Eğitim için koştular

iyilik-icin-kostular
Metin AYDINOĞLU
19 Nisan 2022
Atlas Vakfı Tıp, Hukuk ile Eğitim Fakülteleri’nde öğrenim, eğitim gören gençlere düzenli olarak burs veriyor. Sayı 40’a ulaştı. İyi rakam. Vakıf olarak ilk kez 60 koşucu ekibiyle ‘Maraton İzmir Adım Adım Yardımseverlik Koşusu Bağışlamaları’nda destek oldular. Genelde 10 binden fazla bağışçı, Maraton İzmir’de yarışan atletler üzerinden sivil toplum kuruluşlarına 4 milyon TL’ye yakın bağışta bulunuldu. Bağış kampanyası 2 Mayıs’a kadar web sitesi üzerinden devam edecek. Atlas Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr.Mustafa Apak, Dr.Meziyet Sağ, Dent.Dr Zehra Genç ile Dr.Hatice Uğur Apak’ın başı çektiği Atlas Vakfı 10 kilometrelik koşuyu güle oynaya tamamladılar. Tüm katılımcılara, katkı koyan emek veren herkese, bir sporsever, sporcu ve eğitim yanlısı bir sade vatandaş olarak, teşekkür ediyorum. Her zaman yanınızdayım. Ben mi niye katılmadım. Katılamadım, kusuruma bakmayın. Maçım vardı o da bir katkı, eğitim de var sonuçta. Gelecek yıl inşallah, umarım, mutlaka. Ege Telgraf Gazetemin ekibinde ‘ben de varım’ koşacağım. Amaç katkı koymak, derece filan değil.
HARİKA FOTOĞRAF VEHBİ MOĞOL’DAN
Özgür fotoğrafçı, hukuk insanı Avukat Vehbi Moğol, tam bir fotoğraf tutkunu, sevdalısı. Çekmeden, objektife bakmadan, deklanşöre basmadan rahat edemiyor. İyi ki de var. Harika fotoğraflar çekiyor bir de Karşıyaka sevdalısı. Mümkün olduğunca her sosyal faaliyete gidiyor, gitmeye çalışıyor. Pazar günü bereketli bir İzmir yağmurunda yine sokaklarda, caddelerdeydi. ‘Atıksız Maraton’ adıyla koşulan 42 kilometrelik etkinlikte yine bir anı parmağıyla gözüyle ölümsüzleştirdi Vehbi ağabeyim. Önde yarışı dereceyle tamamlayan 6 atlet arka da bizim sokakların efendisi bir kapkara köpek dostumuz. Canla başla koşuyor ama yetişemiyor. Kolay mı önündekilere yetişmek geçmek, maraton koşmak için yaratılmış özel insan onlar, yetişemezsin köpecik. Zaten ırkdaşının bölgesine gireceğini bildiği için, devam ettiremez, ettirmedi de. Pes etti. Teşekkürler Vehbi Moğol ağabeyim. Çok beğendim jüri olsam birincilik ödülü veririm, her yarışta. Çekmeye devam, çektiğiniz kapak olsun.
FATİH MUMCU’YA ÇOK ÜZÜLDÜM
Ne yazsam boş ne yazsam uyarı olmaz ne yazsam bahane aramak olacak. Sözün bittiği yerdeyiz. Hakem hatası yok gördü koştu, yardım istedi anında Tolga Özgülen kardeşim. Haldun Dokel başkanlığındaki yönetim de tribündeydi. İlk müdahale orada bulunan bir hekim tarafından yapıldı, 112 ambulans geldi. Ama saha doktoru olmalıydı, ambulans da beklemeliydi. Niye yoklar ? Master, veteranlar maçı genelde yaşı ilerlemişler oynuyor da. Vücudumuzun ayarını bozdular, bozduk. Her yaş grubu tehlikede. Ne zaman nerde ne olacağı hiç belli değil. Yaşam ile ölüm arasında çok ince bir çizgi var. ‘Önce sağlık, önce can’ diye her zaman yazıyoruz. Hazırda bekleyen ambulans olsaydı Bodrum Belediyesi Masterler futbol takımının 1979 doğumlu kalecisi Fatih Mumcu yaşar mıydı ? Kimse bilemez. Ama bir çaba, umut işte. Çok mu zor. Her yere her şeye para var. İnsana, cana gelince, kasa boş. Yok böyle, bir dünya. İçim acıyor, için yanıyor. Böyle olmamalıydı, böyle bitmemeliydi bir genç ömür. Sever, tanırım Fatih kardeşimi mekânı cennet olsun, ailesine, camiaya sabır diliyorum. Bir gün sizin hepimizin başına gelebilir. Ambulans olmalı mutlaka. Beklesin çok mu zor ? Bir şey olmaz demeyin, oluyor işte. Sahadaki ölüm daha da acı. Spor ile can kaybı yan yana bile kelime olarak hiç yakışmıyor. Ruhun şad olsun Fatih’im.
