Sağlık işi, ekip işidir

Ege Telgraf Admin
25 Ocak 2023

Hayattaki en önemli ihtiyacımız sağlıklı olmak. Sağlıklı olmamız için ise öncelikle bireyin kendi sağlığını dikkat etmesi, hastalanması durumunda ise, hekiminden hemşiresine, ebesine, Acil tıp teknisyenine, tıbbı sekreterine, laborantından, röntgen teknisyenine, eczacısından, hasta bakıcısına, temizlik personelinden, güvenliğine, idari sınıf çalışanlarına kadar, kısaca ayrım yapmaksızın sağlık kolundaki birbirini tamamlayan 39 sağlık branşına ihtiyaç vardır. Sağlık hizmeti sunucularından birinin olmaması, hizmet zincirinin bir halkasının olmaması, ya da kırılması hizmetin aksamasına, sebep olacaktır. Sağlık hizmeti sunumunda her bir bireyin emeği önemlidir, verilen hizmet insan sağlığıdır. Ve küçük bir hatanın bile bedeli ağır olabilir. Sağlık çalışanlarımızın önceliği vatandaşlarımızın sağlığını korumak için çabalamaktır. Öncelikle sağlık çalışanlarımızın ruh ve beden sağlığını koruyabilelim ki, sağlık çalışanlarımız da toplumun sağlığını koruyabilsin. Özellikle son yıllarda sağlık çalışanlarımız sendikasından dolayı, sözleşmeli yöneticilikle zirve yapan çalışanlara mobbing, siyasetin kurumlara ve kurumlarda çalışanların çalışacağı yere kadar yaptığı müdahale ve tüm bunlar yetmiyormuş gibi, Sağlık Bakanlığı da, özellikle uyguladığı ayrıştırıcı, ötekileştirici, ücret politikalarıyla adeta yok saydığı hekim dışı sağlık çalışanlarımız, o kadar ayrıştırıldı ki, kurumlarımızda ne çalışma huzuru kaldı, ne de iş barışı.

EK ÖDEME

Düşünsenize, taban ek ödemede hekim ile hemşire arasında yaklaşık 20 kat farkın olduğunu. Elbette hekimlerimiz ile hemşirelerimiz aynı ücreti alacak demiyoruz. Sağlık hizmetleri sunumunun lokomotifi hekimlerimizdir. Elbette farklı ücret alacaklar. Ancak, hastayla birebir muhatap olan hemşireyi, teknisyeni yok saymak olmaz. Bir uzman hekimin taban ek ödeme oranı 4.5 iken hemşirenin taban ek ödeme oranı nasıl 0.32 olabilir? Maalesef görevi çalışanlarının moral ve motivasyonunu sağlamak, çalışanlar arasında adaleti sağlamak olan bakanlık eliyle, iş huzuru bozulmuş, çalışanlar arasında adalet kalmamıştır. Sağlık çalışanlarının son yıllardaki en önemli gündemi, özellikle performans sistemiyle başlayan ve son yıllarda daha da artarak devam eden döner sermaye ek ödemesi konusunda yaşanan adaletsiz uygulamalar olmuştur. Maalesef ek ödeme yönetmeliğinde yapılan her bir ayrı düzenlemenin adaletsizliği gidermesi beklenirken, her yayınlanan yeni yönetmeliklerin daha çok adaletsizliklerin gelmesine sebep olması ne yapılmak istendiği konusunda düşündürücüdür. Ek ödeme adı altında sabit, taban ek ödeme uygulamasının yapıldığı son düzenlemeyle ortaya çıkan gerçek, en az ek ödeme alan çalışanla, en çok ek ödeme alan çalışan arasındaki makasın yaklaşık 20 kata ulaşmış olmasıdır. Bu makas ya da aradaki fark, teşvik ek ödemede ise daha yüksek oranlardadır. Bütün bu ek ödeme kalemlerinin emekliliğe ve prime esas kazanç olarak değerlendirilmemesi ise, emekli ile fiilen çalışanların maaşları arasında neredeyse bir aylık asgari ücret miktarı kadar farkın oluşmasına sebep olmuştur. Aktif olarak görev yapan hekim dışı bir sağlık çalışanının çalışırken almış olduğu toplam ücretin yoksulluk sınırının çok altında kaldığı ülkemizde, 30 yıl devlete hizmet etmiş ve, 1/4 dereceden emekli olmuş lisans mezunu birisinin emekli maaşının da açlık sınırının altında ya da bir tık üstünde olduğu düşünülünce, Avrupa ülkelerinin standartlarına ulaşmak için daha çok yolumuzun olduğu görülüyor.

 

14 Mayıs 2023 yaklaşırken

İklim değişikliği ve havadan su elde etmek