‘Kimsesizlerin kimsesi’ Cumhuriyet

Yılmaz DURMAZ
29 Ekim 2020

“Kolay gelmedi bu mutlu günler
Toprağa çelenk oldu şehitler”
Dediği gibi şairin… Bu çelengin ‘kardelenleriydi’ Sarıkamış’ta karlar altındaki şehitler…
Cumhuriyet kolay kazanılmamış. Çok badireler atlatılmış. Çok engeller aşılmış, çok şehitler verilmiş…
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ‘Cumhuriyet nedir?’ diye soran köylü vatandaşa “Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesidir” diye cevap vermiş.
Bugün geçmişimizden aldığımız güçle, ezelden ebede büyük umutlar ve emin adımlarla birlik ve beraberlik içerisinde yürürken, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türk Milletinin Karakterine ve Geleneklerine En Uygun İdare” olarak ifade ettiği dirilişin sembolü Cumhuriyetimizin kuruluşunun 97’nci yılını kutlamanın gururu ve coşkusunun yaşandığı günü bir kez daha kutlayacağız.
Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve onun kahraman silah arkadaşları olmak üzere şanlı ecdadımızı, kanlarıyla bu toprakları vatan yapan aziz şehitlerimizi, kahraman gazilerimizi, rahmet; minnet ve şükranla yâd ediyorum…
Bin bir zorluklarla emperyalist devletlere karşı verdiğimiz şanlı kurtuluş savaşından çıkar çıkmaz, ülkemiz demir yolu ağı ile örülmüş, birçok fabrikalar kurulmuştur. Hızla büyümüş ve özellikle son yıllarda kimsenin hayal dahi edemeyeceği dev projeleri hayata geçirmiş, devletimiz ve milletimiz iş birliği içinde dünyanın en güçlü ekonomisine ve ordusuna sahip ülkeler arasına girmeyi başarmıştır.
‘Hakimiyetin kayıtsız şartsız milletin olduğu’ yönetim şeklidir Cumhuriyet. Demokratik, laik ve sosyal Cumhuriyet ve onun kazanımları ırk, dil, din, inanç, cinsiyet farkı gözetmeksizin her Türk vatandaşının ortak varlığıdır.
Karşıyakalılar tarafından çok sevilen Müftümüz İsa Gürler’in bir konuşmasındaki sözleri hep kulaklarımda çınlar: “Vatanı kurtaran, Cumhuriyetimizi kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, vatanımız için canını ve kanını feda etmiş şehitlerimiz, gazilerimiz olmasaydı bayrağımız dalgalanabilir miydi gönderde? Ezanımız okunabilir miydi minarelerde? Namazımızı kılabilir miydik? …”
Yaşadığımız coğrafyanın politik ve stratejik önemi, karşımıza sürekli iç ve dış düşmanları çıkarıyor. Çıkarmaya da devam ediyor…“Her ağacın kurdunun özünden olduğu” gerçeği iyi bilinir. Emperyalizmin bizi bize düşürmek için elinden geleni ardına koymadıklarını da görüyor ve yaşıyoruz. 15 Temmuz gecesi bunu hepimiz yaşadık. 15 Temmuz gecesi Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından gerçekleştirilen hain darbe kalkışması milletimizin devletine ve iradesine sahip çıkma kararlılığı sonucu geri püskürtülmüş ve bütün dünyaya çok önemli bir mesaj verilmiştir.
Irak’ta, Libya’da, Mısır’da, Suriye’de… Emperyalistlerin ülkeyi ne hale soktuklarını, kardeşi kardeşe düşman ettikleri hatta birbirini yok ettikleri gerçeği gözler önünde.
Emperyalizme ve onun işbirlikçilerine karşı durmak, ülkesini, bayrağını, ezanının sesini seven herkesin görevi.
Bu yıl bütün dünyayı etkisi altına alan korona virüse karşı gösterilen mücadelede de ancak birlik ve beraberlik içinde hareket edersek başarı sağlarız. Sağlık otoritelerinin belirlediği “Temizlik, sosyal mesafe, maske takma” kurallarına uymamız şart. Hepimiz için, sağlık için bu kurala uymaya özen göstermeliyiz.
Dünyayı ve ülkemizi tehdit eden pandemiye karşı savaşan sağlık emekçilerimizi, Kurtuluş Savaşı’nda cephede savaşan askerler gibi düşünerek onlara yardımcı olmak vatandaşlık görevinin yanında insanlık görevidir.
SON SÖZ: ‘Cumhuriyet düşüncede, bilgide, sağlıkta güçlü ve yüksek karakterli koruyucular ister.’
M.K. ATATÜRK

Şevval ve Keriman…

Yaşasın Cumhuriyet, milletindir hakimiyet