Enflasyonda düşme değil artış oldu

emekliler-enflasyon-sepetinde-kovid-19-guncellemesi-istiyor
Vahap DABAKAN
10 Şubat 2022

Türkiye’nin Ocak yıllık enflasyonun yüzde 48,69’a yükseldiğini TÜİK açıkladı. Oranın, son 20 yılın en yüksek seviyesi olduğu bildirildi. Aralık’ta yüzde 36,08 olarak açıklanmıştı. Enflasyon sebeptir, buna bağlı olarak faiz sonuçtur. Temel kural budur. Tersi olsa ne mümkün? Öyle olsaydı faizler indi, enflasyon yine yüksek. Teorik olarak işleyiş böyle zaten, eğer enflasyonu düşüremezseniz faizi de düşüremezsiniz.

Faiz düştü ama enflasyon yine yükseklerde, kaldı ki zaten piyasa da politika faizi gibi yüzde 14 olan bir faiz de yoktur. Piyasa bu faizleri satın almadı yüzde 17- 21 civarında mevduat faizleri devam ederken yüzde 25-30’lar ile borç faizleri ortalarda dolanıyor. Enflasyon faiz ile değil döviz kurlarındaki hareketlilikten dolayı yükselmeye devam ediyor. Uzmanlar faiz silahının kullanılması lazım diyor. Eğer faizi yükseltirseniz ülkeye sıcak para döviz girişi olur ve döviz arzı artınca kur gerilemeye başlar. Diğer taraftan eğer dövizde artış olursa enflasyon da artmaktadır.

Yapılan yeni ekonomi politikasında cari açığı kapatmak uğruna ihracatın artması ile döviz fiyatlarındaki artış görmezden geliniyor. (Bu günlerde heterodoks ekonomi politikası uyguluyorlar. Heterodoks ekonomi politikasında üretimin artırılması amacı ile enflasyona bakılmaksızın düşük faiz oranları uygulanır. Bu politika üretimi artırarak en sonunda ekonomideki üretim açığını kapatıp arz-talep dengesinin kurularak enflasyonun düşürülmesi amaçlanmaktadır.) Yapılan faiz indirimleri ile yabancı yatırımcılar TL’den ayrıldı ve dövizde artışlar meydana geldi. Kur korumalı TL mevduatlarına bakacak olursak sisteme yılbaşından bu yana günlük ortalama yaklaşık 7 milyar lira giriş olduğu, toplam mevduat büyüklüğünün yaklaşık 209 milyar lira civarında olduğu belirtiliyor.

Türkiye’de kur korumalı mevduatlar için dövizden TL’ye geçme oranı yaklaşık yüzde 3 gibi bir oranda gerçekleşmiştir. Döviz mevduattan kur korumalı TL mevduat ürününe geçiş yapan müşterilere Türkiye’de özel bankalar en düşük yüzde 18 ve en yüksek ise yüzde 21 seviyesinde faiz uyguluyor.

Enflasyonun düşmesi için faiz silahı ile birlikte ülke içerisindeki dövizin de bollaştırılması gerekmektedir. Faizi düşürmek, hele hele Amerika Merkez Bankası Mart ayında faiz artırım sinyali verirken büyük yaralar açacaktır. Güvenilir liman olan Amerikan Doları’na yönelmelerin artması ile döviz kıtlığı ve yine aynı senaryolar tekrarlanarak döviz artışları meydana gelebilecektir. Bunların sinyalleri gelmeye başladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, faizin düşmesi konusunda ısrarcı bir politika uygulamak istiyor. Faiz inince döviz de düşecektir. Enflasyon da aşağı çekilmiş olacak diyor. Maliye Bakanı Nureddin Nebati, şu günlerde Londra’da görüşmeler yapıyor. Nebati, yıllık enflasyon yüzde 40 olur, sonra düşer diyor ama uzmanlar Türkiye’de yıllık enflasyonun yüzde 50’yi geçmesini bekliyor. Bu da bankalar tarafında yine faiz artırımlarının geleceğinin habercisi. Her geçen gün pahalılık artacaktır. Fiyat istikrarı olmayacaktır. Denetimlerin tekrar artırılması gündeme gelecektir. Uzmanların görüşleri bu yönde. Kim haklı çıkacak göreceğiz…

Genç girişimcilere SGK’dan destek

Sanatın büyüsü