Ortakçılar’ın yazarı Talip Apaydın

Mazlum VESEK
29 Eylül 2020

Köy Enstitülü yazar Talip Apaydın 28 Eylül 2014’te vefat etti. Özellikle Kurtuluş Savaşı’yla ilgili yazdığı romanlar temasıyla farklılık yarattı. Anısına saygıyla hayatını ve “Ortakçılar” romanını anlatıyorum.
1926′da Ankara Polatlı′nın Ömerler beldesinde dünyaya geldi. Şiir, öykü ve roman yazarı. Çifteler Köy Enstitüsü ve Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü′nde öğrenim gördü. Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümü′nü bitirdi. Çeşitli il ve ilçelerde öğretmenlik yaptı. İlk şiirleriyle öyküleri 1945, 1946′da Köy Enstitüleri dergisinde yayınlandı. Yoğun bir duygusallıkla toplumcu şiirler yazdı. Ardından roman ve öyküye yöneldi. Köy edebiyatını izleyen yazarlar arasında yer aldı. İlk romanı ‘Sarı Traktör’de tarımda makineleşme konusuna umutla yaklaştı. Yarbükü′nde ise köylüler arasında toprak ve su çekişmelerinin olduğu zorlu yaşam koşullarını anlattı. Öykü ve romanlarında doğa betimlemeleriyle birlikte insan ilişkilerini de kendi doğallığı içinde yansıttı. Anı, oyun, çocuk edebiyatı türlerinde de eserler verdi.
Edebiyata şiirle başlayan Apaydın daha sonra öykü ve romana yöneldi. İlk şiirleri ve öyküleri Köy Enstitüsü Dergisi’nde yayımlandı. Ayrıca Fikirler, Yeditepe, Beraber, Yeni Ufuklar, Varlık, İmece ve Türk Dili dergilerinde de yazıları şiirleri yayımlandı. Köy Edebiyatı akımının temsilcileri arasında yer aldı. İlk romanı Sarı Traktör ile tarımda makineleşme konusuna bir umut olarak yaklaştı. Yarbükü’nde ise köylüler arasında toprak ve su paylaşımı ile ilgili çekişmelerin olduğu zorlu yaşam koşullarını anlattı. Öykü ve romanlarında doğa betimlemeleri ve insan ilişkilerini tüm doğallığı ile yansıttı. Anı, oyun, çocuk edebiyatı türlerinde de eserler verdi.
Apaydın, Tütün Yorgunu ile 1976 Madaralı Roman Ödülü’nü, Köylüler romanıyla 1992 Orhan Kemal Roman Armağanı Yapılar Yapılırken ve Otobüs Yarışı’yla 1975 TRT Yayınlanmamış Radyo Oyunları Sanat Ödülleri’ni aldı.

ORTAKÇILAR ROMANI
Yazar, kitabının ön sözünde “babasının on altı yıl askerlik yaptığını, savaşlar bitince köyüne döndüğünü fakat orada tarla taban hiçbir şey bulamadığını o yüzden de bey çiftliklerinde ortakçı olarak çalıştığını dile getirmiştir. Romanda Köy Enstitüsünün son sınıfına geçen Sefer, yaz tatili nedeniyle, mandoliniyle birlikte babası Durmuş’un, ortakçılık yaptığı Hasırlı Çiftliğine gelir. Durmuş; Sefer’i, annesinin uzaktan akrabası olan, çiftlik beyinin karısı Melahat Hanım’a, çocuklarına, yaşama biçimlerine yönelterek oğlunun bu tür yüksek bir yaşama katılmasını ister, bunun gerçekleşmesi için çabalar. Oysa Sefer, yoksullardan yana tutumla yaşlı babasının çeltikte çektiği sıkıntılar karşısında ona yardımcı olmaktan, bey ailesine sırt dönmekten yanadır. Öte yandan aile karşısında üstüne başına, davranışlarına bakarak hem eksiklik duygusuyla utanır hem de ailenin kendi yaşıtı kızının etkisiyle gizlice bu yaşama ilgi duyar. Böylece romana yetişme çağındaki delikanlının sancıları, büyüme sorunları da eklenmiş olur.

Yaşlanmaktan korkma ama zamanı ertele…

Son düdük son an değilmiş anladık