Sahile 20 metre yakın rezidans olur mu?

Bülent ÖZGEN
8 Aralık 2022

Altınova sahilinde, Ayvalık Belediyesi’nin 15 Ekim tarihine kadar süren inşaat yasağı kararına rağmen denize 20 metre mesafeye dek yaklaşan 20 metre yüksekliğindeki 5 katlı rezidans inşaatı, vatandaşın ve çevre dostlarının itirazlarına karşın yükselmeye devam etti, halen de devam ediyor

Karşı kıyısı Midilli adası olan Altınova sahilinde her türlü karara rağmen süren inşaat bölge halkını ve çevrecileri kara kara düşündürüyor. “Turıstik otel yapıyoruz” iddiaları yanında bazı Avrupa ülkelerinde satılık 1+1,2+1, 3+1 rezidans daireler olarak reklamlarının yayınlanıyor olması kafalarda soru işaretine neden oldu. Edinilen bilgilere göre, 28 Nisan 2022 tarihinde Ayvalık Belediyesi tarafından inşaat ruhsatı verilen yapıya karşı yakın çevresinde ikamet eden yazlık sahiplerinin oluşturduğu Altınova Koruma Girişimi, bu garip inşaatın durdurulması ve iptal edilmesi için yetkililerle yaptıkları görüşmelerde şu ana dek henüz bir sonuç alabilmiş değil.

10 BİN KİŞİ İMZALADI

Altınova Koruma Girişimi sözcüsü Ayşe Kural ise “Kıyılar halkındır! 5 katlı 5 beton blok istemiyoruz!” başlıklı devam eden ıslak imza ve “change.org” imza kampanyasının 10 bin imzacıyı geçtiği ve dava açılana kadar kampanyaların devam edeceğini söyledi. Kural, “ Ocak ayında başlayan temel kazısı ve beton atılması sırasında tahliye edilen suyun kumsala gömülü borular ile denize deşarj edildi” dedi.

Çevre gönüllüleri tarafından yapılan açıklamada şöyle denildi:

Ayvalık, Altınova Sahili’nde denize 15-20 metre mesafede bulunan kumsal alanda başlamış olan betonarme bina inşaatı derhal durdurulsun. Denizin hemen önüne 20 metrelik beton perde dikmek isteyenlere sesleniyoruz: Bu bir doğa katliamıdır. Ayvalık Altınova kumsalını 5 katlı inşaat rantına teslim ederek halkın nefesini kesemezsiniz. Denizimizi, gölümüzü, kumsalımızı, rüzgarımızı zaptedemezsiniz. Bu kumsallar, sahiller halka ait kamusal alandır. Rant uğruna kendi topraklarımızı, doğal güzelliklerimizi mahvedenlere karşı herkesi kampanyamızı imzalamaya ve bu mücadelede yanımızda olmaya davet ediyoruz. Altınova, Sahil Yolu Uzungöl Mevki Polisler Sitesi önünde 662 ada 1 No’lu parselde bulunan, bir zamanlar “Polis Bakım ve Yardım Sandığı”na ait, Polisler Sitesi sakinleri ve çevre halkı için 40 yıldır günübirlik sosyal tesis alanı olarak planlanmış olan alan, tahminen 7 veya 8 sene önce anlayamadığımız bir sebepten Sandık Yönetimi tarafından satışı yapılmıştır. Kumsalın üzerinde, denize 15-20 metre mesafede olan ve Kıyı Koruma Kanunu kapsamında olması gereken alanda Şubat-Mart 2022 tarihinde bir takım inşaat çalışmaları başlatılmıştır.

