Çevre ve obezite

obezite
Başak Yasemin KUMAŞ
15 Ağustos 2022

Gelişen teknoloji bir taraftan hayatımızı kolaylaştırırken, diğer taraftan da bazı sağlık sorunlarını beraberinde getirir. Özellikle metropollerde, günlük yaşantımız içerisinde bir yerden bir yere gitmenin kolaylaşması, yürüyerek kat edilebilecek mesafelerin çeşitli araçlarla gidilmesi, okul, iş ve benzer sebeplerle hazırlamaya zaman bulamayıp hazır gıdalara (fast food) yönelmemiz, yoğun geçen günün ardından, spor yapmaya ve fiziksel aktivitelerde bulunmaya enerjimizin kalmayışı, sağlık sorunlarına daha rahat zemin hazırlar.

Söz konusu, sağlık sorunlarının belki de en önemlisi obezitedir. Zira, yüksek tansiyon, kalp damar tıkanıklığı, eklem kas ağrıları, diyabet gibi pek çok kronik rahatsızlığı da beraberinde getirir. Şehirden uzaklaşıp kırsala, köy ve kasaba ortamına yaklaştıkça bu bölgelerde yaşayan insanların daha sağlıklı olduklarını görürüz. Peki bunun sebebi ne olabilir? En yakın hastanenin, doktorun veya sağlık merkezinin dahi çoğu zaman kilometrelerce uzakta olabildiği, bu yerlerde yaşamın devamlılığını sağlamak için insanların şehir hayatındakinden çok daha fazla efor sarf ettiklerine şahit oluruz. Sabahın oldukça erken saatlerinde başlayan bu yaşama baktığımızda, çoğu uzak yere yürüyerek gidildiğine, çiftçinin, köylünün tarlasını ekip biçerken, yetiştirdiği mahsulü toplarken en çok beden gücünü kullandığına, gün içinde bolca su tüketip temiz havaya maruz kaldığına, kendi yetiştirdiği organik gıdalarla beslendiğine tanıklık ederiz. Bu kadar sağlıklı yaşanan bir ortamda şüphesiz obezite veya benzer bir sağlık sorunuyla karşı karşıya kalmak, şehir hayatına nazaran çokça olabilir bir şey değildir. Elbette, hepimizin aynı koşullarda yaşaması mümkün değil, hava kirliliği, stres, yoğun iş temposu ve her şeyin daha ulaşılabilir olduğu şehir ortamında yiyip içtiklerimize, temiz su tüketimine, fiziksel performansı arttıran faaliyetlere daha fazla önem vermeliyiz.

Yapılan pek çok akademik araştırma, sağlıklı koşullar altında yaşayan veya yaşadığı ortamı daha sağlıklı hale getiren bireylerin daha uzun yaşadıklarını ortaya koymaktadır. Diğer bir akademik çalışma, günde ortalama 10 bin adım atan kişilerin, çok az yürüyen ya da hiç yürümeyenlere oranla daha az kronik rahatsızlığı olduğunu göstermektedir. Kullandığımız her eşyanın veya her materyalin üzerinde, içinde bizim için zararlı olan maddeler yazmayabilir. Ancak günümüz dünyasında ortalama olarak nelerin yararlı veya zararlı olduğu konusunda çokça fikir sahibiyiz. Artık meyve şekerinin çok da masum olmadığını, paketlenmiş gıdaların çoğunun işlenmiş ve doğallığını kaybetmiş olduğunu, pek çok ürünün içine daha uzun süre taze kalabilmesi için çeşitli katkı maddeleri eklendiğini, gelişen gıda teknolojisi ile gerçeğinin birebir aynısı olan gıdalar üretilebildiğini biliyoruz ve hepsinden önemlisi bunların obeziteye neden olduğunu da biliyoruz.

Daha sağlıklı, daha fit, daha az kilolu ve daha enerjik bireyler olabilmek için, başta biz bireylere, topluma ve idari birimlere pek çok görev düşmektedir. Bu da başta, iyi üretim, iyi denetleme ve son olarak da, sağlıklı ve dengeli tüketimle mümkün olabilir.

cahit-sitki

“Bir kerre sevdaya tutulmaya gör” / Cahit Sıtkı’nın “Beşiktaşlısı”- 2

elma-sirkesi

Elma sirkesi zayıflatıyor mu?