Ülkemiz, dünya üzerinde ikinci büyük deprem kuşağı olarak nitelendirilen ve Azor Adaları'ndan başlayıp Güney...

Ülkemiz, dünya üzerinde ikinci büyük deprem kuşağı olarak nitelendirilen ve Azor Adaları'ndan başlayıp Güneydoğu Asya'ya kadar uzanan Alp-Himalaya Akdeniz Deprem Kuşağı’nda yer almaktadır. Buna bağlı olarak 1900’lerin başından itibaren büyüklüğü 7’nin üzerinde olan 17 deprem meydana geldi. 6 Şubat’ta dünyada eşine az rastlanır bir deprem silsilesi yaşanmış, önce 04.17’de merkez üssü Kahramanmaraş Pazarcık olan 7.7, sonra da aynı gün 13.24’te merkez üssü Kahramanmaraş Elbistan olan 7.6’lık depremler gerçekleşti. Doğu Anadolu fay hattında meydana gelen bu depremden, Kahramanmaraş, Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa etkilendi.

İnsanın doğası gereği ilk sırada depremlerin psikolojik etkileri ele alınmaktadır. İkinci olarak da yaşandığı bölgelerdeki bina, karayolu, köprü hasarları, üretimde gerçekleşen düşüş, ürün taleplerindeki azalış, salgın hastalıklar olarak sıralanabilir. Yeniden yapılanma harcamaları, işsizlik, bütçe açıkları, enflasyon, milli gelirin azalması, ek vergi yükü ve olası dış ticaret açıkları da ekonomik etkileri olarak değerlendirilebilir. Şüphesiz ki ekonomik etkilerin de yıkıcı sonuçları vardır.

Benzer büyüklükte gerçekleşen 1999 yılındaki depremin ekonomiye etkileri, yaşanılan bu depremin bilançosu için de bir fikir oluşturabilir. Ekonomik etkisi TUSİAD’a göre 17 milyar dolar, DPT’ye göre 15-19 milyar dolar ve Dünya Bankası’na göre 12-17 milyar dolar olan ve bu çerçevede TÜSİAD’ın değerlendirmesine göre, 1999 yılı GSYİH’sının yüzde 9’unun, DPT’ye göre yüzde 8 ila 10’unun, Dünya Bankası’na göre yüzde 6,3 ila yüzde 9’unun kaybına neden oldu.

Kaynak: Japonya Uluslararası İş birliği Ajansı, (JICA), (2004),

Türkiye’de Doğal Afetler Konulu Ülke Strateji Raporu”

T.C. İçişleri Bakanlığı, Ankara, s. 26

13.4 milyon kişi ile Türkiye nüfusunun yüzde 15.74’ünü barındıran on ilin, hane halkı büyüklüğü yüzde 4, iş gücüne katılımı yüzde 46, GSYİH’deki payı yüzde 9.49’dur. Toplam tarım alanı Türkiye’nin yüzde 27.4’ü, canlı hayvan değeri Türkiye’nin yüzde 13.23’ü, ihracatı yüzde 8.49’u ve ithalatı yüzde 6.71 seviyesindedir. Bu veriler deprem bölgesinin Türkiye için oldukça önemli bir ekonomik alanda yaşandığını göstermektedir. Deprem, yeni ve büyük çapta olduğundan üretimin ne kadar etkileneceği tam olarak belirlenememekle birlikte iyi ihtimalle 6-12 aylık sürede telafi edilirse yaklaşık 50 milyar dolarlık bir maliyet ve büyümede 1-2 puanlık düşüş beklentimiz bulunmaktadır.

Yaraların en kısa sürede sarılması dileklerimizle..

Gelecek hafta verilerin açıklanacağı takvimden önemli olanları aşağıda paylaşıyorum.

Ekonomik veri takvimi

13 Şubat 2023, Pazartesi Türkiye Cari İşlemler Dengesi ($)

14 Şubat 2023, Salı Japonya Sanayi Üretimi (Final-Yıllık)

14 Şubat 2023, Salı Euro Bölgesi GSYH (2.Tahmin-Yıllık)

14 Şubat 2023, Salı OECD İşsizlik Oranı

14 Şubat 2023, Salı Tüketici Fiyat Endeksi (Aylık-Yıllık)

15 Şubat 2023, Çarşamba İngiltere TÜFE (Aylık-Yıllık)

15 Şubat 2023, Çarşamba Türkiye Merkezi Yönetim Bütçe Dengesi TL

15 Şubat 2023, Çarşamba Euro Bölgesi Sanayi Üretimi (Aylık-Yıllık)

15 Şubat 2023, Çarşamba Euro Bölgesi İthalat-İhracat (Yıllık)

15 Şubat 2023, Çarşamba ABD Sanayi Üretimi (Aylık-Yıllık)

17 Şubat 2023 Cuma İngiltere Perakende Satışlar (Aylık-Yıllık)

17 Şubat 2023 Cuma Türkiye İşsizlik Verileri

17 Şubat 2023 Cuma Euro Bölgesi Cari İşlemler Dengesi (Euro)

Ekonomi ve finans sözlüğü

Mücbir sebep: Hukukta görevin, taahhüdün, sorumluluğun yerine getirilmesine engel teşkil edebilecek nitelikte bulunan; ölüm, iflas, hastalık, tutukluluk, afet ve benzeri durumların meydana gelmesi.

Ekonomik buhran: Sermaye ve gelir kayıpları yaratacak şekilde iktisadi bütünlüğün her düzeyinde etkisi olan kriz durumu.