BELEDİYE İZİN VERMİŞ’

Bizler; ağır hafriyat, ağır nakliyat ve ağır harçlı inşaat çalışmaları yapıldığını görünce inşaatların niteliği hakkında bilgi edinmeye çalışırken Ayvalık Belediyesi’nin denize bu kadar yaķın bir alana kumsalın üzerinde; 5 katlı, 5 bloktan oluşan betonarme binaların yapılmasına dair imar düzenlemesi yaptığını ve otel inşaatı olarak Ayvalık Belediyesi tarafından 28 Nisan 2022 tarihinde ruhsat düzenlediğini şaşkınlıkla öğrendik. Ancak daha sonra bu projenin aslında 123 veya 128 daireli (1+1, 2+1, 3+1) bir rezidans projesi olduğunu, elimize gelen inşaat için pazarlama amaçlı hazırlanan broşürlerde “Denizle aranızda mesafe yok” sloganını satış amaçlı olarak kullandıklarını inanamayarak öğrenince bir kez daha şok yaşadık. Vicdanlara sığmayan bu durum hepimizi dehşete düşürdü. “Otel” veya “rezidans” veya “apartman” adı her ne olursa olsun olmaz olsun! Sonuçta söz konusu olan; 5 katlı 5 beton bloktan oluşacağı ifade edilen bu projenin tam denizin kenarında yaratacağı beton perde ile yaşanacak çevre ve doğa felâketidir, kabul edilebilir değildir. Başta, inşaat ruhsatını veren ve inşaatı denetleme yetkisine sahip gerekirse durdurma hakkı bulunan Ayvalık Belediyesi olmak üzere tüm yetkililere sesleniyoruz; Altınova kumsalında yaşanan durum bir çevre felaketidir ve kamusal alan kaybıdır. Derhal durdurulmasını gerektirecek düzeyde son derece vahim ve zalimdir! Bu alan, Polisler Sitesi önünde yer alan hemen yanı başında balıkların üreme alanı Uzungöl olan, Altınovamızın nadide kumsallarından biridir. Gerisinde ve hemen bitişiğinde bulunan evler 2- 2,5 katlıdır. Bölgede yaşayan binlerce ev sakini, çevreden ve merkezden gelen halk bu plajdan ve doğadan faydalanmaktadır. Kumsalımız, sahilimiz halkındır, hepimizindir. Hiçbir şekilde kişiye/kişilere veya firma/firmalara verilemez. Ayrıca bu alanda böylesine bir beton perdesi inşa etmek (ortalama 20 metre yüksekliği ile) çevre ve doğa katliamıdır. Böylesine bir beton yığınının bölgesel ısınmayı artıracağı ve hava akımını keseceği, hatta nefesimizi keseceği aşikardır. Böylece evlerin de gerisinde bulunan tarım alanları, bölgede yaşayan insanlar, hayvanlar ve bitki örtüsü tehlike altındadır. Deniz ve göl kirliliği, su kaynaklarının yok edilmesi de cabası… Bölgede yaz sezonu başladığından beri yakın zaman kadar inşaat çalışmaları Belediyemize yapılan onca şikayete rağmen devam etmiş olup, burada yaşayanlar olarak yoğun toz, kir ve pislik altında görüntü kirliliğine de maruz kaldık. Hatta bazı günler sabah saat 6.30 civarında başlayan çekiç, ağır inşaat iş makineleri, ağır tonajlı kamyonlar ve beton mikserleri gürültüsüyle uyandık. Aylardır sanki bir gerilim filmi içindeyiz, işkence çekiyoruz. Evlerimizde toz içinde yaşıyoruz, ve başta çocuklarımız, yaşlılarımız, hastalarımız olmak üzere hepimizin sağlığı olumsuz etkileniyor.

