Lübnan patlamasının gerçek yüzü! 

lubnanda-patlama-sonrasi-olu-sayisi-100-e-yukseldi
Vahap DABAKAN
13 Ağustos 2020

Lübnan’daki patlamayı anlayabilmek için geçmiş olayları iyi irdelemek lazım: Doğu Akdeniz’de keşfedilen milyarlarca metreküp doğalgazın bilinmesi gerekiyor. Bütün meselenin 2010 yılında ABD’li bir şirketin Lübnan’ın da sahili olan Doğu Akdeniz’de büyük bir doğalgaz yatağı keşfetmesiyle başladı. Bu konuya dikkat çekmek istiyorum…
Bu doğalgaz keşfedilmesinden sonra, İsrailli bakanın petrol ve doğalgaz arayacağı sahiller İsrail’indir deyince, Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail’i sert sözlerle uyardı. Bunun kabul edilemeyeceğini söyledi. Bu olay kavgayı daha da büyüttü. Lübnan baskıya karşı farklı yollar aradı…
İsrail ve Lübnan komşu iki devlet. Doğalgazın keşfedilmesinden sonra bu iki devlet arasında çatışma arttı. Deniz sınırı anlaşmazlığı başladı. İsrail doğalgazı kendi çıkarıp denize döşediği borularla Güney Kıbrıs’tan Yunanistan’a oradan Avrupa’ya ulaştırmak istiyordu…
Uzmanlar, Lübnan’ın yaklaşık 22 bin kilometrekarelik deniz sahasındaki doğalgaz rezervinin 96 trilyon metreküp, petrol rezervinin ise yıllık 865 milyon varil, hatta daha fazla olduğunu tahmin edliyor. İsrail bu yatakları rahat bırakma niyetinde değil…
27 Şubat 2020’de Lübnan tarihinde önemli bir adım attı. Lübnan Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Enerji Bakanının da katıldığı törenle petrol ve doğalgaz aramak için ilk sondaj çalışması başlatıldı. İsrail Lübnan’ı hemen uyarıp tehdit etti ve sürtüşme büyüdü…
İsrail ve emperyalist devletler, Türkiye ile doğrudan deniz komşusu olan ülkeleri saf dışı bırakmak istiyor. Türkiye deniz komşularıyla ittifaklar yaparak Doğu Akdeniz’de Münhasır Ekonomik Bölge ilanını yapmak istiyordu. Bu büyük bir plandı…
Lübnan Akdeniz’e sahili olan devletler ile anlaşma yaparak İsrail’in oyununu bozmak için adım attı. Türkiye tıpkı Libya’da yaptığı gibi Lübnan ile de kıta sahanlığı anlaşması yapmaya karar verdi. Bunu Lübnan da istedi. Lübnan-Türkiye anlaşmaya vardı…
Petrol ve gaz için insana acımayan bu kirli emperyalist çete aynı patlamaları Türkiye sahillerinde ve limanlarında da yapmak isteyecektir. Bir sonraki aşamada Türkiye de dâhil farklı ülkelerde suikastlar başlayacak. Patlama ile başlar, suikastlarla devam eder…
Lübnan, Akdeniz’de en önemli bir liman şehridir. Limandaki bu patlama ile Lübnan yıldırılmak istendi. Aykırı anlaşmalar yapması engellendi. Saf dışı bırakılmak istendi. Türkiye ile varılan anlaşmanın önü kesildi. Lübnan istikrarsızlaştırılmak ve zenginliğine el konulmak isteniyor olmasından bu patlama meydana getirildi…
Bu saatten sonra her nerede bir patlama meydana geliyorsa, terör eylemi, suikast, isyan ve darbelerin sebebi enerji ve enerji yollarının ve paylaşmamanın kontrolü içindir. Lübnan Başbakan’ın istifasına yol açan da bunlardan birisidir. Hedef ne özgürlük ne demomorasi ne din ne mezheptir. Hedef petrol ve doğalgaz ve yollarının kontrolüdür. Türkiye’de otorite boşluğu olmamalı ve Türkiye bu olayların üzerinde gidip haklarından vazgeçmemelidir…
Esas dikkat edilecek konu, Doğu Akdeniz’de stratejik öneme sahip olan Lübnan ilk adımı atmıştı. Bundan sonra atılacak en stratejik adım, Türkiye’nin önderliğinde bölgesel iş birliğine varmaktır. Anlaşma hazırdı. Lübnan’ın kıyısındaki limanda büyük patlama oldu. Beyrut neredeyse yerle bir oluyordu. İşte patlamaya neden olan olaylar böyle gelişti…

Bakmakla görmek farklı

muharrem-ince

İnce bir siyaset