Gazetecisin sen, hakem olamazsın

gazetecisin-sen-hakem-olamazsin
Metin AYDINOĞLU
18 Ağustos 2020

Hakemlik yapmak, herkesin en doğal insanlık hakkı, hatta anayasal hakkı. Boyu, kilosu, yaşı, mesleği, yabancı dil durumu, akrabalık vaziyetleri deyip eleyemezsin, ‘git gelme’ diyemezsin, güle güle diyemezsin, buna hakkın hiç yok ki. Temelinde spor var, spor ilkeleri ve etiği var zira. Bizim TFF’nin bizim MHK’sı 4 gün önce yeni talimatları açıkladı, onaylandı ve de oy birliğiyle yürürlüğe girdi. * Video Yardımcı Hakem (VAR) Klasmanı oluşturuldu. Hayırlısı olsun hayrını görün. VAR, AVAR bunun da adı da YAVAR olsun. Bir bu eksikti, para çok nasıl olsa ganimet gibi, harcayacak yer arıyorlar. Süper Lig’de bolca harcama yapılacağına, alttan gelenlere destek olun, daha pandemi öncesinde hak ettikleri maç ücretlerini alamadılar, onları ödeyin önce. Seneye de korona yüzünden vefat etmemeyi başarırsak hep beraber Allah ömür verirse bizim gibi gafillere, bir klasman daha oluşturun. 4.hakemler için o da Dördüncü Hakem Video Yardımcı Hakem sistemi oluşsun adı da DÖVAR olsun. * Profesyonel hakemlerin performansları dikkate alınarak  MHK’nin önerisi ve Yönetim Kurulunun onayıyla yaş sınırının 47’ye çıkartılabileceği düzenlendi. ‘Bırak git yeter bu kadar’ diyemedikleri hakemler için getirilmiş bir karar. Aşağıdan hakem gelmiyor ki, kaynak bitti tükendi. Küstürdüler o kadar yetenekli genci. * İl Hakem Kurulu ve Bölgesel Hakem Kurullarında görev alacak kişiler için, görev yaptıkları il veya bölgede hakem veya gözlemci kadrolarında birinci dereceden akrabalarının olmaması koşulu getirildi. Türkçe meali diyorlar ki. Saltanat bitti, baba-oğul, baba-kız olmayacak. Kardeş olabilir herhalde, ne bileyim. Halasının kızı, bacanağının torunu, emmioğlunun damadı, dayısının eniştesi olabilir yani. Torpili, adam kayırmayı önlemekse maksat, böyle önlenmez ki. Yasak getireceğinize özgürlük getirin. Her önüne geleni gözlemci yapmayın, nasıl damat seçerken çok dikkatli ve titizsiniz bu da öyle bir şey adaleti, alın terini, emeği temsil ediyorsunuz, var mı ötesi.  * Hakemlerle birinci dereceden akrabalık ilişkisi olan kişilerin bu hakemlerin bulunduğu kategoride gözlemci, mentör ve hakem izleme görevlisi olarak görev alamayacakları düzenlendi. Saltanat dönemi diye yazdım, hemen farklı düşünmeyin, saltanata çeviren de oldu, torpil beklentisi olmayıp evladını diğerleri gibi kendi başına bırakan da oldu. Babasının adını kullanan oğul da oldu, babasına yaslanmayan evlat da. Adı, namı yürüsün diye oğluna hayatı zehreden baba da oldu, hiç ilgilenmeyen doğrusunu yapan da oldu. Ee babadan babaya, oğuldan oğula fark var, tıpkı futbolcular da olduğu gibi. Nasıl olacak bu iş, baba devam etmek isterse oğluna, kızına ‘bırak sen ben devam edeyim’ mi, diyecek böyle babalık olmaz, evlat sevgisi olmaz. Evlat da ‘baba sen devam et ben bırakıyorum’ mu diyecek bu da çok mantıksız veya ‘baba yeter yaptığın, kesme önümü ben devam edeyim’ de demez, diyemez. Aile huzursuzluğu doğacak. Hakemlik aileyi sarsacak. Zamanında babası eski hakem diye kol kanat gerenler çok olmasaydı, bugünlere gelinmezdi. Şimdi 2.derece yakınlara gün doğdu. Yeni tatmin olma yolu bulundu. Dünürün oğlunu, baldızın gelinini  hakem yap, geç. Nasıl olsa amaç hizmet (?). Diğer talimat da şöyle. * Gözlemciliğe giriş koşulu olarak daha önce aktif olarak, görsel, işitsel, yazılı (İnternet dahil) ve sosyal medyada futbol yorumcusu olarak görev yapmamış ve halihazırda yapmıyor olma