Güzin abla değilim, psikoloğum!

Ayşe Tuğçe PEKMEZCİ
8 Ağustos 2020

Sanırım açık öğretim psikoloji programlarının açılmasını eleştiren, gördüğüm en tebessüm ettirici eleştiri buydu. Geriye kalanları hep şaşkınlıkla okuduk, takip ettik.
Şimdi de durdurulma kararını izliyorum, meslektaşlarımın bu konularda yazdıklarını okuyorum.
Aslında mesele böyle bir kararın alınmaya çalışılması sonra iptal edilmesi değil, en başında böyle bir talebin neden oluştuğu ve devamında bu kararı destekleyecek kişilerin nasıl işin içine girdikleri…
Psikologların meslek yasalarının olmadığını biliyor muydunuz?
Sınırların ne olduğunu bize bildiren, bu alanda çalışabilecek yetkinlikteki kişilerin hangi eğitimlerden geçerek gelebileceğini anlatacak, hangi unvanın nerede kullanılması gerektiğini söyleyen, kişileri ve mesleklerini koruyan bir yasanın olmaması ruhsal sağlık alanında çalışan psikologlar için nasıl bir etki yaratıyor olabilir?
Cevabı basit aslında. Ruhsal sağlık alanını korumaya çalışırken, psikologlar ile alanda çalışan ve kendilerine değişik isimler veren kişiler arasında ( yaşam koçları, enerji uzmanları, başka meslek dallarından gelerek sağlık alanına dokunmaya çalışanlar) bir nevi savaş başlatılmış oluyor. Bu durumun çıkış noktası olan yasanın olmayışı tarafları birbirine düşürürken arada kaynayanlar ise gerçekten destek arayan insanlar oluyor!
Üniversitede eğitim görürken insanlara zarar vermemek için tonlarca uyarılar altında kalan ve mesleğimizin ilk yıllarında insanlarla temas ederken bile korkan bizler için, alanda yer edinen bu kadar farklı insanın rahat rahat çalışması, belki bizlerden fazla mesleğe tutunmaları düşünmemiz gereken ilk nokta olabilir.
Savaşırken bilgiyi kapatmak
Birbirimizi itip kakmadan önce çalıştığımız ruhsal sağlık üzerine daha fazla bilgilendirme ve daha fazla psikoloji eğitimiyle, öncelikle destek arayan kişilerin bilgilendirilmesi önem kazanır. Ne aradığını tam olarak bilemeyen, psikoloğun kim olduğunu, psikolojinin ne olduğunu, destek mekanizmalarının nasıl işlediğini hiç görmemiş ve duymamış kişilerin kendilerine destek ararken nasıl bir yol izleyeceğini düşünüyoruz ki?
Sonra açık öğretim psikoloji bölümünü eleştiriyoruz, nasıl böyle bir karar alındığını sorguluyoruz. Ha sorgulayan bizler de ya meslektaşlarımız ya da onların aileleri oluyor.
Farklı lisans eğitimlerinden gelerek ruhsal sağlık alanına temas eden insanlar da tanıyorum. Örgün eğitimden benim gibi geçen ve uzmanlıklarını bu alanda devam ettiren insanları da. Ancak temelde bazı bilgilerin değişmeden iki tarafın da aynı bakışta sabit kalacağını, ‘açık öğretim psikoloji eğitimi’ fikri gibi daha çok fikirle uğraşacağımızı da görür gibiyim. Acaba kendi yasamızı, eğitimlerimizi, savaşlarımızı korumaya çalışırken alanımızı biraz fazla mı kapatmış oluyoruz? İnsanlar bu temel bilgiler konusunda daha fazla şey öğrenebilseydi, ruhsal sağlık alanımız herkes için zaten korunmuş olur muydu? İşte mesleğimiz o zaman daha iyi anlaşılır bir hale gelmez miydi?
Sorular çok, cevapları ise bakış açılarını değiştirmekten ve bilgileniyor olmaktan geçiyor. Umuyorum ki bu güzel cevaplara uzmanlığımı yeni aldığım ve eğitimimi devam ettirme kararı aldığım şu günlerde daha keyifli bir şekilde ulaşabilirim. Umarım hepimiz ulaşabiliriz!
Sağlıkla kalın!

Beach kulüplerimiz ve otoparkları

Böyle ilçe başkanı olur mu?