Can dostlar

Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU
8 Ekim 2020

‘Bir mahallede sokak hayvanları insanlardan kaçmıyorsa o mahallede sokak hayvanlarına iyi davranan komşularınız vardır’ sözünü hatırlıyor musunuz? Sokak hayvanları konusunda ülke olarak karnemizin çok iyi olduğunu söyleyemeyeceğim. Eziyet gören, şehir dışında ormanlık alana terk edilen aç bırakılan, yazlık için alınıp yaz sonunda sokağa bırakılan hayvanları gördükçe yaşadığımız dünyanın ne kadar acımasız olduğunu bir kez daha hatırlıyorum.

2012’den beri düzenlenip iyileştirilmesi hayvan hakları savunucuları tarafından ısrarla talep edilen Hayvanları Koruma Kanunu bir türlü meclis gündemine getirilmedi. Yürürlükteki yasa hayvanları can değil mal olarak niteliyor. Mal olarak nitelendirilmesi için de o hayvanın sahipli olması yani sokak hayvanı olmaması gerekiyor.

Yani siz bir kedi veya köpek sahibiyseniz ve biri sizin sahibi olduğunuz hayvana zarar verdiyse TCK’ye göre mala zarar verme suçu oluşmuş oluyor. Ancak işkence veya eziyet gören hayvan sahipli değil ise o zaman yargılama yolu maalesef açılmıyor. Çok küçük idari para cezası ile geçiştiriliyor. Kişi kendi sahibi olduğu hayvana zarar veriyor ise kendisinden şikayetçi olmasını beklemek gerekiyor.

YASA MADDESİ

Her şeyden önce hayvanların mal olarak nitelendirildiği yasa maddesinin kapsamlı bir şekilde değiştirilmesi, modern çağın gereklerine uygun olarak güncellenmesi şart. Neyse ki tüm adaletsizliklere rağmen yerel yönetimler ve hayvan hakkı savunucuları hayvanların yaşamını savunmak için ellerinden geleni yapıyor.

Bu konuda İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni tebrik etmek şart İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sokak hayvanlarına yardım el uzatmak için oluşturduğu Sokak Hayvanları Acil Müdahale Ekibi yeni araçlarla İzmir’in dört bir yanında elinden geldiğince sorun çözüyor. Son bir yıl içerisinde 11 bin 500 sokak hayvanı iyileştirilirken, veteriner gözetiminde transfer için de nakil araç sayısı 5’e yükseltildi.

Bazı belediyelerinin Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) ile imzaladığı iyi niyet anlaşması çerçevesinde ilçelerde veteriner görevlendirmesi yapılması ve ilçe genelinde hayvanlara yönelik oluşan sorunların çözümü için başarılı işler yapıldı. Buca Belediyesi Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Merkezi hem İzmir’de hem de Türkiye’de örnek gösterilebilecek çalışmalardan biri.

Belediyelerin rutin mama dağıtımı, su odağı ve kedi evi gibi uygulamaları ise devam ediyor. Korona virüs felaketinin etkilerini yaşadığımız şu günlerde bu dünyayı birlikte paylaştığımız hayvanlara yönelik projelerin daha da güçlenerek hayata geçmesi en büyük isteğim. İyilik her zaman kazanır diyerek sözlerimi sonlandırayım.

aydem-ve-gediz-elektrikden-30-nisana-kadar

Gereksizse söndürün!

Çöl: Benim romanım bir hesaplaşmanın önsözü!