Bağ-Kur emeklilik

asgari-ucret-belli-oluyor
Dilek ETE
7 Ağustos 2020

Sosyal Güvenlik Kurumu içinde derya deniz bir konuyu içinde barındıran Bağ-Kur hakkında yazacaklarımız keşke bir makale konusu kadar basit ve kısa olabilseydi. Gün geçmiyor ki Sosyal Güvenlik Kurumu çıkardığı bir genelge ile Bağ-Kur emekliliğinde bir değişikliğe gitmesin.

2019/9 SAYILI GENELGE

24.04.2019 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yayınlanan 2019/9 sayılı Genelge ile çalıştığı şirkete ortak olanlar başta olmak üzere Limited şirket ortakları, A.Ş. de kurucu ortak, yönetim Kurulu üyesi olanlar ara vermeden SSK (4a) primi ödenmiş dahi olsalar primleri Bağ-Kur’ a aktarılıyor.

Daha düne kadar 5510 Sayılı Kanun’un milat olarak kabul edildiği 1.10.2008 tarihine kadar eğer hiç Bağ-Kur tesciliniz yoksa SSK (4a) primleriniz emekliliğinizde geçerli olacak diyen Sosyal Güvenlik Kurumu bir genelge yayınlayarak bir çok kişinin emekliliğini ötelediği gibi emekli aylığında da hak kaybı yaratmaktadır. Yapılan geriye doğru uygulama emeklilikte yaşa takılanlara yapılan haksızlığın bir benzeridir. Geçmiş dönemde kazanılan SSK (4a) emeklilik hakkı çıkarılan 2019/9 sayılı Genelge ile şirket ortakları aleyhine iptal edildi.

Ekim 2008 tarihinde 5510 sayılı Kanun ile Bağ-Kur (4b) kapsamında sigortalı olanların kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinde SSK (4a) kapsamında çalışamayacakları çalışmaları halinde ödenen primlerin Bağ-Kur kapsamında değerlendirileceği söylenmiştir.

Diğer taraftan 5510 sayılı Kanun’un sekizinci maddesinde yer alan Ekim 2008 öncesi Bağ-Kur tescili yapılmayan yani Bağ-Kur kapısından hiç geçmemiş olanların Bağ-Kur kaydı sigortalı çalışmalarında ara verinceye kadar yapılamayacağı açıkça belirtilmiştir. Buna rağmen çıkan 2019/9 sayılı Genelge ile geriye dönük Bağ-Kur kaydı oluşturulmaktadır.

Yine Bağ-Kur ‘un 279 sayılı genelgesine göre de; ‘’Bağ-Kur ‘a tabi sigortalılığın başlayacağı tarihte veya daha önceki bir tarihten itibaren diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamında bulunanların bu kuruluşlardaki sigortalılıkları zorunlu veya isteğe bağlı olarak devam ettiği sürece Bağ-Kur Kanunun kapsamına alınmayacaklardır.’’ demesine rağmen geriye dönük Bağ-Kur kaydı oluşturmaktadır.

İHYA (CANLANDIRMA)

Bağ-Kur’da yapılan diğer bir haksızlık ise 5510 sayılı Kanun’un geçici 17, 63 ve 76.maddeleri ile belirli bir aydan fazla Bağ-Kur prim borcu olanların sigortalılık süresinin durdurulmasıdır. 5510 sayılı Kanun ile;

1.05.2008 tarihi öncesi 60 aydan fazla borcu olanlar,

30.04.2015 tarihi itibariyle 12 ay ve daha fazla borcu olanlar,

3105.2018 tarihi itibariyle borcu olanların sigortalılık süreleri durdurulmuş ve borçları da silinmiştir. En son 1.06.2018 tarihinden itibaren Bağ-Kur kaydı olanların borçları , prim günleri tekrar başlamıştır. Durdurulan bu sigorta sürelerinin primleri ihya (canlandırma ) ile tekrar ödenmek istenildiğinde faiz ve gecikme cezalarının ödenemeyecek kadar yüksek tutarlarda çıkmasıdır.

5510 sayılı Kanun’un geçici 17,63 ve 76. maddeleri gereğince sigortalıların kurumca prim borcu nedeniyle sigortalılıkları resen durdurulanların kendileri veya hak sahiplerinin bu tarihten sonra talepte bulunmaları halinde, durdurulan sigortalılık sürelerinin tamamı için talep tarihinde aynı kanunun 80. maddesinin 2. fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden ihya borcu çıkarılmaktadır. Bu süreler değerlendirilirken durdurulan sürelerin tamamı dikkate alınmaktadır. Çıkarılan borç tutarının tamamı üç ay içerisinde ödenmediğinde ihya için yeni başvuru şartı aranacaktır.

2020/21 SAYILI GENELGE

19.06.2020 tarihinde yayınlanan 2020/21 sayılı genelge ile Bağ-Kur’da değişikliklere gidilmiştir. Bunları sıralayacak olursak;

a) Vazife malul aylığı alırken muhtar seçilenler arasında Bağ-Kur ‘lu olmayı gerektirecek şekilde şirket ortağı olan veya işyeri sahibi olan muhtarlarımız için iş kazası ve meslek hastalığı sigortası zorunlu olarak ödenecek talep etmeleri halinde emeklilik sigortası primleri de devlet tarafından ödenecektir.

b) Sosyal Güvenlik Kurumu’nda limited şirket ortaklarının sigortalılıklarının başlangıcı ve bildiriminin, ayrıca limited şirket sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket ortağının sigortalılığının sona ermesi ve bildiriminde pay defterinin Sosyal Güvenlik Kurumu’na ibraz zorunluluğu 2020/21 sayılı genelge ile kaldırılmıştır.

c) Vergi mükellefiyet başlangıç ve bitiş tarihleri aynı olan sigortalılar için Bağ-Kur (4b) tescil kaydı oluşturulmayacak ve bir günlük hizmette verilmeyecektir.

d) Tarım Bağ-Kur’lu olanlar faaliyetleri sona erdiğinde sadece ziraat odalarından muafiyet halinin ortadan kalktığını gösterir belgenin onaylatılıp Sosyal Güvenlik Kurumu’na ibrazı yeterli olacaktır.

e) Zorunlu Bağ-Kur kaydı ile Bağ-Kur statüsünde prim ödeyenlerin yersiz yere tescil yapıldığı sonradan anlaşılan sigortalıların primleri isteğe bağlı prim ödemesi olarak değerlendiriliyor ve toplu prim ödemeleri kabul ediliyordu. Artık bu 2020/21 sayılı genelge ile ortadan kaldırıldı. Sadece ödeme yapılan aylar kabul edilecek toplu prim ödemesi kabul edilmeyecektir.

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından çıkarılan genelgeler ile Bağ-Kur kaydı olanların emeklilik işlemleri sürekli ötelenmektedir. Her üç kurumun tek çatı altında toplandığı 5510 sayılı Kanuna rağmen hala daha uygulama, emeklilik şartları ödenen primler arasında ciddi farklar bulunmaktadır. Oluşan mağduriyetlerin önüne geçmek için çıkarılan genelgeler iyileştirmeye katkı sağlamalı geriye doğru hak kayıpları oluşturulmamalıdır. Her Bağ-Kur kaydı olan sigortalı mutlaka emeklilik için planlama yapmalı ve özel danışmanlık almalıdır. Bir defa emekli olup yıllarca aynı geliri alacağımız düşünüldüğünde önemi daha fazla ortaya çıkmaktadır.

Sağlıcakla kalın…

cesmede-adim-atacak-yer-kalmadi

Yeşil tablolardaki sayılar…

Oynatmaya az kaldı!