Ben yaşadığım şehre bakarım!

Kazım ERKMEN
14 Aralık 2019

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın termik santrallerle ilgili Meclis kararını veto etmesinin ardından, herkes adeta “çevreci” kesildi. Cumhurbaşkanı’na muhalif olanlar ise gözleriyle gördüklerine, kulaklarıyla duyduklarına inanamıyorlar…
Ne var bunda kardeşim… Meclis bir karar verip, Cumhurbaşkanı “veto” edemez mi? Erdoğan’a “veto yasağı” mı var…
Siz demiyor muydunuz, “Her yasayı geçiriyor, her şeye evet diyor” diye. Alın size, “nur topu” gibi bir veto… Size konu çıktı, bakalım ne diyeceksiniz…
Benim merak ettiğim ise, Cumhurbaşkanı’nın bu kararının ardından, çevreyi kirleten o dev tesisler, bacalarına filtre takacaklar mı? Ve bu işi takip edebilecek bir muhalefeti ortada bulabilecek miyiz?
Hiç sanmıyorum. Bu konu unutulup gidecek. Çünkü bu hep böyle olmuştur. Bir şey ortaya atılır, üzerinden siyaset yapılır, o işin kaymağı yenir, sonra da heyhat…
Ama önemli olan, yaptıkları yanlış son dakikada Cumhurbaşkanı’ndan dönen AK Parti’nin de bunu takip edip etmeyeceği. Çevre kirlenirken, dünya kirlenirken, hele bu işe Cumhurbaşkanı müdahil olmuşken, mızrak çuvala sığmaz…
Bıraktım siyaseti… O tesisleri çalıştıranlara seslenmek istiyorum. Eyy işadamları, eyy o dev tesislerin başındaki CEO’lar… Üç kuruşluk tasarruf edeceğiz diye, bir ülkenin geleceğini karartmaya hakkınız var mı?
Çimento fabrikaları, petro kimya tesisleri, termik santraller, kurşun fabrikaları, eğer bacalarınızdan tozu, dumanı, zehri fütursuzca salıyorsanız, (ki salıyorsunuz) suçlusunuz…
Sadece havayı kirletenler mi? Ya toprağı ve sularımızı… Onlar da az suçlu değiller. Tire’de “organik” diye güzelim tarım alanlarına serilen fabrika atıklarına bakan var mı…
Gediz’i kirletip, onlarca canlıyı telef eden fabrikalar hala orada dururken… Ya İzmir’in bir türlü temizlenemeyen körfezine onlarca dereden akan kirlilik… Bunların müsebbibi kim dersiniz… Hiç araştırıldı mı… Sanmam…
Bu iş böyle uzar gider…
Yine Cumhurbaşkanı Erdoğan, son konut hamlesini açıklarken İzmir’den söz etti. “Rezillik, rezillik” sözleriyle Kadifekale’yi kelam ederek, belediyelerin kentsel dönüşümde sınıfta kaldığını söyledi…
İzmir özeline baktığınızda haksız da değil… Evet Kale’nin bir tarafı yeşillendirildi, ama orası bir heyelan bölgesiydi. Mecburen boşaltıldı… Var mı buna itirazı olan…
Peki Kadifekale’nin Ballıkuyu sırtlarına bakar mısınız! Hiç bakmayın daha iyi. Hemen karşısında Gürçeşme sırtları var… Oraları niye dönüştüremediniz soruyorum…
Bayraklı öyle… Gümüşpala öyle… Güzeltepe…
Hele hele avucumuzun içindeki Ege Mahallesi…
Soruyorum neden başarılamıyor buralarda Kentsel Dönüşüm…
Bunları başaramadığınız sürece Cumhurbaşkanı’nın bu tür sözlerine muhatap olacaksınız…
Hedef saptırmayın lütfen…
Yok, İstanbul şöyleymiş, Ankara böyleymiş, diğer, diğer yerler…
İstediğinizi söyleyin, konuşun, suçlayın…
Ben yaşadığım şehre bakarım, vesselam…

Kilo meselesi

Hasan Hüseyin Korkmazgil Dosyası -2- Faili Bilinir Bir Cinayet: Bedrettin Cömert -2