koşulu getirildi. İşte bu tam bana göre. 1985’de gazeteciliğe, spor yazarlığına başladım, 1988’de futbol hakemliğine başladım. Şimdi olsa beni almazlardı yani, en komik de bu karar, gül gül öldüm valla. Korkuyorlar,çekiniyorlar. Yani benim gibileri ispiyoncu olarak gördüler yıllarca. Oysa yazdık sadece, altına veya üstüne de adımızı, soyadımızı çaktık, imzamızı attık. Kaçmadık, kaçak dövüşmedi ki biz. Başkasına da talimatla, yazdırmadık. Siz yüzünüze gülüp, ceketinin düğmesini ilikleyip arkanızdan yazdıranlara bakın, bize değil. Ne güzel işte gazeteciler, spor yazarları oturduğu yerden ahkam keseceklerine, işin aslını yaşayıp, ona göre yazacaklar bundan da daha güzel bir şey olur mu ? Hakemlikten önce gazeteciliğe hayır, hakemlik yaşantısı sırasında gazeteciliğe hayır. Ama hakemlikten sonra ise serbest, karışamazlar da ondan, yasaklayamazlar, güçleri yetmez. Kolaysa, sıkıysa onu yasakla. Hakemlik bitince sudan çıkmış balığa dönüyorlar. Hepsi yazar (!), hepsi gazeteci (!), yorumcu (!) oluveriyor zaten, de’leri da’ları ayıramayan, herkes’i herkez, yanlış’ı yalnış, yalnız’ı yanlız diye yazan, daha doğrusu yazamayanlar, gazeteleri doldurdu, neymiş eski hakemlermiş, yüz karası bir durum. Yazıları hep gözden, elekten geçiriliyor. Faal gazeteciye ne diye karışırsınız ki, ne zararları olacak. Sahada görsünler yaşasınlar hakemliği ki, yazarken iki kere düşünsünler. Siz her şeyi daha iyi bilirsiniz. Asker hakemlere de yasağı böyle getirmediniz mi ?  Antrenör adaylarının 3 orta hakemlik 5 yardımcı hakemlik yapma zorunluluğu da gündemden çıktı, şart değil, yapan da yok. Genç hakem arıyorsunuz. Top oynamamışlar, tekme yememişler, izlememişler, yaşamamışlar, mahalle arasında top deppüklemekle hakemlik yapılmaz. Ona yasak buna yasak ee peki hakem nasıl yetişecek. Hala farkında değilsiniz, Türk hakemliğini bitiren şeyleri, önce bunları halledin. Süper Lig’e kepçeyi geçtik kazanla yağdırıp, alttakilere çay bardağı kaşığıyla veriyorsunuz yapmayın bunu. Profesyonel hakemlik olmaz çok saçma, maaşlı hakem olmaz mantıksız. Hırs biter, ihtiras başlar. Para kokusu baskındır, ter kokusunu unutturur. Çekememezlik, kıskançlık alır başını gider. Asker hakemlere yasağı kaldırın. Koskoca dernek çok atılım durumda, her şeye suspus oldular. Alttaki hakemlerin komik ücretlerine zam yapın, alınterleri kurumadan ödeyin. Sonra baba-oğul devrini bitirin, isterseniz 55 yaşına kadar hakemlik yaptırın, gazeteciler hakemliğe başlayamazsın. Her şeyi çözdünüz de, bunlar kaldı. İçeride virüs var, kaynıyor sayısı günden güne artıyor. Kanayan yara var. Siz hangi makyaj malzemesini, hangi tıraş bıçağını kullansak da güzel görünsek derdindesiniz. Oje, ruj, tırnak törpüsü, saçlar, sakal, bıyık, kılık kıyafet süper de ya için nasıl, için. Ciğerin mesela bir akciğer grafisi röntgen çektir istersen. İçi karar verir her şeye, dışarı teferruat. Dost acı söyler, eskimeyen dost hem de. Yarın bir gün gelecek, maça çıkacak hakem bulamayacaksınız. Onun da kolayı var yurt dışından getirirsiniz. Dolar, euro olarak bazıyla düşünürsek, TL’nin karşılığı olarak 7’ye bölersen, amatör kümedeki genç hakemler gibi olur. Onlar yapmaz ki hiç bir yabancı hakem gelmez ki. En iyisi mi futbolu toptan kaldıralım olsun bitsin. Uyutan, sömüren mecrayı geçti, tam tersi hiç uyutmuyor artık, gözlerimiz fal taşı gibi oldu, izliyoruz filmi, bitişi yakındır, sonuncu reklam arasındayız…

“Hakka Sığındık” romanı ve günümüz

aradigin-hazine-sende

Aradığın hazine sende!