Panik ve heyecan butonları

Ayşe Tuğçe PEKMEZCİ
24 Ekim 2020

Yaz kışa dönerken ve havadaki kokular yerini bahara bırakırken, bu haftaki yazı köşesine hoş geldiniz köyün delisi okuyucuları…
Bahar size neler getirmeye başladı?
Tam da mevsimsel yaşanan depresyonların kucağındayız, acaba güneşe ve sıcak anlara bu kadar tutkumuz neden? Yoksa solan renkler bize her seferinde kayboluşu ve hayat döngüsünü mü hatırlatıyor?
Her neyse bu hafta oturumlarda bazı karmaşıklık ve tekrarlara denk geldik, bakalım bunlar nelermiş…
***
Zihnimiz, algımız gün içerisinde olayları yorumlayarak bizim ‘bakış açısı’ dediğimiz bir durumu oluşturuyor. Bir olayla karşılaştığınızda bu sizin bakış açınızdan nasıl görünüyorsa durumu o şekilde yorumluyorsunuz. Beyninizin filtreleri varmış ve bilgiler buradan süzülüyormuş gibi düşünebilirsiniz. Bazen yazılarda ‘şemalardan’ bahsettiğim de oluyor zira temel mantığı aynı şekilde işliyor. Herhangi bir olay karşısında başkalarından farklı tepkiler veriyor olmanız da filtrelerinizin, sizin açınızın diğerinden farklı olduğunu gösteriyor bize. Her zaman iyi filtreler olmuyor tabi ki. Üzülmenize, kırılmanıza ve çokça sinirlenmenize yol açıyor olabilir, hem de siz fark bile etmeden. İşte buna benzer durumlardan olan ‘panik ve heyecan butonları’ bu hafta sık denk geldiklerimden.

***
Hangi olaylar size panik yaşattırır? Ya da hangileri heyecanlandırır?
Panik ve heyecan butonlarını zihninizde birbirine çok yakın alanlar olarak düşünürseniz işiniz daha kolay hale gelebilir. Fizyolojik olarak sizi heyecanlandıracak bir durumun içindeyseniz ve filtreleriniz bu durumu o kadar da iyi olarak algılamıyorsa işler bir anda sarpa sarabilir ve panik butonunu aktif hale getirebilirsiniz.
Düşünün ki bir yere adım atacaksınız, sizi heyecanlandıran bir bölgeye mi girmek isterdiniz yoksa panik durumuna sokan mı?
Bunları yaşayan ve daha önce birlikte çalıştığımız danışanlarım bu dengenin kurulmasının ne kadar zor olduğunu biliyor. Aslında içinde keyif barındıran tatlı heyecanlar yaşanacak iken panik olup her şeyi karmakarışık görmeye başlıyoruz. Biraz öğrendiklerimizden, gördüklerimizden, biraz ailemizden ve arkadaşlarımızdan, biraz internetten ve farklı kaynaklardan gördüğümüz şeylerden serpince üzerine, ortaya tadından yenmeyecek bir yemek çıkıyor.
***
Sizin panik butonunuz en son ne zaman aktif hale geldi?
Acaba yaşadığınız olaya bir başkası olsa nasıl yaklaşırdı?
Güzel bir heyecanla o durumu yönetebilseydiniz sonuçları nasıl olurdu, değişir miydi?
Tüm bu durumlardan sonra, zihninizde, size kalan şeyler neler olurdu?
Eğer bu konuda pratik yaparak gelişmek istiyorsanız, geçmişin parçalarını kullanarak neler yaptığınızı görebilir ve sonraki durumları şekillendirmeyi deneyebilirsiniz.
Tüm keyifli heyecan butonları aktif!
Sağlıklı ve paniksiz haftalar dilerim..

Medeniyet mi? Doğa mı?

Türkiye kor ateş gibi, saldıranlar eriyor!