Bu marketleri kim denetleyecek?

Vahap DABAKAN
6 Mayıs 2021

Öncelikle Ramazan, bayram, özel günler. Şimdi de Covid-19 pandemi döneminde marketlerin raf fiyatları hafta da bir değişiyor. Tüketici raf fiyatlarına yetişemez olmaya başladı. Gazeteci ve tüketici olarak soruyorum, esnaf ile marketlerin durumu ne olacak?
Market kime denir?
Market, üretim ve son kullanım tarihi belirtilmiş, ambalajlı gıda ürününü de satan yerdir… Buna sebze, meyve de eklenebilir, raf tanzim sistemi ile müşterisine, birçok ürün ve marka sunan mekândır. Birçok internet sayfasından araştırmam sonucu, marketin açılımı yukarıda belirttiğim gibi çıkıyor…
Ama gelin görün ki bizim ülkemizde, marketlerin içlerinde, yukarıda bahsettiğim ürünler dışında da, sıcak yemekten, pastaya, her türlü elektronik eşyadan, hazır giyim ürünlerine, mobilyadan, ayakkabıya, araba aksesuarına, ne ararsanız var bu marketlerde…
Eeeee nasıl olacak bu iş?
Her mahalle ve sokaktaki insanların, emniyetin gözü kulağı olan, fakirin veresiye defterine yazdırdığı alışverişi “Bakkal Amca” ve köşe başındaki ayakkabıcı ayakkabılarını nasıl satacak?
Pastacı zorluklar içinde pastane açmış, fakat marketlerin içindeki pastane reyonu sayesinde iş yapamıyor. Çünkü marketin sabit maliyeti, işçilik maliyeti o pastacıdan daha az. Pastacı nasıl rekabet edecek bu büyük marketlerle?
Market patronları şehir içlerine yerleştiler. Şimdi market patronunun umurunda mı binlerce “Bakkal Amca”ların iflasları?
Kanunlarla şehir dışlarına çıkarılması planlanan marketler, şehir içerisinde her köşe başında mantar gibi çoğaldılar…
Covid-19 pandemi nedeniyle devlet tarafından alınan tam veya kısmi kapanma ile lokantalar, restoranlar kapalı. Pandemiden dolayı ürün yelpazesi pakete de uygun değil. Marketlerde yemek servisleri iş yapmaya devam ediyor. Lokantacı, restoran sahipleri ne yapsın şimdi dükkanları kapalı, kirasını, vergisini, ödemeye devam ediyor. Para kazancı yok. Bu esnaf market ile nasıl boy ölçüşecek?
Esnaf “Ne de olsa devletim var. Anlar beni. Paketten bir şey kazanmadığımı ve bana destek olur” diye düşünüyor. Esnaf kan ağlıyor. Bir dokun bin ah işit. Özellikle de “Bu pandemi döneminde, hele de restoran, cafe ve pastanelerin kapalı olduğu bu dönemde, biraz olsun “Haksız Rekabeti” önlemek için bu marketlerin yeme içme, pastane bölümleri kapalı olsa ne olurdu?” diye yazıyordum. İç işleri Bakanı Süleyman Soylu, market alışverişlerinde sınırlama getiren bir genelge yayınladı…
Zaten denetlenmeyen abuk subuk fiyatlar ile karşımıza çıkan, karlarına kar katarak sürekli fiyatlarını artıran bu marketler, biraz daha az kazansa ne olur?
Neredeyse, bankalardan sonra, kar şampiyonu olan bu marketlere, bir “dur” diyebilseydi hükümetimiz. İyi olmaz mıydı?
Son aldığım duyumlardan biri de Ticaret Bakanlığı yeni bir düzenleme yaptığı, küçük esnafın rekabet edebilmesi için ve sektörlerin ayrılmasını sağlamak amaçlı, gıda ve zincir marketlerde bir dizi düzenlemeye gidileceğinin istihbaratı…
Şunu anlıyorum. Esnafın feryadını Ticaret Bakanı ve Devlet duymaya başlamış olacak ki yani esnafını, küçük girişimciyi düşünüyormuş unutmamış devlet. Devlet olmak da böyle işte olunuyor. Artık herkes her işi yapmasın. Artık bir standart olsun, herkes profesyonel olduğu işi yapsın. Güçlü olan, güçsüzü ezemesin. Vatandaş devletine güvensin…

“Kimsesizlerin kimsesi” olmak var

2021 ihracat yılı olacak!