DURDU TEKRAR BAŞLADI

Nihayetinde bu kadar mağduriyetten sonra 28 Temmuz 2022 tarihinde öğleden sonra Ayvalık Belediyesi Encümen kararı ile inşaat 15 Ekim 2022 tarihine kadar durduruldu. Fakat bunu takip eden hafta inşaat çalışmaları Encümen kararına rağmen tekrar başladı. Ayvalık Belediyesi’yle yaptığımız yoğun görüşmeler ve şikayetlerden sonra inşaat tekrar durdu. Ancak çevreye, doğaya, bölge sakinlerine bu kadar saygısız olan ve haklarımızı hiçe sayan, sonsuz mağduriyet yaşatan ve sebep olacağı görüntü ve hava kirliliği, trafik sorunları, bölgesel ısı artışı, havamızın kesilmesi gibi sağlığımızı bozacak olumsuzluklardan dolayı bu projenin acilen tamamen durdurulması ve hepimize ait kumsalımızın doğal haline döndürülmesini talep ediyoruz. Betonlaşma bir gelişme değildir, aşırı ısınmaya sebep olur, yine betonlaşma rüzgarların esişini olumsuz yönde etkileyerek bitki örtüsüne zarar verir. Betonlaşma doğal kaynaklarımıza da zarar vermektedir; su kaynaklarımızı kirletir ve azaltır, temiz su kaynaklarımızın, denizimizin, göllerimizin kirlenmesine neden olan en büyük etken ise lağım sularıdır.

Betonlaşma ile gelen kıyı kullanım yoğunluğunun yaratacağı tüm olumsuzlukları başka sahil yerleşimlerinde defalarca görmedik mi?

Kumsala, sahile yapılan beton blokların altından çıkarmadık mı depremlerde ölen binlerce insanımızı?

Betonlaşma çevreye geleceğimize karşı yapılan çok büyük bir haksızlıktır. Yapılmaya çalışılan nedir?

Dünyamızı, güzel ülkemizi, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne girebilecek değerde korunması gereken kültür ve doğal mirasa sahip Ayvalık’ımızı, hepimizi, tüm kıyılarımızı -küresel ısınma sebebiyle- büyük afetler yaşadığımız bir dönemde; bu proje ve benzeri projeler tehlikeye atmaktadır.

Nefesimizi kesecek, kumsalımızı ve doğal ortamı haksız yere işgal edecek, rant için tasarlanmış bu çok katlı betonlaşma projesine Ayvalık Altınova Mahallesi bölge sakinleri ve Altınova Koruma Girişimi Destekçileri olarak HAYIR diyoruz!

Bu haklı talebimiz için tüm yurttaşlardan, kurumlardan her türlü mücadelemize destek bekler, saygılar sunarız.

Altınova Koruma Girişimi tarafından rezidans inşaatın durdurulması amacıyla, yürütmeyi durdurma talepli dava açılmıştır.”

SONUÇ OLARAK

Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Ayvalık Temsilciliği ; 9 Ekim Pazartesi 2019 günü İsmet İnönü Kültür Merkezi’nde ‘Ayvalık’ın Depremselliği’ konulu panel düzenledi. Panele katılan Jeoloji Mühendisleri Edremit Fay zonunda 7.1, Havran-Balya fay zonunda 7.2 şiddetinde deprem beklemek gerektiğini ve bu depremin 10 yıl içinde gerçekleşme olasılığının yüzde 36, 50 yıl içinde ise olasılığın yüzde 90’a yükseldiği vurguladı, zeminle ilgili araştırma haritalarının bir an önce yapılması konusunda uyardı. Balıkesir Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nden, panelin düzenlendiği tarihte Doçent olan Prof. Dr. Şener Ceryan, “ Kandilli rasathanesi verilerine göre 1900-2017 arasında bölgeyi etkileyen 5 büyük deprem yaşanmış. Bölgeyi Kuzey Anadolu fay hattının güney kolu etkiliyor. MTA’nın 2013 yılında yaptığı diri fay haritasına göre; Biga-Çan fay zonu, Sarıköy, Yenice-Gönen fayı, Edremit fay zonu, Havran- Balya fay zonu, Bergama-Foça fay zonu etkiliyor. Son büyük deprem üzerinden 72 yıl geçmiş. Edremit Fay zornunda 7.1 şiddetinde, Havran- Balya fay zonunda 7.2 şiddetinde deprem beklemeliyiz. Ayvalık için en önemli fay zonu Edremit fay zonudur. 6.5 aşan bir depremle karşılaşma olasılığı Ayvalık ve çevresi için 10 yıl içindeki olasılık yüzde 36, 50 yılda ise yüze 90’ı geçer. 7 şiddetini geçen bir deprem için 10 yıl içinde en az bir kez meydana gelmesinin yüzde 16, 20 yılda ise yüzde 30, 50 yıl içinde yüzde 60, 75 yıl içinde yüzde 73 olarak görülmektedir” dedi. Ayvalık’ın zemini hakkında da bilgi veren Ceryan, sıvılaşma beklenebileceğini acilen ilçe zemininin bir deprem sırasında nasıl tepki vereceğinin belirlenmesi, fay hatlarıyla sismolojik çalışmalar yapılması gerektiğine işaret etti. Altınova sahiline 20 metre kadar yakın olan bu reziidans inşaatının bölge zeminin de sıvılaşma olması yukarıdaki bilgiler ışığında depremselllik açısından Hayati öneme haiz tedbirlerin alınıp alınmadığının bilinmemesi bölge de endişe yaratmaktadir.

