Üniversite meselesi

Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU
18 Nisan 2021

15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ terör örgütüyle bağlantılı olduğu gerekçesiyle 23 Temmuz 2016’da Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında alınan tedbirlerle Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan İzmir Üniversitesi mevcut öğrencilerinin mağduriyetinin önlenmesi amacıyla TBMM tarafından İzmir Demokrasi Üniversitesi ismiyle bir Devlet üniversitesine dönüştürüldü.

Karabağlar ilçesi sınırlarında yer alan ve fiziki koşulları nedeniyle genişlemeye müsait bir konumda olmayan üniversitenin düzenli bir kampüs ortamına sahip olması için Karabağlar Uzundere Mahallesinde TOKİ konutları ile Fuar İzmir’in arasındaki geniş arazi üniversiteye tahsis edildi. Bu müjdeli haber başta Karabağlar’da yaşayanlar olmak üzere tüm İzmir’de büyük bir sevinç yaratmıştı.

Zira bir ilçede üniversite kurulması, üniversite kampüsünün yer alması hem ilçenin sosyal imkanları hem de ekonomik açıdan birçok gelişmeyi sağlayacağından toplumun tüm kesimleri bu kararın arkasında durdu.

İzmir Demokrasi Üniversitesi kampüsü için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan planlara TOKİ tarafından inşa edilecek 809 konut ise tüm bu süreçle ile bitmek bilmeyen bir tartışmayı başlattı.

Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu ile İzmir’in AK Partili milletvekillerini sık sık medyada karşı karşıya getiren süreç mahkemeye taşındı. Üniversite kampüsü için geçen süreçte herhangi bir adım atılamazken Karabağlar Belediye Başkanı ‘istemezükçü’ olarak suçlanırken, süreci mahkemeye taşıyanlar itirazlarının üniversite yapımına değil, üniversite kampüsünde yapılmak istenen TOKİ konutları olduğunu anlatmaya çalışıyor.

80 hektarlık alanda yalnızca üniversite kampüsü olması gerektiğini savunanların düşüncesine ben de yüzde 100 katılıyorum. İzmir’de TOKİ eliyle konut yapılacak başka bir yer yokmuşçasına üniversite projesinin içerisine 809 konutu dahil edip alelacele ihaleye çıkmanın nasıl bir mantığı var anlamak çok zor.

TARTIŞMA BİTMİYOR

Bir de tüm bu mahkeme süreci karşısında toptancı bir bakış açısıyla ‘Bunlar üniversite yapımına karşı’ şeklinde bir algı operasyonunun doğru bir iletişim stratejisi olduğunu sanmıyorum. Her iki tezi de savunanlar işin eğrisini, doğrusunu, hukuki boyutunu, yasal düzlemini ortaya koyup kamuoyunu sağlıklı bilgilendirdiği sürece uzlaşı ve hukukun gerekleri çerçevesinde bir karara varılması mümkün.

İzmir’de birçok projede hükümetle yerel yönetimin karşı karşıya gelmesinden bu şehirde doğan, yaşayan, para kazanan, şehrimin gelişmesi için mücadele veren biri olarak bıktım. Olayın siyasi çerçeveye çekilmeden özellikle medya üzerinden atışmaya dönüştürülmesinin ne bu tartışmayı yaratanlara ne de bu şehre en küçük bir katkısı yok.

Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu ve bu tartışmanın merkezinde konumlanan AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya’ya sesleniyorum. Lütfen bir araya gelin, İzmir için çözüm üretin ve kısır tartışmalara son verin.

Hayalini kurduğunuz saçlara kavuşun…

turk-tiyatrosu

Türkiye’de Çocuk Tiyatrosunun Kuruluş Günleri-19 Kapalı kapı yoktur, yanlış anahtar vardır