‘Kitap okur bir millet olmamız gerekiyor’

Mazlum VESEK
20 Ağustos 2022

Eğitimci Murat Aksoy’un öncülüğünde hazırlanan Şiir-Yazı Antolojisi ‘Berceste’ okurla buluştu. Aksoy, çeşitli disiplinlerden yazınsal ürünlerin yer aldığı çalışmanın ayrıntılarını anlattı

Türkiye’nin her tarafından eğitimciler ve gençler bir süredir edebiyat paydasında antolojilerde buluşuyor. Eğitimci Murat Aksoy’un hazırlamış olduğu ‘Berceste’ adlı antolojide şiirden öyküye, araştırmadan makaleye farklı alanlarda çalışmalar yer alıyor. Özellikle gençlerin yazarlık yeteneğini geliştirme amacı taşıdıklarını ifade eden Aksoy, “Birden çok ekipte yer alan genç yazar kardeşlerimiz, her bir kitapta yazılar yazarak belli bir yazım olgunluğuna kavuşma fırsatı bulurken kitap adının seçiminde fikirler beyan edip, kitabımızın takdim bölümünü yazma, kitabımızın arka kapağına bölüm ekleme ya da kapak tasarım ekibine dahil olarak bu yönde kendilerini geliştirebilme şeklinde deneyimler elde edebilmektedirler” dedi.

Türkiye’de kitap okuma konusunda yaşanan sıkıntıya da değinen Aksoy, “Her sene okullarımızda gerçekleştirdiğimiz kitap okuma saati gibi çeşitli etkinliklerin velilerimizin de katılımlarıyla bir yaşam tarzına dönüşmesini sağlamak ve gerçek anlamda kitap okur bir millet olmamız gerekiyor” ifadesine yer verdi.

  • Hazırladığınız çalışmada Türkiye’nin farklı kentlerinden kalemlerin olduğunu görüyoruz. Öncelikle bu bir araya gelişi bize anlatır mısınız?

Bu 2 yıldır devam eden güzel bir hikaye… 2 yıl önce pandeminin en yoğun yaşandığı, herkesin eve tıkıldığı günlerde birkaç arkadaşla sosyal medyada bir araya gelerek Mihrimah adını verdiğimiz antolojiyle başladık bu güzel yolculuğa. Ortaya koyduğumuz çalışma beğenilmiş olacak ki katılan arkadaşların bir kısmı devam etti, duyan, gören kitabı eline alan tanıdıklardan ekibe katılanlar oldu ve kurulan ekiplerin devamı geldi.Şu ana kadar 15 antoloji, 10 tane öğretmen anıları serisi ve 4 seride Seçkin Eğitimcilerden Özgün Yöntemler kitaplarını çıkardık. Bu çalışmalar devam ederken ben de naçizane KENDİMCE adını verdiğim tüm yazılarımın olduğu bir kitap ve değerler eğitimini işlediğim ÇOCUKÇA adlı kitabımı çıkardım. Bugün itibariyle 31’inci kitabımızı elimize almamızın coşkusunu yaşıyoruz ekip olarak.

  • Yine yazar-şairlerin içinden her yaştan insana rastlıyoruz. Antolojiyi yayına hazırlarken her yaştan yazarı-şairi okumak size ne kazandırdı ve genç kalemler hakkındaki fikirlerinizi öğrenmek isterim.

Ekiplerimizde 12 yaşından 60’lı yaşlara kadar birçok arkadaşımız oldu. Bu çalışmalarımız yetişkin arkadaşlar için birikimlerini yazıya dökmeleri, tecrübelerini kayıt altına almaları adına oldukça önem taşırken genç arkadaşlarımız için de adeta bir yazarlık okulu işlevi sağlamaktadır.

Şöyle ki çalışmamızın her aşamasında bireysel katkı sağlamak mümkün. Özellikle birden çok ekipte yer alan genç yazar kardeşlerimiz, her bir kitapta yazılar yazarak belli bir yazım olgunluğuna kavuşma fırsatı bulurken kitap adının seçiminde fikirler beyan edip, kitabımızın takdim bölümünü yazma, kitabımızın arka kapağına bölüm ekleme ya da kapak tasarım ekibine dahil olarak bu yönde kendilerini geliştirebilme şeklinde deneyimler elde edebilmektedirler. Bu şekilde ekiplerimize devam eden ortaokul, lise ve üniversite öğrencisi bir çok arkadaşımız her bir ekipte biraz daha kendini geliştirme fırsatı bulmaktadır.

Sonuç olarak bu çalışmalar her bir katılımcıya bir çok kazanımlar sağlamakta ve eseri daha çok sahiplenme noktasında olumlu etki etmektedir.

FARKLI YAZINSAL ÜRÜNLER

  • Antolojide akademik yönü olan makaleler de gördüm. Bu çeşitlilik editörlük sürecinde sizi zorlamıyor mu?

Biz bu yola çıkarken tekdüzelikten kaçındık. Yani her bir arkadaşımızın heybesinde ne varsa onu kattık aşımıza.

Sürecimiz gerçekten tek başına kitap çıkarmaktan zor. Şöyle ki ekip kurulunca bir yandan kitabımıza isim bulup bir yandan da dosyaların kontrolünü ve düzeltmelerimi yapıyoruz. Kitabımızı üç kere ekip olarak kontrol edip düzeltmeler yapıyoruz. Bu arada bandrol ve adres bilgilerini toparlayıp kontrollerini sağlıyoruz. Bu süreç devam ederken kurduğumuz mini kapak ekibinde de kapaklarımızın tasarımını tamamlıyoruz. Daha sonra eser incelememizi de yapıp son aşamada İki Dost Yayınları’na dosyamızı teslim ediyor ve ortalama bir hafta gibi kısa bir süre sonra kitaplarımızı kargodan telim alıp keyif çayımızı yudumluyoruz.

