Cumhuriyet dönemi sosyal güvenlik reformu

Vedat İLKİ
27 Ekim 2020

Cumhuriyetin 97’ıncı yılında, ülkemizin çağdaşlaşma ve sanayileşme yolunda ilk meşaleyi yakan kurucu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, çalışma hayatını şekillendiren düzenlemelerin de temellerini atmıştır.

Emeklilik ve tekaüt sandıkları: XIX. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu’nda bugünkü anlamıyla sosyal güvenlik kavramına en yakın uygulama emeklilik alanında görülmektedir. Yüzyılın başlarından itibaren modern bir bürokrasinin oluşumu memurluk ve maaş sisteminin yerleşmesine yol açmış ve süreç içinde bürokrasinin askeriye, mülkiye ve ilmiye gibi farklı kesimlerini kapsayan bir tekaüt/emeklilik sistemi şekillenmeye başlamıştır. Dolayısıyla tekaüt sandığı kamu görevlilerini kapsar olmuştur. XIX. yüzyılın ortalarından itibaren devlet memurlarını kapsamına alan ve süreç içinde kurumsal bir nitelik kazanmaya başlayan emeklilik sistemi, tekaüt kavramıyla anılmıştır. XIX. yüzyılın sonlarından itibaren Osmanlı İmparatorluğu’nda karmaşık bir tekaüt sandıkları yapısı oluşmuştur. Eytam idaresi ve eytam sandıkları bu sistemin bir diğer unsurunu meydana getirmiştir. Meşrutiyet yıllarından itibaren tekaüt sandıklarının yanı sıra, çalışanların yardımlaşma amacıyla kurdukları teavün sandıkları da gündeme gelmiştir. Bu dağınık yapı Cumhuriyet’in ilk yıllarında devam etmiştir. Osmanlı’da yabancı sermaye kuruluşları olan özel sigorta şirketleri de özellikle yabancı sermaye şirketlerinin güvencesi için faaliyet göstermiştir. Osmanlı’da yardımlaşma öncelikle vakıflar, Kızılay, Darülaceze, zekat, fitre ve lonca tipi esnafın oluşturduğu yardımlaşma sandıkları, sağlık alanında sıtma, verem, veba gibi bulaşıcı hastalıklarla mücadele gibi hayır kurumları, hastaneler kurulmuş günümüze kadar gelenleri de var.

Cumhuriyet dönemi ve sonrası gelişmeler: Cumhuriyetin ilk yıllarında çalışma hayatını ilgilendiren kanunların temeli atılmıştır. Bununla kalınmayarak çalışma hayatını oluşturan, işçi, köylü, esnaf ve sanayici içine alan geniş kapsamlı kanunlarla düzenlemelere yer verilmiştir.

“Amele Birliği ve İhtiyat ve Teavün Sandıkları Talimatnamesi” adıyla 22.7.1923 günü çıkarılarak, kömür madenlerinde “ihtiyat ve teavün sandıkları” kurulmuştur. Bu sandıklar kanun gereği “Amele Birliği” adıyla birleştirilmiştir.

a.) İş kazaları ve hastalık yardımları,

b.)İşçi ailelerine yardım,

c.)İşçilere ödünç para verme,

d.)Konut kooperatiflerine kredi,

e.) İşçilere cenaze ödenek ve yardımları.

“Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Grubu” 1923 yılı seçim beyannamesinde, genel sağlık ve sosyal yardıma ilişkin kurumların düzeltileceği, bunların sayılarının artırılacağı ve işçileri koruyucu kanunların çıkarılacağı ilan olunuyordu. Aynı yıl İzmir’de açılışı Atatürk tarafından yapılan Türkiye İktisat Kongresi’nde işçi grubu olarak katılmış olan delegeler çalışma hayatı ve işçi hakları konularında önemli taleplerde bulunma fırsatı buluyorlardı.

