aklı evvel çıkıp, ‘Öğretmenler rahata alıştı. Öğretmenler olduğu yerden uzaktan eğitime devam ediyor. Onlar da farkında uzaktan eğitimin neredeyse hiçbir geri dönüşünün olmadığının. Ne sınav var, ne sağlıklı bir kontrol. Hele Anadolu’da, köylerdeki durumu unutun! Ama öğretmenler de öğrenciler de okulsuzluğa, rahata alıştı sanki…’ diyebiliyor fütursuzca. Belki bu kalemin ki kalemşör de diyebiliriz gibime geliyor iyi niyetle, eğitim sitemini düşünerek yazdığını düşünsek bile maksadını aştığı ayan beyan ortada. Bu dönemde evlerinden kısıtlı imkanlarıyla çocuklarına ulaşmaya çalışan öğretmenlerin durumunu kısaca bir özetleyeyim isterseniz. Benim özetlediğim konuları sendikacı isimler de dile getirdi ya yine de üzerinden bir geçelim:
1- Tüm zorluklara rağmen Öğretmenler evini sınıfa dönüştürmüş, online olarak derslerini yapmaya devam etmişlerdir. Pandei sürerken, bazı sınıflarda eğitimin yüz yüze yapılma kararı alındığında öğretmenlerin ve öğrencilerin mutluluğu yüzlerinden okundu.
2- Fakat Bilim Kurulu’nun tavsiyesi ve yetkili makamların kararı gereği okullar yeniden uzaktan eğitime geçti. Öğretmenler alınan tedbirler doğrultusunda kendilerine verilen her görevi ifa etmekte, sabahtan akşama kadar boşluk oluşturmadan online derslerine devam etmektedirler.
3- Bu haliyle okulların kapalı olması en çok eğitimcilerin işini zorlaştırmakta, aynı zamanda streslerini de artırmaktadır. •Uzaktan eğitime erişimdeki fırsat eşitsizliği, •Öğrencilerde oluşan öğrenme kayıpları, •Yaşanan sürecin okul terklerine neden olma kaygısı,
4- Uzaktan eğitimdeki aksaklıkların kademeler arası geçişte mevcut öğrencilerin aleyhine olacak olması, •Ölçme/Değerlendirme konusunda oluşacak handikaplar, Saydıklarımız ve daha fazlası öğretmenleri müşkül durumda bırakmakta, süreç geleceğimizi tehlikeye atmaktadır.
5- Bazılarının söylediği gibi bu sürecin karar alıcısı/sorumlusu Öğretmenler değildir. Öğretmenler olsa olsa yaşadığımız sürecin mağdurudurlar. Bu vesileyle bir kez daha yineliyoruz. Birçok ülkede olduğu gibi gerekli tedbirler alınmalı ve yüz yüze eğitim öncelenmelidir.
Evet, mesai saatleri 2 kat uzayan, evini sınıfa çevirip çocuklara faydalı olmaya çalışan, beden eğitim derslerini bile hangi güzellikte yaparsam çocuklara faydam olur diye düşünen, gireceği derslerin atamasını yapabilmek için bilgisayarda saatlerce beklemek zorunda kalan, hele bir de evde uzaktan eğiitm gören çocuk ya da çocukları da varsa, dersi biter bitmez sosyal hayatın kırıntısı olmadan ev işlerine koşuşturan, hane halkını bile bir iki saatliğine zorlukla gören bir mesleğin kahramanlarına yapılan sözlü saldırıyı şiddetle kınıyorum.
Ezcümlü: Sayın Alçı herhalde öğretmenlerle kendi yaptığı işi karıştırdı. Öğretmenler yandaş hamlelerle para kazanmaz. Aldıkları maaş sonuna kadar helaldir.

izmirde-kar-yagisi-basladi-izmir-manisa-karayolunda-ekipler-tedbirlerini-aldi

Küçük bir kar tanesi hayali…

Gidenlerin türküsü kalanların öyküsü