Vurun Kahpeye’den Şoför Nebahat’a: Sezer Sezin

Mazlum VESEK
24 Eylül 2021

Sezer Sezin, 1940’lardan beri oyunculuğuyla “feminist okumalara” imkan veren bir yüz. 1980’lere varıldığında kadın özgürlüğü konusunda sinemamız öncesiz değilse onun payını teslim etmek gerek

Sezer Sezin, 1949’da Lütfi Ömer Akad’ın yönettiği “Vurun Kahpeye” filmindeki rolüyle cumhuriyet kadını imajının belki de ilk temsilini oynadı. Bu fikriyat, 1960’ların kentsoylu ilerici aydın tipleriyle sık sık karşımıza çıktı. 1960 yılında Metin Erksan’ın yönettiği “Şoför Nebahat” rolüyle de sokağa çıkan, alın teriyle geçinmek zorunda kalan kadını oynadı. Metin Erksan bu konuda da öncü rolü kimseye kaptırmadıysa da, 1960-65 arası dönem bu konuda görece verimli geçecekti. Buna rağmen, bu film izleyiciye ulaşma başarısı gösterdiği için emekçi kadını daha görünür kılmıştı. Ayrıca, şoförlük gibi (özellikle 1950-1980 arası dönem için) jargonu, argosu ve dayanışmasıyla ayrıca ele alınması gereken bir meslek grubunda görünmesi özel bir değer ifade ediyordu.

Sinemamızın bu öncü kadın oyuncunun hayatına bakalım.

25 Ekim 1929 tarihinde İstanbul’un Eyüpsultan semtinde Mesrure Sezer adıyla dünyaya geldi. İlkokul ve ortaokulu bu semtte tamamladı. Ortaokuldan sonra eğitimine devam etmedi. Küçük yaşta tiyatroya ilgi duymaya başladı ve bale dersleri aldı. İlk sahneye çıkışı 1940 yılında Eminönü Halkevi Tiyatrosu’nda Kral Oidipus adlı oyunla oldu, bu oyunda Kralın kızını oynadığında daha 11 yaşındaydı.

1940’LARIN SİNEMA ORTAMI

Sezer Sezin sinemaya 1944’te “Hürriyet Apartmanı” filmiyle başladı. Ertesi yıl rol aldığı “Yayla Kartalı” (1945) ve “Köroğlu” (1945) filmlerinde de yine küçük rollerde oynuyordu. Aynı yıl Balkanlar’ın en büyük revüsü olarak lanse edilen “Atilla Revüsü”nün “Bale Grubu”‘na katıldı, 1946 yılında da Vedat Örfi Bengü ile ortak olarak Sezer Tiyatrosu’nu kurdu. Bir yıl süre ile turneye çıkan tiyatro 1947’de kapandı.

 

Sezin sinemada asıl çıkışını Damga (1948) filmiyle yaptı. Seyfi Havaeri’nin yönettiği filmde başrolü Memduh Ün’le paylaşıyordu. Zaten filmi yapan şirket Erman Film’in kuruluşunda Sezer Sezin de yer almıştı. Onun kitleler tarafından tanınmasını sağlayan film ise Lütfi Akad’ın yönettiği 1949 tarihli Vurun Kahpeye olmuştu. Her ikisini de yine Lütfi Akad’ın yönettiği Tahir ile Zühre (1952) ve Arzu ile Kamber (1952) adlı filmlerin çekimleri için 6 ay süreyle bulundukları Bağdat’ta başrolü paylaştığı Kenan Artun ile yakınlaştılar ve dönüşte 1952 yılında evlendiler.

SİNEMADA BİR KIBRIS FİLMİ

Lütfi Akad, Atıf Yılmaz, Semih Evin, Memduh Ün gibi Türk sinemasının önemli yönetmenleri çıkış yaptıkları filmlerini Sezer Sezin’le çektiler. 1955 yılında “Film Dostları Derneği” tarafından kendisine “yılın en başarılı kadın oyuncusu” ödülü verildi. 1956’da oyuncu ve senarist olan eşi Kenan Artun ve İlham Filmer ile ortaklaşa “Türk Eksport Film” adıyla bir film yapım şirketi kurdu. Bu şirket 3 film üretti. Bunlardan 1959 tarihli “Kıbrıs’ın Belası Kızıl EOKA” Türk sinemasının Kıbrıs sorununa değinen ilk filmi oldu, ancak Yunanistan’la Türkiye arasındaki politik yumuşama filmin erkenden vizyondan kaldırılmasıyla sonuçlandı.

ŞOFÖR NEBAHAT PERDEDE

1960 yılında Metin Erksan’ın yönettiği Şoför Nebahat filminde canlandırdığı erkeksi karakter onunla özdeşleşti, film çok tutulunca 1964 ve 1965 yıllarında 2 devam filmi yapıldı. Uzun bir süre kendisine Sezer Sezin yerine “Şoför Nebahat” dendi. Bir röportajında “Şoför Nebahat” tiplemesinin Attilâ İlhan’a ait olduğunu söylemişti.[2] Sinemada hep güçlü kadınları canlandırdı. 1963 yılında İstanbul’da çekilen İtalya, Fransa ve Türkiye ortak yapımı L’Immortelle (Ölümsüz Kadın) adlı filmde oynadı. 1962’de çekilen Üç Tekerlekli Bisiklet filmi ile 1965 yılında “İzmir Film Festivali”‘nde “En Başarılı Kadın Oyuncu” ödülünü kazandı.

1965’te ikinci evliliğini yaptığı Üner İlsever’le birlikte Kadıköy İl Tiyatrosu’nu kurdular. 1967 yılında sinemayı bıraktı. 1970’lerin ortalarında tiyatroyu da bırakarak deri ticaretine atıldı.

SİNEMA ONUR ÖDÜLÜ

Sezer Sezin, 1984 yılında 21. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “onur ödülü” ve 1993’te 12. İstanbul Film Festivali’nde “jüri onur ödülü” almıştır. 2008 Uluslararası Bursa İpek Yolu Film Festivali’nde de kendisine “Sinema Onur Ödülü” verilmiştir.

Sinemayı bıraktıktan tam 40 yıl sonra 2007 yılında Safa Önal’ın yazıp yönettiği Hicran Sokağı adlı dramda konuk oyuncu olarak yeniden kamera karşısına geçti.

20 Temmuz 2017 tarihinde Sezer Sezin hayata veda etti. Cenazesi Feriköy Mezarlığı’nda defnedildi.

ulke-genelinde-pes-pese-elektrik-kesintileri

Tencere tava

ego-insanlar

Ego savaşları