Askıda insanlık!

Yunus KARAKAYA
29 Mayıs 2020

Askıda ekmek,
Askıda fatura,
Askıda reçete,
Askıda veresiye defteri,
Askıda kahve, askıda kıyafet, askıda meyve sebze gibi örneklerini görmeye başladık
Kısacası bunun adı  askıda insanlık.
Mahallede yardımlaşma kültürünün belki de en güzel örneği… Bir Osmanlı geleneği… Veren el ile alan elin birbirini görmediği ‘Askıda Ekmek’ uygulaması geçmişten günümüze yaşatılmaya devam ediyor. Son yıllarda oldukça popüler olan bu geleneği ata mirası olarak sahip çıkıp devam ettiren fırınlar iyilik yapmanın güzelliğini insanlara anlatıyor.
Korona ve Ramazan aynı döneme gelince insanlığımızı hatırlar olduk.
Devlet, devletliğini, şehri eminler başkanlıklarını tüm Türkiye insanlığın ölmediğini bir kez daha göstermiş oldu.
Osmanlı zamanında beri var olan bir uygulama olan “askıda ihtiyaç” uygulaması bu dönemde yine popüler olmaya başladı ve bu konuda emeği geçen ve katkıda bulunanlara teşekkür etmek gerekir. Gerçi bazı insanlar bu uygulamayı suistimal ediyor  ama insan bu iyilik hareketinden asla vazgeçmemeli.
Başlatanların tamamen iyi niyetle bu işe giriştiğine eminim. Ama Türk Milleti olarak uyanık geçindiğimizden, suistimale de bir o kadar açık bir durum. Fakat umarım herkes aynı iyi niyetle yaklaşır bu olaya ve amacına ulaşır bu projeler.
Ne buyurmuş Hz.Ömer (A.S.)
“Bir kuzu yüzlerce koyun arasında kendi annesini nasıl bulursa, yapılan iyilik ve kötülükler de eninde sonunda insanı bulur. Siz içinizi ferah tutun!”

ZİMEM DEFTERİ

Osmanlı zenginleri, borçlarını ödeyemeyenlere yardımcı olurlardı. Bir de kendi isimlerinin bilinmemesini, gizli yapılmasını isterlerdi. Veremeyenleri tespit edip borçlarını öderlerdi. Durumu iyi olmayan fakirlerin de borçlarını öderlerdi. Eğer borcunu ödeyemeyen bulamazlarsa, borç defterini açıp rastgele bazılarının borçlarını öderlerdi. Bu olay, “Zimem Defteri” diye şöhret bulmuştur.
MÜSİAD İzmir Şube Başkanı Bilal Saygılı da zimem (veresiye) defteri satın aldı. Ama benim bildiğim bu olaylar gizli yapılır.

SÖZ UÇAR YAZI KALIR

CHP İzmir Teşkilatı’nda ve üyelerde skandal üstüne skandal patlak veriyor.
Latince, “Verba volant, scripta manent! (Söz uçar, yazı kalır!)” diye bir söz vardır. CHP’lilerin bir zamanlar yaptığı paylaşımlar şimdi başlarına dert oluyor.
Bunun son örneği CHP Karabağlar İlçe Meclis Üyesi ve CHP Gençlik Örgütleri İzmir İl Temsilcisi Dila Koyurga’nın 2013 yılında o dönem başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında sosyal medyadan yaptığı hakaret içeren paylaşımları nedeniyle gözaltına alınıp, adli kontrol şartıyla serbest bırakılması oldu.
Şimdi olaya iki yönden bakmak lazım.
Birincisi Koyurga’nın yaptığı suç mu?
Evet suç,
Hiç bir kimse sevsin veya sevmesin bu ülkenin Cumhurbaşkanı’na hakaret etme hakkına sahip değildir. Bunun savunulacak tarafı yok. Adli makamlar bu konuda gereğini yapacaktır.
İkincisi ise AK Partililer’in şimdiye kadar aklı neredeydi?
Koyurga bunu ne zaman paylaşmış 2013 yılında.
Peki bu paylaşım bugüne kadar neden hiçbir AK Partili’nin dikkatini çekmemiş.
Tabii herkes koltuk, makam, mevki vb derdine düşerse, kimse fark etmez.
Şimdi hiçbir AK Partili dostum, lütfen ahkam kesmesin.

Eski bayramları arar olduk!

Canım kendim!