Basın özgürlüğünde karnemiz zayıf

basin-ozgurlugu
Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU
13 Ocak 2022

Her yıl 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde Türkiye’de basının ve basın emekçilerinin sorunlarını tartışıyoruz. Yılda belki de bir kez sektörün hemen hemen tüm kesimlerinin bir araya gelip yüksek sesle konuştuğu basının durumunu anlatmak için en temel insani haklara kadar dönmek hem acı hem de kaygı verici.

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü, 2021 yılı Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ni açıkladı.

Aralık ayı ortasından Ocak ayı sonuna kadarki dönemde gazeteci, bilim insanı, hukukçu ve insan hakları savunucularıyla yapılan anketlere dayandırılan endekste medya mensuplarına yönelik şiddet ve hapis cezaları da göz önüne alındı.

2021 endeksinde Türkiye, 2020’ye göre bir sıra yükselerek 180 ülke arasında 153’üncü oldu.

RSF Türkiye’nin verdiği bilgilere göre son iki yıldır Türkiye’nin listede yükselmesinde, Türkiye’nin önünde yer alan ülkelerdeki şartların kötüleşmesinin yanı sıra Türkiye’de reform düzenlemelerinin ardından gazetecilerin tahliye edilmesi ve geçmişe göre tutuklamaya değil adli kontrole ağırlık verilmesi rol oynadı.

BELARUS’LA YAN YANA

Türkiye, 2021 endeksinde, Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarına karşı kitle gösterileri sırasında medya mensuplarına ağır baskılar uygulanan ve beş basamak birden gerileyen Belarus’un yerine yerleşmiş oldu.

Endeksin ilk kez yayımlandığı 2002 yılında 99’uncu sırada yer alan Türkiye, 2016’da 151, 2017’de 155, 2018 ve 2019’da 157, 2020’de ise 154’üncü sırada gösterilmişti.

180 ülke arasında basın özgürlüğü durumunun “iyi” olarak sınıflandırıldığı ülke sayısı, şimdiye kadarki en düşük rakam olan 12’ye geriledi. RSF, baskıcı devletlerin koronavirüs pandemisini özgür haberciliği daha da kısıtlamak için kullandığına işaret ederek kökleşmiş demokrasilerin de kriz döneminde gazetecilerin mesleklerini icra edebilmesini güvenceye almakta zorlandığı uyarısında bulundu.

Mercek altına alınan 73 ülkede bağımsız gazeteciliğin tamamen ya da büyük ölçüde engellendiği, bunun dışında 59 ülkede “ciddi engellemeler” ile karşı karşıya bulunulduğu da not edildi. RSF, dünyadaki ülkelerin yaklaşık dörtte üçünde basın özgürlüğünün en azından “kayda değer bir şekilde” kısıtlandığına vurgu yaptı.

Yakın gelecekte basın sektöründe yer alan tüm arkadaşların en büyük temennisi temel eleştirel haklarını kullanıp, özgürce haber yazabilecekleri bir ortama sahip olmak. Umarım bir sonraki 10 Ocak’ta aynı sorunları yeniden konuşmak durumunda kalmayız. Daha aydınlık bir ülkede, özgürce mesleğimizi yapabileceğimiz günler dileğiyle.

yasam

Marifet yaşamakta…

cocuk-parki

Çocuk parkına yapmayın bari