Gastronomi hareketi

Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU
15 Ekim 2020

Turizm sektörü dünyadaki gelişmelere kısa sürede adapte olan ve kendini hızla yenileyen, gelişime açık bir sektör. Korona virüs salgınının dünya çapında bir soruna dönüşmesiyle birlikte ülkeler arası sınırlar kapatılıp, iç turizme yönelmek zorunda kalınca turizmciler yeni normale ayak uydurmayı başardı.

Korona sürecinden en kazançlı çıkan işletmeler ise daha küçük ve butik oteller oldu. Airbnb, Villa Sepeti, Villa Kirala gibi uygulamaların yanı sıra eş-dost, tanıdık tavsiyesiyle ev, villa, apart kiralayanlar kalabalığa karışmadan tatil yaptı; bir nebze olsun dinlenmeyi başardı.

Bundan sonraki süreçte de beş yıldızlı otellerin dönüşümüne, büyük tesislerin korona süreciyle beraber azalan talebi nasıl yöneteceğini hep birlikte göreceğiz, izleyeceğiz. Her şeye rağmen turizm sektörünün bireysel, kamp ve doğa gibi alanlarda hızla gelişeceğine inancım tam. Yeter ki büyük resmi hep birlikte görelim.

Korona sürecinin en büyük değişim ve dönüşümü yaşattığı alanlardan biri de gastronomi. Türkiye ve bereketli Anadolu toprakları zaten yeme-içme konusunda bir hayli iddialı. Salgın sürecinde sokağa çıkma yasaklarının başlamasıyla paket servisler ve evde yeme içme alışkanlıklarının artmasıyla her gün benzer şeyi yemek istemeyenler alternatif lezzetlere ve mekanlara yöneldi.

Bu süreçte fark yaratan, lezzetli ve kaliteli işler yapanlar birkaç adım öne çıktı. Üçüncü nesil kahvecilerden ev yapımı hamburgercilere kadar birçok alanda başarılı markalar ortaya çıktı, çıkmaya da devam ediyor. Açıkçası bir dönem hamburger denildiğinde aklına Mc Donalds ve Burger King ile kahve denildiğinde Starbucks’tan başka bir şey gelmeyen ülkemiz için sevindirici gelişmeler yaşanıyor.

İzmir’de Gece Yiyen Adam gibi menüsüyle, sunumuyla, servisiyle fark yaratan leziz hamburgerler yapan bir işletmenin kent çapında daha da iyi tanınması ve kendini duyurması pandemi sürecini avantaja çevirmek olarak değerlendirilebilir.

YEMEK BELİRLEYİCİ

Bu süreçte birçok konudan ve sosyalliğinden feragat eden insanların en iyi yemeği bulmak için giriştiği mücadele takdire şayan. Online yemek platformlarının kullanımının artmasıyla birlikte geri dönüş, yorum ve puanlama gibi unsurlarla kaliteli ve kalitesiz mekanlar ayrıştı. Bu konuda bizzat deneyim sahibi tüketicinin online mecralardaki katılımcılığını da övmek gerek.

Alışveriş yaptığı web sitesi ya da uygulamada alışveriş, yeme-içme tecrübesini en dip detayına kadar yorum olarak yazan tüketiciden korkmak lazım. Bundan sonraki dönemde tüketicinin bu işin asıl kahramanı olduğunu birkaç kez daha göreceğiz. Markalara, girişimcilere, ürün ve hizmet satanlara iyice duyurmamız lazım.

Yöresel festivaller, fuarlar ve etkinliklere getirilen sınırlamalarla Adana Lezzet Festivali, Alaçatı Ot Festivali gibi festivaller de online ortama taşındı. Gastronominin ülkemizdeki yükselişini bundan sonraki dönemde dijitalde daha da sık olarak göreceğiz. Grupça ve kalabalık etkinlikler yerine kişiye özel lezzet turu düzenleyenler de turizmde yükselişe geçmek için bu fırsatı değerlendirebilirler.

Tuttuğunuz altın olsun

Duman: İnsanlığın tarihi pandemilerin de tarihidir