Küresel salgının getirisi yok, götürüsü çok!

salgin-uyarisi
Vahap DABAKAN
21 Haziran 2021

Gündemin birinci maddesi dünyada olduğu gibi ülkemizde de küresel salgındır. Küresel salgın süreci mutasyon ve üretilen aşı ile farklı bir boyuta geçmiş de olsa vaka sayıları, bu virüsün etkileri, kapanma süreçleri ve bu süreçlere bağlı olarak toplum içerisinde oluşan psikolojik travmalar gerginlik ve stres kat sayısını yukarılara çıkarmaktadır.
Bazen insanın aklına şu sorular geliyor; durmadan trafik kazaları sonucu birçok vatandaşımızı toprağa vermek zorunda kalıyoruz ama trafiği kapatmıyoruz veya araba üretimini durdurmuyoruz. Aynı şekilde madde bağımlılığından dolayı birçok gencimiz genç yaşta hayatını karartırken dünya bir türlü madde bağımlılığının önüne geçemiyor.
Küresel salgının gölgesinde ülkemizin kronik hastalıkları da artarak devam etmektedir. Ekonomi, madde bağımlılığı, alkol, trafik, çarpık kentleşme gibi çözüm bekleyen süreçler küresel salgının gölgesinde donmuş gıda misali bekletilmektedir. Küresel salgın sürecinin gereklerini elbette yerine getireceğiz, bunun tartışılacak bir yanı yok; ama ülkenin toplumsal ve ekonomik temel sıkıntılarının arka plana atılması ilerde toparlayamayacağımız sorunlarla karşı karşıya kalmamıza neden olacaktır…
Sosyal medya üzerinden yapılan paylaşım ve yorumları gördükçe hayal kırıklığımız bir o kadar daha yukarıya çıkıyor. Kültür ve saygı seviyesinin yerlerde süründüğünü söylemek gerekiyor. Niteliksiz eleştiri kültürünü bir kenara bıraktığımızda ağza alınmayacak argo ve aşağılayıcı sözcüklerin kullanıldığı bir nesille karşı karşıyayız. Aile terbiyesi ve örf adetlerin hiçe sayıldığı niteliksiz bir insan yığının izlerini görmek hem üzüyor hem düşündürüyor.
Eleştiri elbette olacaktır; eleştiri gaile duymaktır. Ortaya atılan düşüncenin daha iyiye gidebilmesi için fırsat ve katkıdır. Niteliksiz ve yıkıcı eleştiri ise seviyesizlik ve ortaya atılan görüşe saygısızlıktır, hazmedememedir. Sadece karşıdaki kişiyi hedef alarak yaralama ve küçük düşürme faaliyetidir. Maalesef ülkemizde en fazla niteliksiz eleştiri söylemi kullanılmaktadır. İnsanlar bu tarza var olmaya çalışanları kale almıyorlar; ama bu zatların çok fazla olmasından dolayı ülkem adına üzülüyorum.
Nerede, hangi yanlışı yaptık da bu kadar niteliksiz eleştiri üslubuna haiz kalitesiz insan yetiştirdik diye hayıflanıyor. Eğitimde fırsat eşitliği meselesi…
Küresel salgın sürecinde olumsuz etkilenen alanların başında eğitim gelir desek, zannederim çok az kişi bize karşı çıkar. Küresel salgınla birlikte ilk kapatılan ve her vaka artışında ilk kapatılması gündemde olan eğitim olmuştur. Eğitimde fırsat eşitliliğini sağlayacak olan devlettir. Kamu okullarında ücretsiz ve nitelikli eğitim hakkı bu ülkede yaşayan herkese verilmelidir. Yasalarımız da bunu emretmektedir. Küresel salgın sürecinde bölgeler arasında vakalar farklı bir şekilde seyredebilir. Böylesi bir dönemde bu da gayet normaldir. Ama bir bölgedeki vaka sayısının fazla olmasından dolayı başka bölgede kalan çocukların eğitim hakkını elden almak ne kadar doğru olur? Bu da başka bir boyuttur. Neyse şu günlerde yüz yüze eğitimler kısa gün dönemlerinde de olsa başladı. Küresel salgın sürecinden aşı sayesinde bir an önce kurtulmamız ve her noktada çocuklarımızın tam gün ve yüz yüze eğitim yuvalarına kavuşmaları en büyük dileğimiz…

“Gözlerin gözlerime değince, su katılıyor rakıya”; Cahit Külebi

Balık mı balık yağı mı?