Sistem çöktü

Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU
5 Kasım 2020

Dünyayı etkisi altına alan küresel pandemi süreciyle birlikte sosyal yaşamda önceliklerimiz değişti. Uzaktan eğitim modülünden evden çalışma sistemine, online toplantılardan kontrollü sosyalleşmeye kadar birçok kavram sanki yıllardır hayatımızdaymış gibi uyum sağlamayı başardık.

Pandemi sürecine uyum sağlamayı başaramayan bir alan var o da diş tedavisi. Pandeminin ülkemiz sınırlarına girmesinin üzerinden 10 ay gibi bir süre geçmesine rağmen kamuya bağlı diş tedavi merkezlerinde açıkça ilan edilen bir durum olmamasına rağmen vatandaşın tedavisi yapılmıyor.

Türkiye’de diş tedavisinin nasıl tedavisizlik sürecine dönüştüğünü bu sütunda Ağustos ayında dile getirmiştim. Sağlık Bakanlığına bağlı Karşıyaka Demirköprü Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde şiddetli kulak ağrısıyla yaptığım tedavi talebi ‘Dişinin arasına bir şey kaçmıştır’ gibi sudan bir bahaneyle geçiştirilmiş, eve yollanmıştım. Özel bir diş hekimi ise 1 ay boyunca dişime kanal tedavisi uygulamış ve sağlığıma kavuşmuştum.

Demirköprü Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde tedavimi gerçekleştirmeyen diş hekimi hakkında Sağlık Bakanlığı SABİM hattına yaptığım başvuru ise suya sabuna dokunmayan birkaç cümleyle geçiştirilmişti. Özetle pandemi sürecinde diş tedavisi olmak ülkemizde mümkün değil.

Bu örneği yaşayan tek kişi olmadığım için gönül rahatlığıyla bir kez daha bu sorunu kaleme almak istedim. Benim yaşadığım olayın ardından annem, babam ve birkaç yakın arkadaşım da Sağlık Bakanlığına bağlı İzmir’deki farklı diş sağlığı merkezlerine tedavi amacıyla başvurmasına rağmen, resmen bu süreçte tedavi yapamıyoruz anlamına gelen cümlelerle evlerine yollandı.

Sağlık sistemi cebinde parası olan ve parayla tedaviye erişebilenlerin dışındaki kesime de hitap etmeli, edebilmeli. Sağlık Bakanlığının pandemi sürecinde diş tedavisi ile ilgili halkı aydınlatacak kapsamlı bir açıklama yapması şart.

Merak edenler bakanlığa bağlı herhangi bir ağız ve diş sağlığı merkezine giderek hastanelerdeki durumu yakından görme şansına da sahip. Diş hekimlerinin potansiyel korona vakası endişesi nedeniyle yanınıza bile yaklaşmadan tedavi uygulamaya çalışması kim tarafından nasıl değerlendirilir bilemiyorum.

MAHKEMELER DURDU

Pandemi süreci ile birlikte yargı sisteminde yaşanan yavaşlama ve doğal aksamalar 6.9 büyüklüğündeki İzmir depreminin ardından bir kez daha darbe aldı. Hatırlayanlar elbet vardır; bundan 1.5 yıl önce Torbalı’da rutin bir trafik kontrolünde alkolsüzken alkollü gibi işlem görüp ehliyetimi kaybetmiştim.

Hastanede yaptırdığım kan tahliliyle alkolsüz olduğumu kanıtlasam da mahkemeye başvurup haklarımı iade almam gerekiyordu. O günden bu yana 1.5 yıl geçti. Torbalı Sulh Ceza Hakimliğindeki dosyamda en ufak bir gelişme yok. Hakim değişti, adli tatildi, koronaydı, depremdi derken umarım yargı sistemi de toptan çöküşe geçmez.

Devletin görevi vatandaşın hakkını zamanında savunmak olmalı. Deprem nedeniyle hepimize bir kez daha geçmiş olsun.

Acı ile tatlı aynı, yok ki ayrı gayrı

Bu deprem bize ders olur mu?