ÇELİK DAYANIR MI ?
Aslında her gelen MHK’ye acıyorum, yazık. Hiçbir şeyi düzeltemezler, illa birilerine bağlı olacaklar. İstekler, arzular, hayaller başka başka. Göreve getiren, daha doğrusu göreve getir diyenlerin kulağına fısıldayanlar hiç bitmez güzel ülkemde. Haliyle her gelen MHK de ceketin düğmesini ilikler, masaya oturur. Gelirler, giderler.  Geldikleri gibi de gitmezler. O da ayrı. Hep aynı isimler. Yahu arkadaş memlekette başka isimler mi yok. Bulunmaz Hint kumaşı mı bunlar. Yaşadıklarından ders alıp da gelmiyorlar. Hep aynı hatalar. Hakem hatası konuşuluyor hep. Balık baştan kokar, hata MHK’nın yanlış atamasıyla başlar. Ferhat Gündoğdu gitti, TFF de istifalar başladığında gitmeliydi. Neyin inadı, ısrarı bu. MHK üyeliğimi de yapan Sabri Çelik hocam, göreve getirildi. Ne diyelim Allah yardımcısı olsun. Resmen ‘enkaz’ devraldı. 13 hakem vakası, aday iken bile yapılmayacak fahiş kural hataları, yetmezmiş gibi büyük hakem hataları. Kime nasıl maç verecekler. Ha bu arada her şey Süper Lig değil ki. Diğer ligler de var.  Onlar ne olacak ? Görünmüyorlar. Yazımı hazırlarken resmî açıklama yapılmamıştı. Ama biliyorum kimlerin geleceğini. Merak ettiniz farkındayım, yine aynı isimler gelecek. Ders çıkarmayan konu mankenleri. Reklama doymayan tipler, egosu bitmeyenler. Tanırım sizi. Yıpratmayın kendinizi sevgili Sabri hocam, değerlisiniz benim için. Olduğu kadar olmadı kader.  Bir şeyler yapmak için de. Ortadaki dışı çok güzel koca halıyı bir kaldırmak gerek. Altında çok toz birikmiştir, kıllar, böcek mevtaları vardır. İğrenç.  Makinenin tuşuna basmak yeterli, sonra da çek gitsin. Bir de o canım halı yıkanırsa ooh miisss, eskiciye 50 mandal 5 leğene vermeye hiç gerek yok. Yeter ki istensin.
KOL BASTI OYNAR GİBİ
Fenerbahçe – Göztepe maçının hakemi Yasin Kol, Trabzonlu imiş. Bir yaygara bir yaygara sormayın. Trabzon da bu ülke topraklarında değil mi ? Yasin Kualalumpur doğumlu olsa sıkıntı yok muydu? Dürüst mü değil mi ? Futbolu topu insanı biliyor mu ? Adil mi vicdanlı mı ona baksanıza. Boş işlerle uğraşmayın, esas konuyu atlamayın. Büyük duavrı görün. Yasin aslanlar gibi maçı yönetti. Hak yemedi. Yetmez mi ? Şu memleket meselesine de gelince. Diyelim ki bir hakem babasının, annesinin memuriyeti nedeniyle. İzmir’de doğdu, Malatya, Kayseri, Sinop, Erzurum’da büyüdü. Üniversiteyi İstanbul’da okudu. Yükseğini, mastırını Ankara’da tamamladı. Şu an Konya’da yaşıyor. Eskişehirli bir hanımefendiyle evlendi. Ne olacak şimdi ? Hangi maça çıkacak, hangisine çıkamayacak ?. Bir liste yapar mısınız ? Yahu bir gidin Allah aşkına, bu çağda bu kafa.

“Kara Delik” projelerde en önemli soru sorulmuyor…

cocuklarda-beslenme

Yeme bozukluğuna dikkat!