Altay Barcelona’yı yendi, Atatürk Kupası’nı kaldırdı

Metin AYDINOĞLU
21 Kasım 2019

Her kasımda, Atatürk Kupası. U-12 Grubu’ndaki şampiyonaya 41 takım katıldı, Fenerbahçe, Bursaspor, Altınordu da vardı. Altay, 6 maçın 5’ini kazandı, finalde Bornova Barcelona’yı 4-0 yendi, kupayı kaldırdı. Kulübe kısa süre adımını atan Sezer Özçelik çalıştırıyor Altay’ı, ayağının tozuyla şampiyonluk yaşadı, tebrikler hocam. Siyah-Beyazlılarda Poyraz Kırmızıalan (kaleci), Berkay Kartal (kaleci), Yağız özer, Kadirege Ersöz (kaptan), Egemen Değirmenci, Taha Zur, Ozan Demirbağ, Hasancan Akdemir, Çınar Akçakır, Mustafa Kahraman, Tuna Girit, Mehmet Ünsal Tosun, Enes Sığınak, Kartal Alkış Güler ile Bulut Kaya, geleceğin yıldızları, şampiyonluk onların eseri. Aslında şampiyonluk, kupa değil önemli olan, bu evlatlarımızın her yönden yetişmesi. Akıllı, zeki, çevik, iyi insan, iyi vatandaş, iyi birey, iyi sporcu olmaları. Yenilenler üzülmesin, önemli olan yarınlara iyi hazırlanmak, seviyorum sizleri çocuklar, çok çalışın, kendinize şans tanıyın, güvenin.

SUBAŞIOĞLU’NUN VEFASI

‘Bizlere bu kulübü armağan eden kurucumuz Zühtü Işıl Beyefendi ve arkadaşları’ diye başlıyor pankart.  Unutulmaz başkanlar Ali Ulvi Kiremitçiler, Erol Özışıkçılar, Pertev Molay ve Tahir Türetken, efsane sporcular Erol Baş, Cengiz Kocatoros, Ali Özel (Kaleci Mastika Ali) ile Murat Erbaşlar’ın (Altın kafa Murat) isimleri yazılmış. En altta şöyle incelik de ihmal edilmemiş. ‘Ve de buraya isimlerini sığdıramadığımız kalplerinde Kaf-Sin-Kaf aşkıyla aramızdan ayrılan tüm güzel Karşıyakalıların ruhları şad olsun’. ABD’de yaşayan Karşıyaka sevdalısı Hilal Subaşıoğlu, hayrına lokma döktürdü Karşıyaka Çarşı’da. Harika bir düşünce, emeği geçenleri kutlarım, Allah razı olsun. Özel insan hepsi ve adları yazılamayanlar. Bizzat tanımaktan onur duyduğum 1 numaralı adam Mastika Ali lakaplı, kaleci, Ali Özel ağabeyim de var. Hepsinin ruhları şad, mekanları cennet olsun. Yaşasın İzmir, yaşasın Karşıyaka, her nerede yaşanıyor ve de yaşatılıyorsa.

KURS ERTEM İLE ŞAHİN’DEN

Tecrübeli hakemler, hakem eğitimcileri, camianın düzgün insanları Yusuf Ertem ile Sabahattin Şahin eğitti, öğretti, emek verdi. Sahalarımızda ter dökecekler, 181 yepyeni sima, isim, pırıl pırıl gençler, yolları bahtları açık olsun. Akıl ve nasihat vermeyi sevmem, tecrübelerimi yazıyorum sadece. Gençler; her maça ilk ve son maçınız gibi çıkın, ciddi olun, empati ve sempatiyi de bırakmayın, adil olun, insanları sevin, sayın, değer verin. Orası, saha yani cami gibidir, kabir gibidir, herkes eşittir. Torpil sökmez, sökmemeli. O takım bu takım yok. Hepsi insan, insanız hepimiz. Hakkını verin maçın da, futbolcuların da, izleyenlerin de. Güzelleştirin oyunu. Korkmayın, maç nasıl biterse bitsin, olay çıkarsa çıksın. Olay çıkmasın diye ‘idare’ edilmez maç, adaletten asla sapmayın. Önce adalet, önce ahlak, önce dürüstlük. Zaten sahada dünyanın en kabası bile olsa, sizi 2 dakikada çözer, güvenmeye başlar. Düdüğünüz kuvvetli bayrağınız sağlam, şansınız, bol adaletiniz daim olsun.

FİFA VERİN ADAY DEĞİL

Futbola yeni başlayan, ilk kez resmi maça çıkan miniklerin maçlarını tecrübeli klasman hatta, FİFA ya da Süper Lig hakemleri yönetmeli. Ki, o çocuklar bir şeyler öğrensin. Yaş ilerleyince, popüler olunca isyan etmesin gereksiz yere. Minikler toy, acemi, bilmiyor, o maçı yöneten toy hakemler de öyle acemi, bilmiyor.  Nasıl olacak bu iş ortaya, saçma bir durum çıkıyor. İki bilgisiz grup, aynı yerde, eşyanın tabiatına aykırı. Diyecekler ki, bu maçlara vermezsek hangisine vereceğiz, burdan başlamaları gerek, talimat böyle. Bırakın bu işleri, talimatı filan. İlk kez saha gören, resmi maç gören, yürekleri kıp kıp atıp heyecandan sabaha kadar uyuyamayan, maça odaklanan çocukları daha Bismillah, yolun başında küstürmenin, anlamı ne ? Aday hakemleri, yeni bölgeleri 10-16 yaşındaki evlatlarımızın maçlarına vermeyin, Nereye mi vereceksiniz, güvenin hakeminize, nereye hangi maça verirseniz verin, yeter ki buralara vermeyin. Klasman, Süper Lig, FİFA hakemi de küçümserse, çıkmak istemezlerse ben daha ne diyeyim, Allah ıslah etsin, geldikleri yeri ne çabuk da unuttular, derim.

KAFAMDA TÜRLÜ SORULAR

24.11.2019 pazar günü saat 14’de Buca İlçe Stadı’nda oynanacak İzmir derbisi Bucaspor – İzmirspor maçı, seyircisiz oynanacak. Neden, niye? Olay çıkaran bir kaç Bucaspor’u cezalandırıyorlar da ondan, sözüm ona. Niçin, ne hakla? Adaletsizliğe bakar mısınız?  O gün o olaylı maçta olmayan, olaylara karışmayan, hatta ‘yapmayın ayıptır’ diyen Bucasporlu taraftarların suçu ne ? Konuyla hiç alakası olmayan İzmirsporlu taraftarların kabahati ne? Bir pazar günü güzel bir maç izlemek için gidecek olan ne Bucasporlu ne de İzmirsporlu futbolseverlerin, geçmişte 2.Lig’de muhteşem derbi izlemiş, hala unutamamış amcalarımın günahı ne ? Diyecekler ki, araya sızarlar yine olay çıkarırlar. O halde kardeşim, hangi yüzyılda yaşıyoruz, tespit edin o 3-5 kişiyi bir daha hiç bir maça almayın, stata sokmayın. O kadar çok suçsuz kişiye ceza vermenin anlamı ne? İçlerinde toptan, düdükten anlamayıp sadece hakem, gözlemci raporlarına bakıp oturduğu yerden ceza yapıştıranları, Franz Kafka’nın Suç ve Ceza kitabını okumalarını, anlayarak, düşünerek okumalarını, ısrarla tavsiye ederim.

Efsane Cuma

Arap dünyası neden Türkiye’ye düşman?