Söke’nin parlayan yıldızı: Hacı Halil Paşa Halk Kütüphanesi

kutuphane
Mazlum VESEK
21 Ocak 2022

 

Söke Hacı Halil Paşa Halk Kütüphanesi Müdürü Fatih Akbaba, kütüphanenin hem kapsam olarak hem bina olarak ilçenin parlayan yıldızı olarak öne çıktığını ve ilgi gördüğünü kaydetti

Fatih Akbaba, 2016’dan beri Söke’de Halk Kütüphanesi Müdürü olarak hizmet veriyor. Pandemi öncesinde özellikle öğrencilerin dahil edildiği ve ilçenin her yanına okuma kültürü adına etkinlikler taşıdıklarını kaydeden Akbaba, “Pandemiden bu yana kütüphaneyi salgın koşullarına uygun bir kapsamda hizmete sunuyoruz. Tabii koşullar uygun olunca tekrar etkinlik yapmak istiyoruz” dedi. 30 bin eserin Söke halkının hizmetinde olduğunu kaydeden Akbaba, tarihi bir binada hizmet vermenin ayrı bir değer taşıdığını kaydetti. Sözü Akababa’ya bırakıyoruz…

  • Çok güzel bir binada hizmet veriyorsunuz. Bize binayı ve kütüphaneyi anlatır mısınız?

Seyda Arife Fırat Kayhan Hanımefendi bu taşınmazın sahiplerinin annesidir. Babasının, annesinin adına, kendi adına çeşitli binalar yapmıştır. Sosyal- kültürel etkinliklerin yapıldığı eğitim yapılan okullar, kültür merkezleri gibi eserler kazandırmışlardır.

Kendi adına okul yaptırmak isterken, oğulları babasının vasiyeti üzerine bu evin restorasyon yapılarak kütüphaneye çevrilmesini tavsiye etmiştir. Seyda Hanım da burayı kütüphaneye çevirmiştir. 1895 yılında yapılan bu binayı kütüphane olarak hibe etmiştir. Bu bağlamda burası kütüphaneden başka bir şekilde kullanılamaz. Diğer yandan da hibe ettikten sonra geri çekilmemiştir. O günden bu yana galoşlarına kadar, binanın herhangi bir yerinde sıkıntı olduğu zaman destek sunmuştur. Tadilat, bahçe temizliği için bile ekip göndermekten çekinmemiştir. Aynı kendi eviymiş gibi babasının anısına sahip çıkmış. Gerekli tadilat tamiratları da çeşitli zamanlarda yaptırmıştır. 2010 yılında bir daha tadilat- tamirat yapılmıştır. En son 2021 yılında bu gördüğünüz son halini almıştır.

Binamız bağdadi tekniği ile yapılmış binadır. Yani iki duvarın arası boştur. Ahşap harç üst üste yığıldıktan sonra çapraz tahta atarak, yine bir boşluk tekrar aynı şekilde ahşap ve harç ile duvarlar oluşturulmuş. Burayı bir Macar usta yapmıştır. Hatta klimaları yaparken VRS sistemli klimalar taktırdık. Duvarların arasından geçer bazı borular, görünmez. Kültür Varlıkları Koruma Müdürlüğü uygun bulduktan sonra yaptırdık. Binamız Türkiye’deki bütün ilçeler içerisinde yıldızı parlak bir binadır. 1 dönüm alan içerisinde 600 metrekare olan bina 2 kattan oluşmaktadır. Binamızın yapısal varlığı orijinalinden kesinlikle taviz verilmemiştir. Isınma sistemleri kaloriferlerine takviye olarak klima kullanılmaktadır.

  • Okuma salonları ve bölümler hakkında bilgi verir misiniz?

Tabi. Binanın girişinde toplamda 5 oda bulunmaktadır. Yukarıda 6 oda mevcut. Bu odalardan ikisi küçük odadır. 4 odasında ebeveyn banyosu tarzında banyo bulunmaktadır. O yıllarda ebeveyn banyosu olan bir binadan söz ediyoruz. 600 metrekare olan binada çeşitli salonlar bulunmaktadır. Kapıdan girdikten sonra sağda çocuk bölümü olarak yapılmış. Lakin gençlik kütüphanesi olması için karşıdaki binaya geçme isteğimiz var. Fakat şu an hala bir sonuca varamadık.

  • Karşıdaki binayı biraz anlatır mısınız?

Karşıdaki bina yine bu binanın sahiplerinden çocuklarına kalmıştır. Süleyman Killi’nin annesi ve Söktaş ailesinin de burada çeşitli hisseleri olduğunu öğrendik. Aileden kişilerle yapılan görüşmelerde hisselerin yaptırmanın yerinde olacağını söyledik. Belediye ile gerekli görüşmeleri yaptıktan sonra binanın ortağının olduğunu, onları bulamadığını dolayısıyla sıkıntılar oluştuğunu söyleyerek sonuçlandıramamışlardır. Epey bu konu üzerinde durulmasına rağmen bir çare bulunamadı.