Ayrıca;

2020 yılında ; denizden maden çıkartılması projesinde, Altınova bölgesi, proje alanını oluşturan denizel alanda deniz çayırlarının mevcudiyetleri, tür kompozisyonları ve haritalamaları ile ilgili olarak yapılan çalışmalar kapsamında Cymadocae nodosa ve Posidonia oceanica türlerinden oluşan iki ayrı deniz çayırının varlığı tespit edilmiştir. Posidoniaoceanica rizomlu, suya batık, çok yıllık bir bitkidir. Barselona Sözleşmesi ile koruma altında bir tür olup ekolojik rolü nedeniyle Akdeniz’in en önemli denizel habitatlarındandır. Bu sebeple de BM tarafından desteklenen deniz çayırlarının bölgede bulunması nedeniyle proje Çevre,Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının tarafınfan iptal edilmiştir.

KIYILAR HALKINDIR

Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Ayvalık Temsilciliği’nin 2018 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na dilekçe ile müracaatına üzerine bölgeye gelen dalgıçların verdiği rapora göre;Bodrum Kaymakamliği Bodrum Sualtı Arkeolojik Müze Md.lüğünün 02.05.2018 tarihli yazısında Altınova mahallesi sahil şeridinde, Osmanlı döneminden kalma bir ahşap iskelenin yerinin bilindiği,kıyı şeridinden yaklaşık 2.5 kilometre açıkta bir batığın olduğu ve bu batığın 25 yıl kadar önce dalgıçlar tarafından görüldüğü bilgisi alındığı belirtilmektedir. Osmanlı dönemi kadırga iskelesi olduğu bahsedilen alana dalış gerçekleştirilmiş, burada yaklaşık 3 metre derinlikte kömürleşmiş ahşap bir parça ve bir adet Bizans dönemi amphora parçası ile karşılaşılmıştır. Cenevizler döneminde liman olduğu belirtilen Altınova sahilinin gerek biyoçeşitlilik zenginliği gerekse tarihi değeri nedeni ile koruması gerektiği değerlendirilmektedir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 21.01.2019 tarihli “İklim Değişikliği ve Afet Önlemleri “genelgesinin 10.ncu maddesinde “Deniz kenarındaki şehirlerde sel sularının denize akışını yavaşlatacak ve unsuların(deniz paralel taşları vb.) ve yapıların tadil edilmesi ve kaldırılması gerektiği belirtilmektedir. Kıyı koruma kanunun (Değişik paragraf:RG-2/4/2013-28606)’da belirtildiği üzere ; Sahil şeridinde yapılacak yapılar kıyı kenar çizgisine en fazla 50 metre yaklaşabilir hükmü amirdir.

fabrika-hotels

İzmir’e hostel lazım

foca

Komşu komşunun külüne muhtaçtır