Türkiye’nin kalbi İzmir için atıyor! 

doganlar-apartmaninda-perincek-ailesinden-1-cocuk-22-saat-sonra-cikarildi
Vahap DABAKAN
2 Kasım 2020

Deprem kuşağında bulunan Türkiye’nin birinci derece deprem kuşağında bulunan İzmir’i son yılların en yüksek şiddetteki bir deprem vurdu. Kandilli Rasathanesi’ne göre bu şiddet 6,9.  Kimi kuruluşlara göre 6,6. Kimilerine ve yurt dışı deprem belirleme rasathane koordinasyon merkezlerine göre 6,9 ve 7 şiddetinde deprem olduğu söyleniyor. En az 30 – 35 saniye devam eden deprem şiddetiyle insanlar kendilerini sokaklara attı…
Bakanlar başta olmak üzere, milletvekilleri, İzmir Milletvekili ve Eski Başbakan Binali Yıldırım ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan İzmir’e geldi. Muhalefet liderleri de İzmir’e gelerek bölgede inceleme yaptı. Deprem anından itibaren devlet İzmir’de İzmirlilerin ve depremzedelerin yanında ve tüm ihtiyaçlarının karşılaması için İzmir’e 29 milyon lira acil yardım fonu gönderdiğini açıkladı…
Doğusundan batısına depremin bu toprakların gerçek yüzü olduğunu her daim karşı karşıya kalacağımızı unutmadan deprem ile yaşayacağımızın bilincinde olmamız gerekiyor. Aslında her gün, her saat deprem olacak gibi hazırlıklı yaşamamız gerekiyor…
Hayatımızı, mallımızı, eşyalarımızı Allah’a emanet ederek yaşarken önce deprem tedbirlerini almak zorundayız. 30 Ekim günü İzmir’in Seferihisar ilçesi merkezli depremi yaşayan İzmirli vatandaşlar kadar benim çocuklarım da depremin dehşetini ve cehennem gibi bir anı yaşayan kızımın evinde çok hasar meydana geldi. Herkes gibi kızım ve torunlarım 8. kattaki evlerinden aşağıya zorlukla inerek sığındıkları parkta canlarını kurtardılar. Evin duvarlarındaki çatırdama seslerinin çok ürkütücü olduğunu ve kırılmayan tabak, çanak, bardak, çam çerçeve, kalmadı diyordu…
Deprem gerçeği bir kez daha hepimize ülke olarak hazırlıksız olduğumuzu hatırlattı. Deprem ile ilgili belediyelere çok iş düşüyor. Belediyeler, çiçekle, böcekle, uğraşmaktan, yolları yazboz tahtası gibi yapıp bozmaktan çok deprem toplanma bölgeleri, deprem teçhizatlarının bulunduğu hazırlık konteynırları, kurmalıdır. Sık sık halka deprem bilgileri verecek konferanslar verdirmelilerdir. Belediyeler bunu yapmıyor. Dün yapmadılar, bu deprem geçtikten sonra da unutacaklar ve yine yapmayacaklar…
Saatler ilerledikçe can kaybının artmasından korkuyoruz. Diliyorum ki can kaybımız artmasın. Yazımı yazarken AFAD son açıklamasında 51 vatandaş hayatını kaybetti. Dokuz enkaz binada çalışma devam ediyor…
Yıkılan binalar, kaybettiğimiz canlar, yaralılarımız, acılarımızı yüreğimize gömdük. Fakat asıl can sıkıcı olan husus, bir kısım insan, depremi hâlâ zinaya, dinden uzaklaşmaya bağlamak suretiyle İzmir’in bunu hak ettiğine ilişkin tweetler paylaşabilme rezilliğini göstermeleri. Bu ülkenin böylesi zamanlarda bile ne kadar acı ki birbirimizle bir araya gelmeyi başaramıyoruz. İnsanlıktan nasibini almamış bazı zavallıların en çaresiz zamanlarda bile akıllarına kötülük dışında bir şey gelmiyor. Sosyal medyayı kontrol altına alan Polis, mutlaka bunları yakalayıp adalete teslim edecektir…
Bir rezillik de “Selfi” çekme rezilliği aldı başını gidiyor. Araçlarıyla olay yerine gelip can derdinde olan ve kurtarılmayı bekleyen depremzedelerin enkazlarından “Selfi” çekip, sosyal medya da canlı yayın yapmaya çalışıp hem trafiği tıkıyor hem de yalan yanlış yayınlarla insanların çalışmalarını engelliyorlar. Bu rezillikten insanlarımızın vazgeçmeleri gerekiyor. İnsanlığımızı unutmayalım…
Depremde hayatını kaybeden tüm yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet, sevenlerine yakınlarına başsağlığı diliyorum. Yaralı yurttaşlarımıza acil şifalar dilerim. Devlet İzmirlinin yanında…

Türk edebiyatının karanlık 33 yılı – 19

Tebessümleri kaldı yadigar