İyileri de okuyalım

CAMİİ
Ege Telgraf Admin
21 Ocak 2023

Hatay’da kilise cami olarak da bilinen Hüsnü Ataberk Camii İmam Hatibi Muhammet Öztürk’ün hepimize ders niteliğindeki paylaşımını okudum geçenlerde. Sizlere de iletmek, sizleri de düşündürmek istedim. Bu nedenle, bu haftaki yazıda “fabl” türünden bir hikayeye yer vereceğim. 

    Esasen, Muhammet Hoca ile yıllar önce Ege Telgraf için Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nda görüşmüştük. Bilgi birikimine saygı duyduğum, cemaatin soru ve sorunlarına yaklaşımını takdir ettiğim bir din görevlisidir. Merhum babası Hüseyin Öztürk gibi hafızdır ve oğlu Rafet Öztürk’ü de hafız olarak yetiştirmiştir. 

    2017 yılında TRT Diyanet’ in İmam ve Kıraat programı için okuduğu Kuran-ı Kerim tilaveti ve hocanın günlük yaşama dair açıklamaları Youtube’dan izlenebilir. Programda pek çok insanın zor gününde önce onlara koştuğunu, sırlarını paylaştığını, günün her saati aradıklarını anlatıyor Muhammet Öztürk. 

   Ezcümle, bazı pisliklerin rezaletlerini okuyoruz ya, bazı sorulara verilen cevaplara zıplıyoruz ya sinirden, temiz insanları da görelim istedim. İyi hocaların, hala halkın ‘güvenli limanı’ olduğunu hatırlatmak istedim. Paylaşmayı, dürüst olmayı, kul hakkı yememeyi, saygı ve sevgiyi anlatan, bilgili ve bildiğini insanlarla dosdoğru paylaşan, yol gösteren, adalete işaret eden, görevini hakkıyla yerine getirerek camileri de bir okul olarak gören tüm din görevlilerine, Muhammet Öztürk vesilesiyle teşekkür etmek istedim.

    Camiler ve Din Görevlileri Haftası ya da Ramazan ayı içinde aklımıza gelmesinler sadece, iyilere her zaman ihtiyacımız var. Her yaştan insanla beş vakit bir arada olan hocalarımıza her gün büyük görev düşüyor. 

SIPANIN HİKAYESİ  

Bir sıpa yiyip içmeyi terketti. Bedeni zayıfladı, kulakları aşağıya sarktı, nerdeyse bitkinlikten bedeni toprağa düşecek hale geldi.

Baba eşek, oğlundaki bu günden güne çöküşü fark etti. Bunun sebebini öğrenmek istedi. Onun ruhi ve sıhhî durumuna muttali olmak için tek başına ona geldi. 

– Oğul, bu halin nedir? Sana en güzel arpaları getiriyorum, sen hâlâ yemeği reddediyorsun. Anlat bakalım ne oldu sana? Bunu kendine niçin yapıyorsun? 

Canını sıkan biri mi var?

Sıpa başını kaldırdı ve babasına cevap verdi:

– Evet baba, insanlar canımı sıkıyor. 

Baba eşek şaşırdı. 

– Ne yapıyorlar ki?

– Biz eşekleri aşağılıyorlar baba!

– Nasıl oğlum?

– Görmüyor musun? Biri kötü bir iş yaptığında ona eşek diyorlar. Çocuklarından biri, bir rezillik yaptığında eşek diyorlar. Biz buna müstehak mıyız? Aptallarına eşek diyorlar. Baba biz böyle değiliz. Bıkmaksızın çalışıyoruz, anlıyoruz, biz hissiz değiliz. 

Baba eşek ne diyeceğini bilemedi. Hızlıca kulaklarını sağa sola hareket ettirdi. Sonra sıpanın anlayacağı şekilde konuşmaya başladı. 

– Bak oğul! Onlar insan. Allah onları diğer mahlukattan üstün yarattı. Fakat onlar bizden önce kendilerine çok kötülük yapıyorlar. Mesela sen ömründe hiç kardeşinin malını çalan eşek gördün mü veya duydun mu? Kendinden daha zayıf olan diğer eşeklere herhangi bir şekilde azap veren bir eşek gördün mü? Diğerlerine rengi, cinsi ve dili nedeniyle ötekileştiren ırkçı bir eşek gördün mü? Veya niçin toplandıklarını bilmeyen eşekler zirvesi duydun mu? Herhangi bir gün arpa elde etmek için bir Amerikan eşeğinin bir Arap eşeğini öldürme planı yaptığını işittin mi? Yabancı bir devlet için çalışan veya kendi ülkesinin eşeklerinin aleyhine komplo kuran eşek gördün mü? Kendi ehlini hizipçi esasa göre ayıran eşek gördün mü?

Tabii ki eşekler aleminde bu tür insanî cürümleri işitmedin. Acaba insanlar, yaratılış hikmetini ve bunun gereklerini iyice biliyorlar mı?

Bu nedenle ey oğul, senden eşek gibi davranmanı istiyorum. Benim ve annenin başını dik tutturmanı istiyorum. Eşek oğlu eşek kalmanı istiyorum. Boşver insanları oğul! İstediklerini desinler. Eşek olmamız övünç olarak bize yeter.

Biz yalan bilmeyiz, biz öldürmeyiz,

Biz çalmayız, kimsenin arkasından konuşmayız, kimseyi kötülemeyiz,

aramızda yaralı ve ölüler varken oynamayız.

Bu cümleler sıpanın hoşuna gitti. Kalktı ve şöyle diyerek arpaları yemeye başladı:

– Evet, bana dediğin gibi kalacağım baba. Eşek oğlu eşek olmakla iftihar edeceğim. Sonra ölüp toprak olacağım, yakıtı insanlar ve taşlar olan cehenneme girmeyeceğim.

 İYİ HABER

Amatör denizci Başak Mireli Öcel, teknesi İstanbul ile tek başına gerçekleştirdiği Atlantik seyrini tamamladı. Atlantik Okyanusu’nu yelkenliyle tek başına geçen ilk Türk kadın denizci olan Mireli Öcel, 23 Aralık 2022 tarihinde yola çıktı, 16 Ocak’ta  Martinik’e vardı.

GÜZEL İÇERİK

Genç oyuncu Atakan Çelik, Youtube kanalı “Basfi ile deneysel bilim” ile kimya bilimine renk katıyor. Birbirinden ilginç ve eğlenceli deneyler yapan Çelik, bazen termometre bazen de kopmayan gazete üretiyor. Gençler bilimle tanışırken sıkılmıyor. 

10 sene önce

KİTAP

Demirtaş: İkinci yüzyıl için sorumluluğumuz çok büyük