Yoncaköy’deyiz, bundan 25 yıl kadar önce. Akşam geç saatte aile dostlarımızla bir aradayız. Ev sahibi acıkmış olacak ki yağda yumurta kırdırmış. Biz tokuz; ama öyle ısrar ediyor, öyle ısrar ediyor ki...

Yoncaköy’deyiz, bundan 25 yıl kadar önce. Akşam geç saatte aile dostlarımızla bir aradayız. Ev sahibi acıkmış olacak ki yağda yumurta kırdırmış. Biz tokuz; ama öyle ısrar ediyor, öyle ısrar ediyor ki “İlla tadın. Bu köy yumurtası” diye, baktık olmayacak, geçiyoruz masaya biz de. O nasıl yumurta kardeşim! O nasıl renk, o nasıl lezzet! Kuşkusuz yağın da payı var lezzette; ama bu yumurtaysa bizim yediklerimiz ne? 25 yıl olmuş, hala arada babamla konuşuruz, şimdi buraya yazıyorum. 25 yıl unutulmayan lezzet olur mu, oluyormuş. Ailenin büyükleri “eski tadı yok” deyince burun kıvırırdık. Öğrendik ki yerinde, vaktinde, doğal yetişen her bir ürünün tadı, kokusu, rengi benzersizmiş. Ninelerimizin, dedelerimizin yedikleri çoğu gıdayı beğenmemeleri yaşlılık huysuzluğundan değil bilgeliktenmiş.

92 FİRMADAN 51’İ TAAHHÜT VERDİ

Bugün biliyoruz ki o lezzetli yumurtalardan bir daha yiyebilmenin yolu, ülkemizdeki tarım ve hayvancılığı elbette beraberinde gıda endüstrisini iyileştirmekten geçiyor. Sağlıklı toprak, doğal ot ve yem, yayılacak alan önceliğimiz. Sonra tüketiciye ulaşana dek düzenli veteriner hekim kontrolü, hijyenik kesim ve paketleme gibi farklı aşamalar geliyor. İşte tüm bu sürecin ta en başından, “hayvan mutluluğundan” başlaması gerektiğini savunan “Kafessiz Türkiye” hareketinden bahsetmek istiyorum size. Sosyal medya hesaplarındaki paylaşımlarına denk gelmişsinizdir. Kafeslere sıkıştırılan tavukları kurtarmayı amaçlıyorlar. Türkiye’de faaliyet gösteren 92 firmadan 51’inden taahhüt almayı başardılar bile. Görmeyen varsa, kendi cümleleriyle anlatıyorum.

DOSYA KAĞIDI KADAR YAŞAM ALANI

Oluşum kafes sisteminin, hayvanlar açısından en kötü şartların olduğu endüstriyel hayvancılık kolu olduğuna dikkati çekiyor. Kafessiz Türkiye’nin sayfasındaki bilgilere göre, tavuklar duyarlı ve bilinçli canlılardır. Çevrelerine karşı ilgili ve meraklıdır. Doğal ortamlarında tüm günü dolaşarak ve keşfederek geçirir. Anne tavuklar her anne gibi yavrularına empati duyar ve yavrularına sevgi hisseder. Civcivleri daha yumurtanın içindeyken onlarla iletişim kurabilir. Ancak kafes sisteminde hayvanlar 1- 1.5 senelik hayatlarının neredeyse tamamını hiç çıkmadan demir kafeslerde sıkışık bir şekilde geçirir. Kanatlarını dahi açacak yer yoktur. Her tavuğa sadece bir dosya kağıdı genişliğinde yaşam alanı düşer. Kalabalık, dar kafeslerde yaşayan tavuklar hiçbir temel doğal davranışını sergileyemez. Dolaşamaz, kanatlarını rahatça açamaz, zeminde oturamaz, güneş ışığını görmez. Toprağa erişimleri olmadığından temizlenmek için metal tellere sürtünerek toprak banyosu yapmaya çalışır. Bu konudaki bilimsel araştırmalara göre, kafesler hayvanlar için açık ara en kötü sistemdir. Kafeslerin ortadan kaldırılması, tüm sorunları çözmese de hayvanların çektiği acıları kayda değer miktarda azaltan ve kısa vadede uygulanabilir bir adımdır. Hayvanların toprağa basma, yürüyebilme, daha fazla alana sahip olma, kanatlarını germe, tünek ve folluk kullanma gibi ihtiyaçlarını karşılayabilmelerini sağlar.

TALEP DEĞİŞİRSE ÜRETİM DEĞİŞİR

Kafessiz Türkiye ekibi, sorunun en etkili şekilde perakendeciler, restoranlar, gıda imalatçıları ve sağlayıcılarını hedef alarak çözüleceğine inanıyor. Firmaların kullandığı hayvan hakları ve sürdürülebilirlik gibi temaları, kaldıraç olarak kullanıyor. Asıl sorunun ise, endüstriyel yumurta üreticilerinden kaynaklandığını savunuyor. Üreticilere karşı yapılan kampanyalardan sonuç alınamadığından yumurta satan ve kullanan aracı firmaların taleplerini değiştirmek amaçlanıyor. Böylece üreticiler de yöntemlerini değiştirmek zorunda kalıyor. Bu konuda bazı kampanyaların siyasetçilere ve devlet kurumlarına yönelik olduğunu da hatırlatan ekip, “Yasa değişikliklerini kolaylaştırmak için sektörün büyük kısmının kafesleri terk etmesi gerekir. Kafes eziyetini yasaklamış diğer ülkelerde de yasal düzenlemeler, şirket politikaları değiştikten sonra gerçekleşmiştir.” görüşünü savunuyor. Kafes karşıtı kampanyaların pek çok ülkede başarılı olduğunu belirten “Kafessiz Türkiye”, gelişmiş ülkelerde kafesleri terk etme taahhütleri imzalandığını; Endonezya, Bulgaristan, Romanya ve Brezilya gibi pek çok gelişmekte olan ülkede kafes karşıtı politikaların benimsendiğini; Çekya gibi bazı ülkelerde ise kafes sisteminin yasaklandığını vurguluyor. 2022 Yumurta Takip Raporu www.kafessizturkiye.com sitesinde yayımlandı. Türkiye’deki şirketlerin yumurta tercihlerinin takibini sağlayan tek belge olma özelliğini taşıyan raporda Türkiye’de faaliyet gösteren ve kafessiz yumurta taahhüdü veren 51 ve henüz taahhüt vermemiş̧ 41 firma olmak üzere toplamda 92 firma bulunuyor. Ülkemizde kapatıldığı kafeslerde acı çeken tavuk sayısının yüz milyona yakın olduğu tahmin ediliyor. Kafessiz Türkiye’nin çalışmalarını, taahhüt aldıkları markaları, internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden takip edebiliriz. Daha önemlisi, alışverişlerimiz ile yeme, içme ve konaklama mekânı seçimlerimizde “kafessiz yumurta” taahhüdü veren markalara öncelik vererek çalışmalara destek olabilir, ülkemizin geleceğine yatırım yapabiliriz. Hepimize büyük görev düşüyor.