Kimi anı yazdı kimi şairlik yönünü gösterdi kimi arkadaşlar da bilimsel çalışmalarını sergileme fırsatı buldu. Bize bu süreçte ise tatlı bir yorgunluk kaldı. O yorgunlukta, kitabı elimize aldığımızda, bir de arkadaşlarımızın sevinçlerini bizimle paylaştıkları satırlarda kaybolup gitti.

ESER BIRAKIYORSUNUZ

  • Çalışmanız Türkiye’nin her tarafını kapsasa da reklamı ve imkanı bol yayınevlerinde yer bulmayan kalemlerden oluşuyor. Daha önce de 30’dan fazla çalışma yaptığınızı okudum. Bir kitapta yer almak arkadaşlarınızda nasıl bir duygu uyandırıyor?

Bizim temel amacımız farklı şehirlerden birbirini tanımayan, şair ve yazar ruhlu dostları bir araya getirip ortaya ortak bir eser koymak. Ve sonrasında bu eseri sahiplenmek, onu sevdiklerimize hediye etmek. İnanın bu hazzın tarifi bir çok şeyden daha güzel. Düşünün, bir eser sahibi oluyorsunuz, sevdiklerinize imzalı olarak hediye ediyorsunuz. Ve belki de sevdiklerinize, evlatlarınıza yazdığınız dizeleri ölümsüzleştiriyorsunuz satırlarda.

  • Antolojiler internetsiz zamanlara göre çok az hazırlanıyor. Kitaplara ilgi nasıl?

Kitap okuma noktasında oldukça eksiğiz millet olarak. Her sene okullarımızda gerçekleştirdiğimiz kitap okuma saati gibi çeşitli etkinliklerin velilerimizin de katılımlarıyla bir yaşam tarzına dönüşmesini sağlamak ve gerçek anlamda kitap okur bir millet olmamız gerekiyor. Bunun için yapılan her bir çalışmayı çok önemli görüyorum.

BERCESTE ADININ SEÇİMİ

  • Antolojinin adı ‘Berceste’. Berceste bana daha çok “mısraı berceste” kavramını hatırlattı. İçerikteki çeşitliliğe rağmen şiirsel bir isim seçmenizin nedeni nedir?

Biz her bir ekipte ilk iş olarak kitabımızın adını oylamayla belirliyoruz. Tabii ki birçok farklı türde yazı ve şiiri barındıran bir çalışmada tüm içeriği kapsayan bir isim bulmak zor. Bu bağlamda ekip arkadaşlarımızın seçimleri sonucu bir isim belirliyoruz. Bizce güzel de oluyor. Zaten düşünün, film ya da şarkı isimleri bile bir çok kez içerikle tezat olmuyor mu? Mesela “Cumartesi olmazsa pazar gelirim” şarkısı vardır bir zamanlar, devamı bambaşkaydı…

  • Kitapta bir gazeteciye de rastladım. Mesleki olarak daha çok eğitimcinin olduğu bu çalışmada Tayfun Tuna dostumuzun varlığını neye borçluyuz?

Ekibimizde ağırlıklı olarak eğitimciler oluyor genellikle. Ancak sosyal medyada vs. bize kim denk gelirse Mevlana gibi “gel ne olursan gel” diyor ve ekibe dahil ediyoruz. Ve ortaya çok güzel zenginlikler çıkıyor. Bu zenginliğimizden biri de gazeteci Tayfun TUNA olmuştur. Kendisiyle BERCESTE kitabımızda buluşmaktan keyif aldık.

Murat Aksoy kimdir?

Murat Aksoy 1979’da Samsun’un Ondokuzmayıs ilçesinde doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Ondokuzmayıs ilçesinde tamamlayan Murat Aksoy 1997 yılında girdiği Ondokuz Mayıs Üniversitesi Amasya Eğitim Fakültesi Tarih Öğretmenliği Bölümünü 2001 yılında bitirdi. Aynı yıl Niğde’de Sosyal Bilgiler Öğretmeni olarak göreve başladı. Sırasıyla Sinop, Amasya, Tokat ve son olarak Samsun’da öğretmenlik yaptı. Evli ve 3 çocuk babası.

Murat Aksoy’un başta eğitim olmak üzere toplumsal sorunlar üzerine yazdığı şiir ve yazıları vardır. Çeşitli dergi ve gazetelerde yazılar yazan Murat Aksoy etkili sınıf yönetimi üzerine öğretmenlere hizmet içi eğitim kursları vermiştir. Orta düzeyde İngilizce bilen Murat AKSOY’un İnkılap Tarihi soru bankası kitabı, kendi yazı ve şiirlerinden oluşan KENDİMCE adıyla bir kitabı ile çocuklara yönelik değerler eğitimi temasını işlediği ÇOCUKÇA adlı şiir kitabı vardır.

Ayrıca self publishing sistemiyle, ekip arkadaşlarıyla antoloji, anı ve eğitim teknikleri türlerinde şu ana kadar 31 kitap çıkarmıştır.

https://www.facebook.com/Murataksoy555

İnstagram: murataksoysamsun

murataksoy55@hotmail.com

https://maksoy55.tr.gg/

Murat Aksoy, Şiir-Yazı Antolojisi Berceste, SAGE Yayıncılık, Ankara, 2022

hayat-devam-ediyor-ama

Yeni Hayat’a başlarken

Prensesi hatırlayalım