21 Ocak 1925’te hafta tatili kanunu çıkarılarak resmi dairelerle, sınai ve ticari özel kurumlarda çalışanlara haftada bir gün dinlenme hakkı tanınmıştır. 1935 yılında Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkındaki Kanun’la, hafta tatili pazar gününe alınmış ve bazı istisnalar dışında cumartesi 13’ten sonra başlamak üzere 36 saate çıkarılmıştır. Haftada 6 günden fazla çalışılması yasaklanmıştır. Cumhuriyet devrinde1926 yılında Mecelle kaldırılarak Borçlar Kanunu kabul olunmuştur. Bu tarihten 3008 sayılı İş Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 1937 yılına kadar geçen dönem içinde, 151 sayılı Kanun’un dışında kalan alan ve yerlerde işçi ve işveren ilişkileri Borçlar Kanunu ile düzenlenmiştir. 151 sayılı Kanun’un kapsamı dışında kalan alan ve yerlerde 3008 sayılı İş Kanunu’nun kapsamına girmeyenler için, bu durum 1937 yılından sonra da devam etmiştir.

Cumhuriyet öncelikle halk sağlığına önem vermiş, 1924yılında Hıfzıssıhha Enstitüsü temeli atılmıştır.1930 yılında kanunlaşmıştır. İkinci Dünya Savaşı’na kadar olan dönemde bulaşıcı hastalıklarla mücadele edilmiş, sıtma, verem, tifüs gibi. Kadın, çocuk ve bütün işçilerin korunmasına ilişkin hükümler de taşımaktaydı.

a) Hamile kadınların doğumdan önce ve sonraki 3’er haftada,

b) 12 yaşından küçük çocukların sınai işlerde ve madenlerde,

c) 12-16 yaşları arasındaki çocukların gece mesaisi ile günde 8 saatten fazla çalıştırılmaları yasaklanmıştır. Alkol, zührevi hastalıklarla mücadele üzerine yoğunlaşmış. 1936 yılına gelinceye kadar çalışma hayatını düzenleyen birçok kanuna imza atılmıştır. 2739 sayılı Kanunla ulusal bayram ve genel tatil günleri belirlenmiştir. 1936 yılında 3008 sayılı İş Kanunu hayata geçmiştir. 1951 yılında Asgari Ücret Düzenleyen yönetmelik çalışma hayatında yerine almıştır. 1946 yılında İş ve İşçi Bulma Kurumu teşekkül etmiştir. 1945 öncesi özellikle genç Cumhuriyet çalışma hayatından öncelikle, sosyal politikalar da yoğunlaşmış. Nüfus, halk sağlığı, çocukların meselesi üzerinde yoğunlaşmıştır. 1945 yılından sonra Çalışma Bakanlığı kurulmasıyla birlikte çalışma hayatına ağırlık verilecek düzenlemelere yer verilmiştir. Meslek hastalıklarını önleme adına ilk işçi meslek hastanesi madencilikten dolayı Zonguldak’ta hayata geçmiştir.

Modern Sosyal Güvenlik Alanında; Primli ve primsiz olmak üzere uygulamaya alınmıştır. Primli sistem zorunlu sigortalılık olup, GSS olmak üzere Anayasa göre SGK çatısında işlemler yapılmaya başlanmıştır. Primsiz ödemeler ise, sosyal yardımlar olarak SYDV bünyesinde sürdürülmektedir. Kısa ve uzun vadeli sigorta kollarıyla SGK tarafından hizmetler verilmeye devam etmektedir. Bütün bu hizmetler için ILO sözleşmeleri dikkate alınmıştır. Çalışma hayatını düzenleyen, İş Hukuku, Borçlar Hukuku, Basın ve Deniz İş Hukuku, Yabancıların Çalışma İzni, İş Mahkemeleri Kanunu, Toplu İş ve Sendikalar Kanunu, İşsizlik Sigortası Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu olmak üzere birçok kanunun ILO sözleşmelerine göre hayata geçmiştir. e-SGK ve e-Devlet uygulamaları ile birlikte, düzenlemeler elektronik veri alma, değerlendirmeye dönüştürülmüştür. Türk milletinin tarihinde sosyal güvenlik anlayışını çok öncelere götürmek mümkün olmakla birlikte modern anlamda Türk sosyal güvenlik sisteminin kurucusu Atatürk’tür.

Aşı

Yağlara ‘Elveda’ kaslara ‘Merhaba’