Tarih tekerrür eder mi?

İbrahim AKBULUT
18 Kasım 2020

“Erken seçim” beklentisi siyaset gündemine girdiği günden bu yana sürekli senaryolar üretiliyor.
Ortam öyle bir hale geldi ki, ne derseniz deyin, hatta ne kadar saçmalarsanız saçmalayın mutlaka bir inanan çıkıyor.
Zira net olan tek bir gerçek var:
Vatandaş siyasi yapıdan memnun değil…
Mevcut liderlerin kredisi her geçen gün biraz daha tükeniyor.
Zaten anketler de bunu söylüyor.
Belli ki umut verecek bir oluşum, heyecan yaratacak yeni bir lider çıksa, peşine takılacak seçmen sayısı az-buz olmayacak.
Şu an için ortada böyle bir oluşum yok.
Yok ama eğer bu ihtimal bir gerçekleşsin, eminim ki siyasette tüm dengeler alt üst olur.
İşte bu fotoğraftan yola çıkan siyaset mühendisleri birbirinden ilginç senaryolar üretmeye başladı.

***

Bunlardan ilk piyasaya çıkanı İYİ Parti’nin Cumhur İttifakı saflarına katılacağı iddiasıydı.
Her ne kadar, Meral Akşener sabahtan akşama Erdoğan ve AK Parti karşıtlığı yapsa da, böyle bir saf değiştirmeye karşı çıkacak ekibin tasfiyesi, kafaları yeteri kadar karıştırdı.
Geçmişte de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Erdoğan için benzer hatta daha ağır ifadeler kullanmamış mıydı?
Bunlar siyasetin ruhuna işleyen şeyler…
Meral Akşener, partisinin önünü açan Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP’ye bunu yapar mı zaman gösterecek.
Ortalıkta dolaşan bir başka senaryo ise Ali Babacan’ın DEVA Partisi ile ilgili.
Kim ne derse desin, Erdoğan’ın eski ekonomi kurmayının partisi şu aralar pek bir cılız görünüyor.
Babacan esiyor-yağıyor ama göründüğü kadarıyla arkasında öyle ahım-şahım bir örgüt yok.
İddia edildiğine göre başka partilerin hedefi olmaması için bağlantı kurulan isimler açıklanmıyormuş.
Tarif edilen yapılanmada rol alabilecek bazı ılımlı AK Partili, ANAP ve DYP kökenli bazı aktörleri bizzat kendim aradım.
Şaşırtıcı gelebilir ama çoğu bu durumu doğruladı.
Belli ki şu an sessizliğini sürdüren pek çok isim, gelişen şartlara göre pozisyon alacak.

***

Şimdi gelelim siyaset kulislerinde dillendirilen en ilginç senaryoya;
Kahramanı son günlerin en çok konuşulan ismi yani Muharrem İnce.
İddialı çıkışları ve söylemleri ile CHP’den giderek uzaklaşan ve sürekli yeni bir parti kuracağının sinyallerini veren İnce’nin adresi belliymiş meğer.
Bakın bunu ben değil, siyaset mühendisleri söylüyor.
Bu iddianın sahiplerine göre de İnce’nin adresi DSP olacakmış.
Hatta CHP yönetiminin partiden dışladığı bazı ağır toplar da bu konuda girişimlere başlamışlar bile.
İnce ekibi DSP’ye hangi şartlarda girecek, Önder Aksakal ve arkadaşları kabul edecek mi bir cevabına ulaşamadım.
Bildiğim siyasette Muharrem İnce ile yürüme kararındaki pek çok küskün için bu en iyi formül.
Tabii bunların hepsi şu an için söylentiden ibaret.
Ama rahmetli Süleyman Demirel’in o meşhur sözünü de unutmamak lazım.
“Siyasette 24 saat çok uzun bir süre…”
Bu lafın boşuna söylenmediğine o kadar çok tanık olduk ki…

corona-korona-virus-test-kit-vaka-olum-vefat-death

Korona, deprem ve İP

Op. Dr. Banu Çiftçi’den “Kadın” kavramı