Yaşanan felakete siyasetin iklim değişikliği gözüyle bakış açısı-2

Bülent ÖZGEN
21 Haziran 2021

Ayvalık’ta yaşanan felakette iklim değişikliğinin rolü konu başlıklı yazımın birinci bölümü 07.06.2021 tarihinde yayınlandı. İkinci bölümde de ilçedeki siyasi partilerin görüşleri ile genel olarak yaşanan felaketin bir daha yaşanmaması için alınacak tedbirleri kaleme aldım.

İlk yazımızda başlattığımız ilçedeki siyasi partilerin görüşlerine ve çözüm yollarına devam ediyoruz.

*Güneş Enerjisi Santrali projemizden ilki “Karizma Güneş Enerjisi Santrali Yapımı” tamamlanmış olup, tesisin kurulu gücü 503,25 kWp / 450 kWe olup maliyeti 2 milyon 820 bin TL’dir. Yıllık yaklaşık 700 bin KWh enerji üretimi sağlanacaktır

*Balıkesir Katı Atık Düzenli Depolama Sahasında “Çöp gazından enerji üretimi 8,4 MWh kurulu güce sahip olup, bu güne kadar yaklaşık 25 milyon m3 metan gazı yakılarak CO2’ye göre 28 kat daha zararlı olan bu gazın atmosfere salınımı engellenmektedir.

*Ovaköy Geçici Hayvan Bakım Evi’nde Yağmur suyu toplama sistemi kurularak “yağmur hasatı” yapılması planlanmaktadır. Ayrıca hem Ovaköy Geçici Hayvan Bakım Evi hem de İvrindi Hayvan Barınağında Güneş Enerjisi Santrali yapımı planlanmaktadır.

*Kömür (fosil yakıt) tüketiminin azaltılması; 08.01.2020 tarihli ve 2020/01 no’lu Mahalli Çevre Kurulu Kararı alınmıştır. Doğalgaz isale hattının ulaştığı bölgelerde ısınma amaçlı olarak merkezi sistemde katı ve sıvı yakıt kullanan konutlar ve işyerlerinde katı ve sıvı yakıt kullanımının sonlandırılarak alternatif temiz yakıt (doğalgaz, güneş, jeotermal, ısı pompaları, benzeri yenilebilir enerji kaynakları vb.) kullanımının sağlanmasına karar verilmiştir.

*A(r)tık YOK projesi; Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonu ile il genelindeki 4. ve 7. sınıflara “Çevre Eğitimleri” düzenlenerek bu bilincin mümkün olduğunca fazla öğrenciye ulaşması hedeflenmektedir.

Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, yukarıda belirtilen(mevcut durum+yapılan çalışmalar bölümü) çalışmaları da Ayvalık Belediyesi’nden beklemekteyiz.

Hasan Atmaca (DSP İlçe Başkanı): DSP olarak öngörümdür. İklim ve doğa değişikliği bilimsel açıklamada bulunmak gerekirse doğa ve insanoğlu bir bütündür. İnsanlar da doğanın bir parçasıdır. Belediye ve yönetim kurulu bu sorunlara taahhüt etseler de iklim değişikliği bireysel olarak da tüm halkın duyarlılığını göstermesi gerekir. Örneğin kısa mesafeli bir yere aracımız ile değil de bisiklet veya yürüyerek gitmek bile bir insanlık vazifesidir. Çamaşırlarımızı kurutma makinesinde değilde doğal şekilde kurutmak enerji tasarrufuna yardımcı olacaktır.

Örneğin ormansız bir bölgede yetişen bir inek doğal ortamda yetişen ineklere kıyasla daha fazla gaz emisyonu yaratıyor. Müsait alanlara fidan ekmek gibi etkinlikler çok önemlidir.

Başta da belirttiğim bu diğer ülkelerde olmak üzere bireysel olarak da katkılarımızı sunmak çok önemlidir.