  • Peki, bu binayı konuşmaya devam edelim…

Evet. Aşağıda, sağdaki bölüm çocuk bölümü, soldaki bölüm de teknik hizmetler bölümü. Burada muhasebe işlemleri ve kitapların tasnifi yapılmaktadır. Burada barkotlama, etiketleme taşınmaz işlemlerine giriş veya rafta ömrü dolan kitapların ayrılışı ve muhasebe. Çeşitli hizmet alanlarıyla ilgili faaliyetler yapılmaktadır.

İleride bahçeye doğru ilerlerken sol tarafta bilgisayar odası mevcut. Gençlerin faydalanması için 8 tane bilgisayar bulunduruyoruz. Bilgisayarlarımız bulunmaktadır. Bir de onun karşısındaki oda süreli yayınlar odasıdır. Dergiler bulunmaktadır burada.

Binanın üst katında yine okuma salonları vardır. Ve bir müdür odası vardır. Mehmet Akif Ersoy Okuma Salonu adı altındaki odada milli şairimizin ölüm yıldönümü, anma törenleri gerçekleştiriyoruz. Diğer irili ufaklı okuma salonu bulunurken Seyda Hanımın dayısı ünlü yazar Samim Kocagöz’ün de anısına istinaden kendisine bir oda tahsis ettik. Oğulları Şükrü Bey tarafından ve yakınları tarafından Samim Kocagöz’e ait eserler orijinalleriyle birlikte ve çeşitli mektuplar bu odada muhafaza ediliyor. Belli dönemlerde bunları halka açıyoruz. Lakin malzemeler orijinal ve özel olduğu için belli bir arşiv olduğu için bunları her zaman açmıyoruz. Ve buradaki kitaplar da sadece görsel amaçlı sergileniyor. Daha sonra çıkan baskıları okuyucuların ilgisine sunuyoruz.

  • Araştırmacıların ilgisi nasıl Samim Kocagöz arşivine?

Samim Kocagöz arşivine çeşitli zamanlarda bazı araştırmacılar geliyor. Üniversitelerden diğer illerden zaman zaman burada çalışma yapıyor. Kocagöz, edebiyatımız için çok değerli bir yazar. Yakup Kadri Karaosmanoğlu övgüyle söz eden kendisinden. Kendisine gönderdiği mektup var. Cevat Şakir’le ve sayısız yazarla dostluğu var. Hem edebiyatımız hem Söke için önemli bir isim.

Adnan Menderes Üniversitesi’nde edebiyat fakültesi var. Hocaların da, araştırma görevlilerinin de, öğrencilere bilgilendirerek yönlendirmesi gereken çalışmalar bunlar. Reklam olmayan bir şeyin değeri de pek olmuyor biliyorsunuz. Çeşitli etkinliklerle yaşatıyoruz. Ölüm yıldönümlerinde Sökeli yazar çizerler de etkinlik yapıyor.

  • Peki, kütüphanede kaç kitap var. Kapsamı hakkında biraz bilgi verir misiniz?

Kütüphanede 30 bin kadar eser var. Süreli yayınlar hariç. Bu eserler zaman zaman azalıyor, artıyor. Çünkü bu eserler içinde yıpranmışlar toplanıyor, ay içerisinde yıl içerisinde tekrar yeni kitaplar geliyor. Bu bağlamda artı bir artı iki değişebiliyor. Raf uzunluğumuza göre bizim raflarda olan eserler 30 bini geçmiyor.

Söke’de kütüphanecilik faaliyeti

Söke Kaymakamlığı’nın internet sitesinde ilçedeki kütüphane binası ve kütüphanecilik faaliyetleri ile ilgili şu bilgiler yer alıyor:

Söke’de kütüphanecilik faaliyetleri, Cumhuriyetten sonra Söke Türk Ocağı’nın açılmasıyla başlamış ve 1935’te Halk Evi’nin açılması ile gelişmiştir. Bu tarihte kütüphanenin adı Halk Evi Kitap Sarayı idi. 8 Ağustos 1951 tarih ve 530 sayılı kanunla halkevleri kapatılınca kütüphanenin kitapları Söke Belediyesi’ne devredilmiştir. 1954 yılına kadar depo halinde bekletilen kitaplar, bu tarihte belediye tarafından açılan şehir kütüphanesine devredilmiştir. İlk Öğretim Müdürlüğü tarafından şimdiki kütüphane binasında Söke Hacı Halil Paşa Halk Kütüphanesi kurulmuştur.

1985 Yılında ise Kaymakamlık Makamının talebi üzerine tarihi değeri bulunan eski eser olarak Kültür Bakanlığı’na Tahsis ve hazine adına tescil edilmiştir. Yerli yapılar içinde Söke’nin en yaşlı binalarındandır.

Yok artık! LeBron James

Lüks demeye utanır insan