Tersine dünya

bilim-kurgu
Ege Telgraf Admin
20 Ocak 2023

İlk okuduğum kitaptır: Fransız yazar Jules Verne’in Ay’a Seyahat romanı. 1865’te yayımlandı. İnsanlığın Ay’a ayak bastığı tarih 1969’dan yaklaşık yüz yıl önce. Bir asır sonra gerçekleşecek bir hayalin zihinlerdeki tasavvuru. Müthiş bir öyküdür.

Ne yazdılar, ne çektiler de olmadı ki…

Kubrick’in 1968 yapımı 2001 Uzay Macerası’nda görüntülü konuşmayı gördük.

Terminatör ve Matrix serilerinde robotların ve yapay zekanın dünyayı ele geçirdiğine şahit olduk.

Avatar’da gerçekliğin başka bedenler yoluyla deneyimlendiği izledik. Star Wars’ta lazer silahları ve hologramları gördük. Asimov’un sürücüsüz araçlardan bahsettiği New York Times makalesinin yayınlandığı yıl 1964.

3D baskı teknojisinin Jetgiller’de ilk kez görüldüğü yıl 1962. Dick Tracy çizgi romanında ilk kez akıllı saate yer verilen tarih 1946. Örnekler çok. Hepsi gerçek oldu.

İlginç değil mi? Bilimkurgu edebiyatı veya sineması bilim ve teknolojiye ilham vermekle kalmıyor, çok daha derinlerdeki korku ve endişelerimizi dile getirmemize de imkan sağlıyor.

Bulaşıcı hastalıklar, yapay zeka, gıda kıtlığı, robotların hakimiyeti, enerji krizi, savaşlar…

Örneğin, Jim Carrey ve Morgan Freeman’ın rol aldığı ‘Aman Tanrım’ filmini derinlemesine inceleyin. Filmde tanrı rolünü siyahi oyuncu Freeman üstleniyor. Şu işe bakın, sadece 5 yıl sonra tarihte ilk kez bir siyahi, Amerika Birleşik Devletleri’nin başkanlık koltuğuna oturuyor: Barack Hussein Obama. Çaktınız mı olayı?

Şimdi sıkı durun…

Yeni bir araştırma yayınlandı. Yaşlanmayı tersine çevirme konusunda dönüm noktası olabilecek önemli bir çalışma. Teoriye göre; yaşlanmanın temel nedeni DNA’daki mutasyonlar değil, epigenetik talimatlardaki ters giden hatalar. Epigenetik; terzilerin gömlek veya ceket dikmek için kalıplardan yararlandıkları talimatlara benziyor. Başlangıç kumaşı aynı ancak desen, son giysi ürününün hangi şekli ve işlevi alacağını belirliyor. DNA donanımı epigenetik bir yazılımdır. Ancak bazen bu sistem bozulduğu için yeniden başlatmak gerekiyor. Araştırma ekibi farelerde epigenetik talimatların yedek kopyasını yeniden başlatmanın bir yolunu geliştirdi. Sonuçta, hücreleri yaşlanma yoluna sokan bozuk sinyaller silindi. Bu yöntem, kalp hastalığı gibi kronik durumlar, hatta Alzheimer gibi nörodejeneratif bozukluklar dahil birçok hastalığın ve bu hastalıklara yol açan yaşlanma sürecini tersine çevirerek büyük ölçüde tedavi edilebileceği anlamına gelebiliyor. Yaşlanmayı tersine çevirmek! Kulağa hoş geliyor değil mi?

Brad Pitt’in oynadığı David Fincher imzalı Benjamin Button’un Tuhaf Hikayesi filmi gerçek olursa şaşırmayın.

Fakat…

İşler çığırından çıkarsa Amanda Seyfried ile Justin Timberlake’in rol aldığı ‘Zamana Karşı’ filmine de dönebilir iş. Bilim, yaşlanmaya ve hatta ölüme çare bulmuştur ancak bu durum beraberinde farklı sorunlar getirmiştir. Yapay zekanın etik ve sosyolojik bir muammaya dönüştüğü bir kaos.

Soru şu; teorilerin gerçeğe dönüştüğünü görmek mi, yoksa ‘Allah sıralı ölüm versin’ sözünün teslimiyet kokan doğruluğunu görmek mi insanlık için iyi olacak?

aliaga-toki-projesinde-calismalar-basladi

Kazın ayağı öyle değil!

memur-ve-emekli-maasi-zam-orani-belli-oldu

Bankaların işi zorlaştı