‘Sorumluluk’ kelimesi sizin için ne anlam ifade ediyor bilemiyorum ama bu olgunun başarı ile doğru orantılı olduğundan çoğunluk olarak hemfikir olduğumuzu düşünüyorum. Sorumluluk denince çoğu insan...

‘Sorumluluk’ kelimesi sizin için ne anlam ifade ediyor bilemiyorum ama bu olgunun başarı ile doğru orantılı olduğundan çoğunluk olarak hemfikir olduğumuzu düşünüyorum. Sorumluluk denince çoğu insanın aklına işi, okulu, ailesi ya da yakınlarına karşı yapmakla yükümlü olduğu görevler gelir. Evet, sorumluluk kavramı gelişmiş insanların sadece iş veya okul ortamında değil; hayatın her alanında başarıya ulaşmaları daha olasıdır. Ancak kişinin tüm bunlardan daha önce gelen bir sorumluluğu vardır o da; iyi yaşamak… Söylediğim kimilerine bencilce gelebilir ama şu bir gerçek ki; insanın kendine verdiği değer ile yaşamındaki diğer tüm faktörler arasında doğrudan bir orantı vardır. Altını çizerek belirtmek isterim ki; kendine karşı sorumluluklarını yerine getirmeyen yani ‘Nasıl daha iyi yaşarım?’ sorusu ile hiç yüzleşmemiş anne-babalar istemsizce çocuklarına görev bilinciyle yaklaşabiliyor. Fakat çocuklar; iyi yaşayan, nasıl daha iyi yaşanacağını bilen, bu konuda yenilenmeye açık ve tüm bunlara hayat tarzları ile örnek olan anne babalara ihtiyaç duyar. Kısacası ebeveynlerin, kendi hayatı için ‘daha iyi’ olmak adına hiçbir şey yapmadan çocuğa tamamen sorumluluk algısı ile yaklaşması uzmanlarca doğru bulunmuyor. Aksine böyle bir örnek ile yetişen çocukların yetişkin olduğunda ‘başkaları’ için yaşayan mutsuz bireyler olması kaçınılmaz olabiliyor. İnsanın kendi ile ilgili sorumlulukları hakkında öz eleştiri yapması başkalarını yorumlaması kadar kolay değildir. Örneğin; alın yazısı ve kötü talihi tanımlamak için sıklıkla kullanılan “Böyle olaylar hep beni bulur” , “Gördünüz mü yine başıma neler geldi!” gibi cümleler sorumluluklarımızı görmemek için sıklıkla kullandığımız cümlelerdir. Ara sıra kendimize karşı olan sorumlulukların dışında gelişen olayların yansımalarını yaşıyor olsak da farkında olmadan kendi kendimize ürettiğimiz problemler de yadsınamayacak kadar çoktur. Konuyu özetleyecek olursam; anne-babaların kendilerine karşı sorumluluk sahibi olmaları ve çocuklarına örnek olarak erken yaşta bunu aşılamaları gerekiyor. Zaten bu kavram oturduğunda yazının başında bahsettiğim iş, okul, aile ve arkadaşlara karşı olan sorumluluk bilinci kendiliğinden gelecektir. Dipnot olarak şunu da belirtmek isterim ki; kişinin olumsuz her şeyden kendini sorumlu tutarak suçluluk duygusunu yaşaması da kişisel sorumsuzluğa çok net bir örnektir.