Nebahat ile sohbetler…

Semra ÖNDER
2 Nisan 2021

Hoşgeldin nisan!
Yılın en sevdiğim aylarından biridir… Çünkü bize baharı getirir!
Cemreler düştü, doğa ana coştu…
Çağla bademler, mis kokulu erik ağaçları…
Renk renk çiçeklere büründü!
Açıldı gönlün perdeleri
Aralandı tüm kapılar
Açan her bir çiçeğin yaprağında
Yepyeni bir umut var!
Böyle dediğimde size de bir heyecan gelmiyor mu?
Bakmayın havanın kapalı olduğuna…
Nazlı yarimin son cilveleri bunlar…
İnanıyorum, bu bahar bize çok iyi gelecek!
***
Dua etmenin gücüne çok inanırım… Kalbin o tertemiz penceresini aralayıp bazen ellerin gönlünde, bazen avuç içlerin göklerde… Dile… Alabildiğine dile…
Çok sevdiğim bir söz vardır, ‘Allah vermeyeceği şeyin hayalini kurdurmaz’ diye… Ne kadar doğru, değil mi?
Sadece iyi olanı iste… Kalbini temiz tut… Samimi ol…
Kalpten gelen güzellik her zaman mükafatlandırılır…
Peki, neden bunları söylüyorum?
Çünkü bir kitap aldım ve çok sevdim. Sizinle de paylaşmak istedim:
‘Ol Der ve Olur’, Tuğçe Işınsu tarafından 2016 yılında kaleme alınmış bir kitap… Uzun zamandır raflarda gördüğüm bu kitabı sonunda almak nasip oldu…
İlk izlenimim enerjisi yüksek bir kitap olduğu… Bakalım, beni hangi yolculuğa çıkaracak…
***
Geçtiğimiz günlerde Nebahat ile oturduk sohbet ediyoruz…
– Yaz da geldi be Semruş…
– He, geldi Nebahat…
– Geçen yaz da sen evde oturmuştun dimi Semruş…
– He, oturdum Nebahat…
– Bu yaz ne yapacaksınız Semruş…
– E bakalım kısmet Nebahat…
– Biz şimdiden Çeşme- Bodrum arası programı yaptık Semruş…
– Hayırlısı olsun Nebahat…
– Virüs de hala bitmedi be Semruş…
– E, senin gibilerde kabahat!
Daha da bir şey söylemeyeyim, siz mesajı aldınız!
Baharın kıymetini bilin… Haftaya görüşürüz!

Sen misin istemeyen, buyur sana aynı hakem

Aslında iyi değildim