Memur maaş zamlarında hüsran

Ahmet DOĞRUYOL
25 Ağustos 2021

Asıl hüsran olan ne biliyor musunuz? Memurlarımızın neredeyse yarısını temsil eden sendikaların, nereyse hiçbir istekleri olmayan toplu sözleşmeden mutabakatla ayrılmış olmaları. Bari uzlaşmayla kalkmasaydınız da, biz istedik alamadık demeye yüzünüz olsaydı. Yaklaşık 4 milyon memur, 2,5 milyon memur emeklisiyle 6,5 milyon, aileleriyle birlikte 25 milyon nüfusu ilgilendiren bir toplu sözleşme. Bizim hiç umutla bakmadığımız, ancak pek çok memur ve memur emeklisinin umutla bekleyişi, her zaman olduğu gibi maalesef yine hüsranla son buldu. Her iki yılda bir, 5 dönemdir yapılan toplu sözleşmelerde geçen 10 yılda, 6. Dönem toplu sözleşmelere iki yıl daha eklendi. Bizler sendikal faaliyetlerin içinde olduğumuz için oynanan tiyatronun sonucunu görüyorduk da, olan yine umutla bekleyen arkadaşlarımıza oldu.
Enflasyon karşısında her geçen gün eriyen maaşlarla, düşen alım gücüyle, bu günün şartlarında yüzde 50 zam verseniz bile, maaşları 20 yıl öncesinin alım gücüne getirmeniz zor. 2022’nin ilk altı ayı yüzde, ikinci altı ayı yüzde 7, 2023’ün ilk altı ayı yüzde 8, ikinci altı ayı yüzde 6 zam vermekte nedir?
Mevcut hükümetin 2021 yılı başında devletin gelirlerine yüzde 25 zam yapmışken, memura yüzde 12 zam vermekte nedir? Asgari ücrete yüzde 21.56, kamuda çalışan sürekli işçi kardeşlerimize yüzde 18 zam vermişken, Temmuz ayı enflasyonu yüzde 18.95 iken yüzde 12 zam nedir?
Defalarca dile getirmeye çalıştık. Enflasyon oranında zam demek sıfır zam demektir diye. Zam isteyecekseniz gerçekleşen enflasyon artı huzur payı olmalı diye. Bunu bile anlatamıyoruz. Ya da siz yetkili sendikalar, anlıyorsunuz ama, üç maymunu oynuyorsunuz.

‘SÖZDE ZAM’

Yetkili sendika sözde zam istiyor. İstediği zammın oranı hiç önemli değil. Neden biliyor musunuz? Zaten bir ay boyunca pazarlık yaparak aldığı maaş zammı 10 yıldır her zaman enflasyonun altında kaldı ve sözde enflasyona denkleştirildi. Yani 10 yıldır, bir ay boyunca yaptığı zam pazarlığının hiçbir manası yok. Bu güne kadar olmadı. Gelelim 23 Ağustos’ta mutabakatla sonuçlanan toplu sözleşmeye…
Yetkili sendikanın istediği zam yok…
Yetkili sendikanın istediği refah payı yok…
Geçmiş yılların kayıplarına karşılama yok…
Seyyanen zam yok….
Vergi diliminin yüzde 15 te sabitlenmesi yok…
2018 de söz verilen 3600 ek gösterge yok….
Sözleşmeli çalışmaya sonlandırma kadro yok…
Yardımcı hizmetler sınıfında çalışanların genel idari hizmetler sınıfına geçirilmesi yok…
Her şey ayna gibi ortadayken birde yetkili sendika bu tabloyu başarı olarak sunuyor ya, şahsen ben anlamıyorum. Anlayan memurlarımız varsa, bize de, anlatsınlar. Biz de yetkili sendikayı tebrik edelim. Yetkili sendikanın başarı olarak sunduğu kazanımlara bakınca az daha kendimden şüphe edeceğim.
5 bin lira maaş alan bir memura yüzde 10 fazla zam alsanız her ay 500 TL, yıllık 6 bin TL yapar. Diğer taraftan sizin ifadelerinize göre, memur için elde ettiğiniz üç beş kuruşu kazanım diye algı oluşturmaya çalışıyorsunuz ya, ne diyelim? Takdir memurlarımızın. Siyasi partilerin kontrolünde sendika olmaz. Olursa böyle olur. Otur otur. Kalk kalk. Bizden söylemesi.

Atatürk’ü daha iyi anla!

Tartışmaların odağında bir dernek: SİNEMATEK