Salih Övünç (Deva Partisi İlçe Başkanı): Ayvalık, coğrafi yapısı, topografyası, nüfus yoğunluğu bakımından Türkiye’nin yeşil enerji merkezi olmaya aday yerleşimlerden biridir. Enerji ihtiyacımızın ciddi bir bölümünü, yıllık 250 günü aşkın güneşlenme süresi ile bireysel ve kamusal güneş enerjisi santrallerinden edinebiliriz. Ege’deki en geniş kentsel sit alanlarından birine sahip olan Ayvalık’ta fosil yakıtlarla çalışan araçları sınırlandırmak, tarihi kent içinde elektrikli ulaşımı teşvik etmek akla en yakın ve görece en masrafsız temiz enerji hamlesi olabilir. Halkı elektrikli taşıtlar ve bisikilet gibi şehrin doğal yapısına uygun ulaşım modellerine yönlendirmek, deniz ulaşımını teşvik etmek şehrimizin doğal güzelliğini korumamız için yapabileceğimiz en kolay eylemlerden.

Sevtap Oran( SOL Parti İlçe Başkanı): Kapitalizm, içinde yaşadığımız gezegeni bitmek bilmez bir kâr hırsıyla, doğayı metalaştırarak ölüme doğru sürüklüyor. Küresel ısınma, iklim krizi geleceğimizi bir kâbusa çeviriyor. Bu ülkemizde de farklı değil. Endüstriyel gıda sistemi, maden aramaları ormanları otlak ve meraları, tarım arazilerini, su kaynaklarını kısacası doğal müştereklerimizi yok ediyor, ardı ardına çevre felaketleri yaşanıyor. HES’ler, JES’ler, termik ve nükleer santraller vb. enerji yatırımları ekolojik sistemde geri dönülmez bir tahribat yaratıyor. Sermaye kentsel ve kırsal yaşam alanlarını yeni sermaye birikimi için talan ediyor, insanların ve tüm canlıların temiz suya, temiz doğaya, temiz havaya erişim hakkını elinden alıyor. Gezegeni yok olmaktan kurtaracak, kapitalizmin kâr hırsına ‘dur’ diyecek her türlü önlem alınmalı bunun için mücadele edilmelidir. Yeni oluşturulacak Anayasa doğanın haklarını da savunan ekolojik ve demokratik bir Anayasa olmalıdır. Bunun için mücadele edilmelidir.

GIDA META OLMAKTAN ÇIKARILMALI”

Ekolojik dengeyi bozan endüstriyel gıda sistemi, enerji ve maden yatırımları halkın sağlıklı ve ucuz gıdaya erişimini engellemektedir. Halkın sağlıklı ve ucuz gıdaya erişimini sağlayacak olan ve halkın gıda sistemi Gıda Egemenliği’ni kurmak için mücadele edilmeli, çiftçileri şirketlerin tarım sistemine bağlamaya yardımcı olan kooperatifleri desteklemekten vazgeçilmeli, Gıda Egemenliği mücadelesine katkı koyan, agroekolojik üretim yapan üreticilerin kurduğu ve demokratik ve katılımcı bir anlayışla yürütülen kooperatifler desteklenmeli, antidemokratik kooperatifçilik yasası değiştirilmesi için mücadele edilmelidir.

Tohumların patentlenmesinden vazgeçilmeli, yerel tohumların korunması vb. önlemler acil olarak devreye sokulmalıdır. Tüketim kooperatifleri de Gıda Egemenliği mücadelesine katkı sunacak tarzda yeniden örgütlenmeli, Gıda meta olmaktan çıkartılmalıdır. Küçük üreticilerin tarımsal üretimi bırakarak tasfiye etmeye çalışan veya şirketlere bağımlılığını arttıran ve DTÖ isteği doğrultusunda yapılan serbest ticaret anlaşmaları tamamen iptal edilmelidir.

