Sezer Doğan ve Yunanlı’nın insafsızlığı!

Vahap DABAKAN
25 Mart 2021

Yazıma başlamadan önce insanlık üzerine düşünüyordum. Yıllarca beraber çalıştığım, arkadaşlık ettiğim, Dostum, Ağabeyim Değerli Ustam Sezer Doğan aklıma geldi. Boynumuzu bükük bırakıp bizi terk edeli epey uzun bir zaman oldu. Ama yokluğuna alışamadık. Derken ardından sevgili Damadı Can Suphandağlı’yı ansızın kaybettik.
Sezer Doğan insanlık dersi veren bir öğretmen, bir ağabeyimizdi. Sağ olsaydı, bu yazımla ilgili “insanlık öldü mü?” başlığını atardı. ‘İnsanlığın dili, ırkı, siyaseti olmaz’ derdi… Basın Camiasında herkese öğretmenlik, ağabeylik ve iyilik yapardı. Bizlere verdiği insanlık dersleriyle biz insana insan gibi davranmasını öğrendik…
Geçtiğimiz Salı günü aramızdan ayrılışının yıldönümüydü. Ağabeyim, patronum, Sayın Sezer Doğan’ı rahmetle anıyorum. Dualarımız üzerinden hiç eksik olmadı…

“İNSANLIK ÖLDÜ MÜ? “
Ege Bölgesi, mülteciler yurt dışına kaçmak için bir istasyon gibi kullanıyorlar. Emniyet tedbirleri alınmasına rağmen bir yolunu bulup kaçmaya çalışıyorlar. Gittikleri komşuda felaketle karşılaşıyorlar…
İzmir’in Çeşme ilçesinden botla Sakız Adası’na kaçak yollarla geçmeye çalışan yedi göçmen, Yunan askerleri tarafından elleri kelepçeli denize atılarak ölüme terk edildi. Olayda 3 göçmen boğuldu, 3 göçmen de kurtarıldı. Kayıp 1 kişi aranıyor…
Türk Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri 3 göçmeni kurtarırken, 3 göçmenin de cansız bedenine ulaştı. Göçmenleri, Yunan Sahil Güvenlik ekipleri, ellerini plastik kelepçeyle bağlayıp, can yeleği ve bot olmadan denize attıkları bu insanları canice ölüme terk edildikleri ortaya çıktı…
Göçmenlerden alınan ifadeler doğrultusunda, Yunanlılar tarafından ellerinin plastik kelepçeler ile kelepçelenerek darp edildikleri, eşyalarına el konulduğu ve lastik bot olmaksızın doğrudan denize bırakıldıkları öğrenildi. Bunun bir insanlık suçu olduğu ortada. Bunu yapanlara ceza verilecek mi?
Yunanistan, uzun bir süreden beri mültecilere karşı tavrını sertleştirdiğini biliyoruz. Hatta bu nedenle AB’den uyarılarına aldırış etmeden sert tutumlarını sürdürüyorlar. Batılı ülkeler, AB, BM insan haklarından söz ediyorlar. Ülkenizde mülteci istemiyor olabilirsiniz. Onları alıp sağ-salim iade etmek, geri göndermek dururken, ellerine plastik kelepçe bağlayarak denize atmak ve ölüme terk etmek canilik değil midir?
Zamanında o insanların ülkelerini sömürürken, zenginliklerini Batı’ya taşırken, her şey iyi ve güzeldi de altın ve elmas madenleri tükendikten sonra mı o insanlar kötü oldu? Afganistan, kendimizi bildik bileli savaştan, terörden kurtulamadı. Suriyeliler on yıldan beri savaş ve terör olaylarıyla çalkalanıp duruyor. Sömürgeciler o ülkenin üzerine leş kargaları gibi çöktüler…
Savaşın 10’uncu yılı doldu, 1 milyon insan öldü. On binlercesi sefil ve perişan oldu. Ölüm korkusuyla ülkelerinden ayrılan 4 milyon insan Türkiye’de yaşam sürüyor. Türkiye mültecilere kucak açtı. Dahası gerçekleştirdiği harekâtlarla oluşturulan güvenli bölgelere Suriye’den göç edenlerin bir kısmının ülkelerine geri dönüşüne olanak sağladı. Oralarda hastaneler, okullar ve konutlar yaptırdı. Bunları yaparken, AB’den, söz verildiği gibi gerekli maddi katkıyı bile alamadı…
BM’nin tüm çağrılarına rağmen, yardım elinin tam olarak uzanamadığı, açlıkla mücadele eden bazı Afrika ülkelerinden insanlar kaçmayıp da ne yapacaktı?
Bu insanları başka ülkelere göç ettirmek zorunda bırakanlardan hesap sorulmalıdır. Kim soracak? BM mi, AB mi, yoksa ABD, Rusya veya Fransa mı?
Hadi canım sen de! Al birini vur diğerine, hepsi aynı düşüncenin insanları değil mi?

alman-ekonomisi-4uncu-ceyrekte-yuzde-03-buyudu-turkiye-icin-tahmin-yuzde-7

Bu saatte ekonomi olur mu?

Kapımızdaki büyük tehlike!