Şehir hastaneleri mi, butik hastaneler mi?

bayrakli-sehir-hastanesinde-sona-yaklasiliyor
Ahmet DOĞRUYOL
3 Şubat 2021

Son zamanlarda gündemi meşgul eden önemli konulardan biri de şehir hastaneleri. Bu güne dek Tekirdağ Şehir Hastanesi’yle birlikte, ülkemizde 13 şehir hastanesi hizmete girdi. Sağlık Bakanlığı 2021 sonuna kadar da, Kocaeli, Kütahya, Ankara Etlik, Gaziantep, İzmir Bayraklı şehir hastanelerinin hizmete girmesini planlanmakta.
Yeni şehir hastaneleriyle birlikte sayı 18’e ulaşmış olacak. Pek çoğumuzun bildiği gibi şehir hastanelerinin en önemli özellikleri, devlet hastanelerimizle kıyaslandığında yatak sayılarının çok daha fazla olması. 2021 sonuna kadar 18 şehir hastanesinin hizmete girmesiyle, şehir hastanelerinin yatak sayısı 26.000’lere ulaşmış olacak. Bir diğer özelliği de şehir hastanelerinin bedelsiz olarak şirketlere tahsis edilen hazine arazileri üzerine şirketler tarafından yaptırılması. Söz konusu hastanelerde Sağlık Bakanlığı’nın kiracı olmasıdır. Sağlık Bakanlığı’nın mülkün sahibi olan şirketlere en az 25 yıl boyunca kira ve bina bakım parası ödemesidir. Şehir hastaneleri projesinin İngiltere’nin 1990’lı yıllarda uyguladığı ve kamuya yük getirdiği gerekçesiyle uygulamadan vazgeçildiği biliniyor. Ülkemizde ise ilk şehir hastanesi 2011 yılında açıldı. Dünyanın terk ettiği denenmiş sistemleri bizim tekrar denememizi okuyucularımızın takdirine sunuyorum.
Vatandaşlarımıza hizmet etmek elbette önemli. Ancak hizmetin nasıl daha verimli olacağını hesap etmemiz gerekirken, sağlık sistemimizin ülkemizin ekonomik, sosyal ve coğrafi şartlarını göz önüne alarak en uygununu uygulamak daha önemli. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, Devletimizin sosyal bir devlet olmasından dolayı sağlık hizmetlerinin tüm vatandaşlarımıza eşit ve ücretsiz verilmesi gerekir. Yani önceliğin para kazanmak değil, vatandaşın sağlığı olması gerekliliğinden vazgeçilmemeli.
Amacımız vatandaşlarımıza kolay, ulaşılabilir sağlık hizmeti vermekse bunun yolu; hastaların, hasta yakınlarının, hastanenin bir ucundan bir ucuna yüz metrelerce yol yürümesi, gerek toplu taşıma araçlarıyla gerek özel araçlarla ulaşımı zor olan şehir hastanelerine değildir. Hastane yerlerinin nüfus dağılımına göre, yatak sayıları 100 ile en fazla 500-600 olan devlet hastanelerine ihtiyaç olduğuna inanıyoruz. En iyi hastane vatandaşa en yakın olan hastanedir. Öncelikle vatandaşlarımızın rahat ulaşabileceği, tahlil, tetkik, görüntüleme hizmetlerini en az zahmetle alabileceği butik hastaneler, devlet hastaneleri ve üçüncü aşamada daha donanımlı hastanelere ihtiyaç vardır. Branşlara göre olsa daha verimli olmaz mı? Bence doğru yöntem bu. Bizden söylemesi…
Bugünlerde Ankara’da açılan şehir hastanesinden dolayı şehir içindeki altı devlet hastanesinin daha kapatılacağı gündemde. Kapatılan hastane sayısı 12’ye ulaşacakmış, basına yansıyan haberlere göre. Bir şehir hastanesi açıyoruz diye, 12 devlet hastanesini kapatmanın faturası herhalde önümüzdeki zaman diliminde karşımıza çıkacaktır. Tabii şehir merkezlerinde kapatılan devlet hastanelerinin arsa değerlerini de gözden kaçırmamakta fayda var. Şehir hastanelerinde çalışan açısından bakarsak olay çok daha zorlu geçeceğe benziyor. Genellikle şehir dışında yapılan hastanelere ulaşım oldukça zor olacak gibi. Tabii sağlıkta en önemli nokta böyle binlerce yataklı hastaneler yapmak değil, koruyucu sağlık hizmetlerini en iyi şekilde vermek ve vatandaşı hasta etmemektir.

Zengin daha zengin, yoksul daha yoksul

Gülmeyi unuttuk