Emek Partisi İlçe Sekretaryası: Her geçen gün “İklim değişikliğini durduralım” diyerek eylemler, etkinlikler ve propagandalar yapılmakta. Buna karşın, uluslararası tekeller ve işbirlikçileri daha çok kâr için emeği sömürdükleri gibi doğayı talan edip, dünyayı da nefes alınmaz hale getiriyorlar. Enerji ve sanayide kömür, petrol gibi fosil yakıtların kullanımının artışı, başta motorlu taşıtlar olmak üzere petrol ve petrol ürünlerinin kullanımındaki artışlar, orman yangınları ve orman ürünlerinin yakılarak kullanımının artışı ve toprağın sınırsız ve sorumsuzca işlenmesi dünyayı her gün artan sera gazı emisyonu ile karşı karşıya bırakıyor.

Tüm bunların sonucunda artan sera gazı nedeniyle dünyada ortalama sıcaklık yükselirken oluşan küresel ısınmanın kaçınılmaz sonucu da iklim değişikliği oluyor. Hızla gelişen endüstri ve kapitalist sistemin daha çok kâr için durmak bilmeyen üretiminin sonucu kapitalistler kârına kâr katarken oluşan iklim değişikliği ile dünya yaşanmaz hale geliyor.

Bunun En yakın örneği geçtiğimiz günlerde ilçemizde yaşsanan yaklaşık 4 saat süren fırtına sonrasında bir çok tekne battı, bir çok tekne kullanılamaz hale geldi. Ayvalık uzun yıllar sonra böylesine güçlü bi fırtınaya hemde haziran ayı başında yakalandı bunun nedeni açıktır. İklim değişikliği hayatımızı, dünyamızı direk etkiliyor.

Ayvalık belediyesinin imzacısı olduğu iklim değişikliği yönetmeliğinde var olan yapılması gereken işler için hız kesmeden çalışmalara başlaması ve bu çalışmaları yaparken de yerel stk lar ve ekoloji örgütleri ile koordineli, yerele uygun çekilde bütüncül bir çalışmayı halk ile birlikte hayata geçirmek için adımlar atmalıdır. Bu çalışmalarla yerellerde alınan önlemler kısa vadeli krizi hafifletecek etkenlerdir. Krizin çözümü için ise daha geniş bütünleyici çalışmalar yapmak zorundayız.

Gülten Sütçüoğlu (İYİ Parti İlçe Başkanı): Küresel iklim değişikliği dünyayı tehdit eden çevre sorunlarının başında gelmektedir.Bölgesel anlamda etkileri tarım,orman,deniz seviyesi ve insan sağlığı üzerinde yoğunlaşmaktadır.Bu olumsuzluklar doğal afetleri tetiklemektedir.Balıkesir ili Ayvalık ilçemizde geçtiğimiz aylarda yaşanan kasırga sonucunda ortaya çıkan ağır mali hasarlı tabloda bu durumun vehametini ortaya koymskradır.İlçemizde uzun yıllardır her yerel yönetimin seçim projesi olarak sunulan ama bir türlü hayata geçirilemeyen balıkçı barınağı eksikliğimiz maalesef acı bir tablo ortaya koymuştur.Ayvalık ilçemiz her türlü rüzgara açık olan bir lokasyonda olduğu ve iklim değişikliği göz önünde bulundurularak bu elzem ihtiyaç yerel yönetimin öncelikli girişimi olmalıdır.Küresel iklim değişikliği dünyamızı tehdit eder hale gelmiştir.Gerekli önlemlerin alınmasında yerel ve genel yönetimlerin gerekli bilgilendirme için seminerler düzenlenmeli,halkı bilinçlendirmeli ve önlem almaya teşvik etmelidir.

Sonuç olarak;

