Tarihçiler Lozan Anlaşması’nı açıklasın

Vahap DABAKAN
16 Ocak 2020

12 Eylül döneminden sonra demokrasinin tekrar başladığı sivil hayata geçildiğinde, siyasi partilerin tekrar hayata geçtiği dönemde Halkçı Parti Genel Başkanı rahmetli Necdet Calp ve Anavatan Partisi Genel Başkanı rahmetli Turgut Özal’ın televizyon tartışmasında Özal; “Köprüyü satarım”, Necdet Calp; “Sattırmam efendim” kavgasıydı. Vatandaşlar televizyona kilitlenmiş; satarım- sattırmam kavgasını seyrediyordu…
Türkiye’de son günlerde siyasetçiler arasında bir kavgadır gidiyor. ‘İstanbul Kanalı’ Cumhurbaşkanı Erdoğan; “Ne yaparsanız yapın İstanbul Kanalını yaptıracağım.” İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu; “Efendim İstanbul Kanalı zararlı, doğa hareketini bozacak. Lozan’da imzalanan “Boğazlar anlaşmasına aykırı” yaptırmam.” diye her iki siyasetçi ayak diretiyor…
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, iktidar Cumhurbaşkanı seçilmiş edasıyla, “Yapan müteahhitlere bir kuruş para ödemem” diyor…
Türkiye’nin yararına yapılıyorsa neden yapılmasın? Muhalefet partililer, ülke için yapılan işlerde iktidar yapıyorsa, olumlu da olsa, Kanal projesinde olduğu gibi her işe karşı çıkmayı huy edinmiş…
Vatandaşlar arasında çok merak edilen konu ise Lozan Anlaşması’nı tarihçilerimiz neden açıklamıyor? Burada büyük devlet sırları mı var. Lozan Anlaşması açıklasın da herkes ne olduğunu öğrensin. Bana bu konuda çok sayıda mail gelip soruyorlar; “Lütfen yazın, bizi yönetenler okuyup açıklasın” diyorlar…
Hiç düşündünüz mü, madem Kurtuluş Savaşı’nda sadece Yunanla savaştık, o halde Mudanya Ateşkesi’ni neden İngiliz’le, Fransız’la İtalyan’la yaptık? Tam olarak kurtulduğumuz neydi?
1922’de ordularımız İzmir’i alınca vakit kaybetmeden İstanbul’a yöneldik. Malum İstanbul İngilizler’in elinde. Bütün ordu İzmit’e yığıldı ve harekât için gün sayıldı derken ateşkes önerdiler. Lozan görüşmeleri başladı. Ordumuz İzmit’te beklerken, Lozan süreci 8 ay sürdü. İyi ama niye? Hangi konuda anlaşamıyorduk? Musul mu? Hayır! Musul 1 ay konuşulup geçildi. Lozan’ın 8 ay sürmesinin 3 sebebi vardı…
1- Yüzyıllarca padişahlar ”kapitülasyon” adı altında yabancılara öyle imtiyazlar verdiler. Bankalar, işletmeler, limanlar onlarındı. Ordumuz Voynuklar, Martalozlar, Cerahorlar ismiyle Hristiyan askerlerle doluydu. Gün geldi Almanlar yönetti. Paralarımızın üzerine Fransızca, Ermenice, Yunanca ibareler konuldu. Devlet dairelerinde onların bayrakları dalgalanıyordu. Ayrıcalıklar artmıştı ki bir yabancı suç işlediğinde Osmanlı zabiti onu tutuklayamıyor, kendi konsolosu gelip ilgileniyordu. Lozan’da kaldırılması için ısrar ettik. 8 ay direttiler ve sonunda kabul ettiler…
2- Bilindiği üzere Osmanlı ekonomisi çökünce Duyun-u Umumiye kurulmuş ve yabancılar Osmanlı maliyesine el koymuştu. Türkiye’nin ekonomisi bağımsızdır dedik, 8 ay sonunda kabul ettiler.
3- Gayrimüslim ile Müslümanın anlaşmazlığı bile çözülemiyordu çünkü Osmanlı mahkemelerini tanımıyorlardı. Lozan görüşmelerinde “İdari, adli, hukuki bağımsızlığımızı tanıyacaksınız” dedik. Yani Türkiye egemen olacaksa o halde bir yabancı suç işlediğinde Türk mahkemesinde yargılanacak dedik. 8 ay Türk yargısını tanımak istemediler ama sonunda kabul ettirdik!
Unutmayalım, Kurtuluş Savaşımız sonunda İngiliz hükümeti düştü, Yunanistan’da ihtilal oldu, Yunan bakanlar Altılar Davası’nda kurşuna dizildi, kral sürgün edildi. Mısır’da milliyetçileri ayaklandı. Hindistan’da direniş sertleşti, İngiltere ve Fransa ilişkileri kopma noktasına geldi. Türkiye’nin yeni sınırlarını tüm dünya onaylamak zorunda kaldı. Lozan anlaşmasını tarihçilerimiz açıklasınlar…

Deve güreşi saçmalığı

5 yaş sendromu geldi çattı!