Hakkımı helal etmiyorum!

Yunus KARAKAYA
27 Kasım 2020

Yazımın hemen başından belirtmeliyim ki, bu vatan toprağında yaşayan, bayrağı, dinini, kitabını, kurucu Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ü seven bir Türk milliyetçisi vatan evladı olarak Bülent Arınç’a hakkımı helal etmediğimin altını çizmek istiyorum.
Siz ki eli Türk askerinin kanına bulaşmış bir ismi olan kişiye hayran olan bu zatı, zaten o kozmik oda operasyonundan beri sevmedim.
Arınç’ın teröristlerden birinin yazdığı kitabı herkesin okumasını tavsiye etmesi tüm şehit ailelerini derinden yaralamıştır.
Arınç’ın bu açıklamalarına BBP eski İl Başkanı ve AK Saçlılar Grubu Kurucu Başkanı Ahmet Bereket de sert bir dille eleştirdi.
Bereket açıklamasında “Katranı kaynatsan olur mu şeker, cinsine tükürüğüm cinsine çeker. Son günlerde Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi Bülent Arınç’ın terör örgütünün Meclis’teki uzantısının cezaevindeki tutuklu bulunan eş başkanı Selahattin Demirtaş ve Gezi eylemlerinin sponsoru olarak cezaevinde tutuklu bulunan Osman Kavala ile ilgili olarak ‘tahliyeleri gerekir’ ifadelerine başta Cumhurbaşkanı olmak üzere pek çok kesimden tepki geldi. Peki biz Arınç’ın bu açıklamalarına şaşırdık mı? Tabii ki şaşırmadık. Çünkü biz Arınç’ı fetöcülere verdiği destekten tutun da terör örgütünün Meclis’teki uzantılarına açık desteğine, cennet mekan Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu suikastının çözümü ile ilgili “Bu olay bizim namus borcumuz” dediği zamandan bu güne kadar geçen 11 yıllık sürede namus borcu ile ilgili neler yaptığına varana kadar yakından tanıyoruz. O yüzden Arınç ve Arınç gibilere tepki gösterenlere bir kere daha diyoruz ki “KATRANI KAYNATSAN OLUR MU ŞEKER, CİNSİNE TÜKÜRÜĞÜM CİNSİNE ÇEKER”
Cumhuriyet savcılarımızda terör suçu ile cezaevinde bulunan Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala ya özgürlük naraları atan ve bir nevi örgüt propagandası yapan Bülent Arınç’la ilgili soruşturma açmaları ve soruşturma sonunda gereği neyse onun yapmalarıdır. Bunu büyük Türk milleti adına talep ediyor, Bülent Arınç ve Arınç gibilerin nefeslerimizin enselerinde olduğunu bu vesile ile bir kere daha ilan ediyoruz” dedi.

ADRESE TESLİM HİKAYE
12 yaşındaki zeki bir çocuğun 3 arkadaşı ile parkta otururken bir anda çıkan bir konuşmanın hikayesi:
-Ben büyüdüğümde baba araba alacağım
-Ben koskocaman bir ev alacağım
-Ben de anneme çiçek dükkanı açacağım
Zeki çocuk ise;
-Ben babama en büyük Türk Bayrağını alacağım, dedi ve herkes sustu. Kimse sebebini anlamamıştı.
Bu söylediğinin sebebini sadece yüreğine akan gözyaşları biliyordu.
Ve gözyaşları anlattı.
O doğmadan babası şehit olmuştu. Göğsünün üstünde ise şu not:
-Bu bayrak sana emanet kınalı kuzum
O günden sonra o notu hiç yanından ayırmamıştı, tek bildiği şey
“BAYRAK İNMEZ VATAN BÖLÜNMEZ!”

Uç uç kelebek!

Yazık oldu Menemen’e