Ücret kadar şeref ya hizmet

Haldun ÇIRAY
13 Ekim 2021

Hepimiz her alanda her konuda şikayetçiyiz. Hiç bir durumda muhatap olduğumuz mal ve hizmetten memnuniyet sahibi değiliz. Yaygın adıyla öz eleştiri yapalım karşılaştığımız olumsuzlukları sayalım sayalım ki memnuniyetin yolunu bulmaya çalışalım.

Mesela; aracını servise götüren bir kimse kendisine vaat edilen işler karşılığı iki iki buçuk milyar bir ücret isteniyor. Gel gör ki hatırı sayılır güvenilir firma olduğu halde yapıp yapamayacağı işi önceden söylemeyerek çok güzel bir hizmet vaat eder. Ancak hiç bir şey yapılmadığı gibi uygun bir şekilde de teslimi yapılmaz. Bir başka vatandaş 5 metre kare halısının temizliği için metre karesi 6 lira anlaştığı halde halısını teslim alırken 60 lira istenmesinin sebebini sorduğunda tek halı olduğu İçin cevabını alır. Tabi başta bu husus belirtilmemişti önemli olan işi almaktı. Her hangi bir kişide kurumlardan birine gidiyor istediğini anlatıyor. İlgili kişinin anlatılanları hiç duymadığı anlaşılıyor. Bu kez ilgili konuyu bildiği söylenen memuru arıyor. Aranılan memurdan da bir şey anlaşılmıyor. O ara bir personel talep sahibinden dilekçe alarak tamam işinizi hallederiz diyor.

Bir dilekçelik konu için 6 ay uğraşılmıştı. Lokantadan çıkan bir vatandaş kardeşim gayet aile olarak yemeğe çıkıyoruz rezervimizi unuttuklarını söylüyorlar. Neden çünkü bazı garsonlar bahşişe göre yer veriyorlar.

Bir yere gidiyorsun veya evine dönüyorsun neyse kısaca yoldasın tersten gelen oto sürücüsü sizin geri çıkmanızı istiyor yanınızdan zar zor geçiyor camından dışarıya parmağını sallayarak seni bir döverim aklın başına gelir diyor. Yola devam ediyorsunuz tek istikamet yolda tam gaz geliyor ne yapıyorsun diye işaret ediyorsun iniyor kafa tutuyor altında resmî araç elinde telsiz belli memur la havle çekip devam ediyorsun. Kişi sağa dönecek sinyalini 50 metreden vermiş o ne sağdan bir araç sizi geçmek için yırtınıyor, sağdaki araç sizin önünüzden sola dönüyor üç kişi araçtan inip küfrediyor. Okul, iş yeri servislerine ne demeli bazıları dokunulmazlıkları var gibi istediği gibi duruyor, kalkıyor kafa tutuyor. İnsanlar kahveye gidiyor haklı olarak tavla istiyorlar cafe sahibi vermiyor kardeşim düne kadar oynuyorduk. Şimdi ne oldu da insanı refüze ediyorsun cevap; falan kahveye de gidiyorsunuz.

Her, şey her yer, sorunlu. Kurumları ve çalışanlarını anlatmak ise çok dahi vahim. Devletin müfettişlerine usulsüzlüklerini anlatan eski belediye başkanı, iktidar partisi il yönetimindeki bir partili ile eski teftiş kurul başkanına müfettiş; anlattıklarınız doğru olsa ne olacak. Ak partili il yöneticisi düzgün idareciler gelir diyor. Müfettiş değişen bir şey olmaz diyor. Yüzlerce örnek yazalım insanlar kazançları, ücretleri kadar şerefli deniliyorsa hizmeti için ne demeli.

Sadece örnek verdik iğneden ipliğe yalan, kuralsızlık hırsızlık, ahlaki çöküntü mevcut. Bu durumu görmeyen aklen malul kimsedir. Kimse hayatından şikayetçi olmamalı karşındaki neyse sende osun. Kendimize çeki düzen veremezsek bu ülkede hiç bir şeyin hayrı olmaz. Kibir bencillik yalan iftira dolu bir balçıkta yürüyoruz.

Aklımızı başımıza almalıyız.

İstismarcı sözde öğretmen

İzmir’den kısa kısa