Hava kirliliğinden de maske takmak istemiyoruz!

Bülent ÖZGEN
6 Ocak 2021

Hava kirliliği kentlerimizin en önemli sorunlarından biridir. Hava kirliliğini tanımlamak gerekirse; doğal olarak havada bulunmayan maddelerin havanın bileşiminde bulunması sonucu kişinin sağlık ve mutluluğunu tehlikeye sokan bir durumdur. Hava kirliliğini iç ve dış ortam hava kirliliği olarak ikiye ayırıyoruz. Bu kirliliğe yol açan etmen olarak da,
*Endüstrileşme
*Kötü kentleşmeyi sayabiliriz.
Bursa Uludağ Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Kayhan Pala, “Bursa’da hava kirliliği kitapçığı hazırladı. 2020 yılının ocak ayında tüm il/ilçe belediye başkanları ve tüm kamu kuruluşlarına gönderdiyse de her yıl hava kirliliği nedeniyle tahmini 3000 kişinin öldüğü kentte, yetkililerden geri dönüş olmadığını ifade etti.
Temiz Hava Hakkı platformunun hazırladığı 2020 hava kirliliği ve sağlık etkileri 2020 raporunda, 2019 yılının son aylarında hayatımıza giren Kovid-19 virüsü de halk sağlığı ve çevre ilişkisinin önemini tekrar ortaya koydu. Yapılan çalışmalar, uzun süreli hava kirliliğine maruz kalan kişilerin, ortaya çıkan kronik hastalıklar nedeniyle Kovid-19 gibi virüslere yakalanma ve olumsuz etkilenme riskinin daha yüksek olduğunu belirtiyor.
Soluduğumuz havada literatüre göre 187 hava kirleticisi bulunmaktadır. Bunlardan 30 tanesi hava kirliliğine yol açarak kentlerde yaşayanların sağlığını tehdit etmektedir.
-En önemli kirleticiler PM2.5 ve PM 10 toz zerrecikleridir.
– Gaz formundaki kirleticiler ise SO2 (kükürtdioksit) ve NO2(azotdioksittir)
Bunlardan sadece PM10 ve S02 her ilde ölçülmektedir. Kalıcı organik kirleticilerde özellikle sanayi bölgesinde ve çevresinde ölçülmelidir. Bazı illerde NO2 ve CO (karbonmonoksit) ölçülmektedir. En tehlikeli hava kirletici olan PM2.5 ölçülmediği gibi, Türkiye’de sınır değeri mevzuatı da bulunmamaktadır.
Havada kirliliği artarsa solunum hastalıkları, kalp damar rahatsızlıkları, astım ve sonuçta akciğer kanserine yol açarak erken ölüme yol açabilir.
Biz hava kirliliği var dediğimiz zaman mevcut değerlerin AB ve DSÖ değerlerinden en az 2 veya 4 kat fazla olduğu içindir.
Bursa’daki hava kirliliği probleminin çözülemeyen bir konu haline gelmiş olmasından endişe duyan, Nilüfer Gençlik Meclisi ve Fridays For Future Bursa aktivistleri, Bursa’nın hava kirliliği probleminin kronik bir noktaya ulaştığından, “Bursa’ya Nefes Ol” kampanyasını başlattığımızı ilan ediyor, iklim krizine karşı mücadelede yerel adımları güçlendirecek ve tüm canlıların ihtiyacı olan temiz havaya kavuşabilmemizi sağlayacak aşağıdaki talepleri için tüm yaşam savunucularının desteklerini bekliyorlar.
Talepleri ise şöyle:
Bursa Temiz Hava Eylem Planı’nın acilen etkin bir şekilde hayata geçirilmesi, Paris Anlaşması’nın onaylanması, mevcut ormanlarımızın mutlak ölçüde korunması, Bursa’daki tarımsal faaliyetlerde ilaçsız politikaların oluşturulması, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin bünyesinde faaliyet gösterecek “Hava ve Çevre Komisyonunun” kurulması, enerji verimliliği konusunda politikalar geliştirilmesi, yaşam alanlarımızın proje çatısı altında yağmalanmasına izin verilmemesi, projelerin izin aşamalarında “Sağlık Etki Değerlendirme” sürecinin mevzuatlar aracılığı ile uygulanması, alternatif ulaşım araçlarının kullanılması, gerekli teknik iyileştirilmelerin yapılmasıdır.
Hava kirliliği çok önemli bir halk sağlığı sorunudur. Her canlının yaşamaya hakkı vardır…

Gönülden gönüle

Dünya 2021 ekonomisinden neler bekliyor?