1nci bölüm de; Prof.Dr.Orhan Şen İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Meteoroloji Profesörü’nün, Prof.Dr.Miktad KADIOĞLU : İTÜ Meteoroloji Mühendisi. Meteoroloji ve Afet Yönetimi Profesörü’nün, Limnolog Dr.Erol KESİCİ (E): Süleyman Demirel Üniversitesi, Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyesi ve Su Enstitüsü kurucusu.TTKD Bilim kurulu üyesinin, Sait AĞDACI Çevre Yük.Müh:Kocaeli Çevre Müh.Oda Başkanı’nın, Ayvalık Tabiat Platformu’nun iklim değişikliği konusunda bahsettikleri tedbirler dikkate alınmalıdır.Hayata geçirilecek adımlar atılmalıdır.İklim değişikliğinin etkilerinden kurtulmak için önümüzde sadece ve sadece azami 10 yılımız bulunmaktadır..Ondan sonra alınacak tedbirler de işe yaramayacaktır. İklim değişikliği konusunda partiler dahil herkes tarafsız bir şekilde konuyu ele almalıdır. Ayvalık Belediyesi hangi partiden olursa olsun elbirliği ile elimizden geleni Ayvalık’ın menfaati için samimi bir şekilde yapmalı ve hepimizin aynı şemsiye altında olduğunu unutmamalıyız. Çevreyi,İklim değişikliğini siyaset üstü tutmalıyız.

NATO 2030 Stratejik Belgesi’nde ‘İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ EYLEM PLANI’ yer aldığını unutmayalım.

Ayvalık Belediye Başkanlığı’nca; ilkönce bünyesinde iklim değişikliği ve sıfır atık şubesi kurması şarttır.Ancak bu iş takım işidir.Siyasi partileriyle,STK.larıyla,çevre dernekleriyle,kent konseyi ile bir bütün olarak hareket etmesi gerekir.İklim değişikliği konusunda yapılacak ilk iş herkesin eğitime tabi tutulmasıdır.Bunun için şubenin ilketapta kurulmasının yanısıra Kadıköy/İST,Nilüfer/BURSA,Şişli/İST v.b. Belediyelerin Kent Konseyi Başkanlığı’nca yürütülmelidir.

Ayvalık Kent Konseyi’nden biraz söz etmek istiyorum.Ayvalık Kent Konseyi; 17 tane olan sürdürülebilir kalkınma amaçları doğrultusunda, mevcut çalışma gruplarını Ayvalık’a uygun olacak şekilde değiştirmelidir.Bunlardan bir tanesi de “İklim Eylem”çalışma grubudur.

Ayvalık Belediye Başkanlığı’nın iklim değişikliği konusunda en yakın yardımcısı Ayvalık Kent Konseyi olmalıdır. Balıkesir Kent Konseyi tarafından organize edilen 18-21 Kasım 2021 tarihinde icra edilecek olan III.Kent Sempozyumunda görüşülecek 10 konudan 9 ncusu “Çevre ve İklim Değişikliği”konusudur.

Ayvalık’taki çevre olaylarına başta Ayvalık Belediye Başkanlığı olmak üzere,Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Ayvalık Temsilciliği, Ayvalık Tabiat Platformu, Atatürkçü Düşünce Derneği ve diğer dernekler güçlü ve azimli bir şekilde sahip çıkıyorlar. Ancak çevre olayları iklim değişikliği dünyasında bir noktadır. Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin son derece STK’lara destek olmaktadır. Aynı performansı iklim değişikliği ile mücadele de beklemekteyiz. Örneğin bisiklet yolları.

İklim değişikliği konusunda Ayvalık’ta en çok zeytin ile turizm sektörü etkilenecektir. Kaldı ki halk geçimini ençok bu sektörlerden sağlıyor. Her yıl yapılan zeytin hasat şenliklerinde “Körler sağırlar birbirini ağırlar” misali konuşmalar, zeytinyağlı yemekler, folklör o kadar. İklim değişikliğinin zeytin üzerindeki etkisi üzerine bir çalıştay/panel yapıldığını görmedim.

Ancak ; Amerika Arizona Üniversitesi Antropoloji Bölümü Öğretim üyesi Doç. Dr. Brian Silverstein ise, Ayvalık’ta, zeytincilik ve iklim değişikliğinin zeytinciliğe etkisini araştırıyor. Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi’nin raporuna göre, iklim değişikliği sebebiyle bu yıl zeytin tane miktarında yüzde 11, zeytinyağında ise yüzde 20 azalma tahmin ediliyor. Tanedeki kayıp miktarı geçen yıla göre 145 bin tona yakın oldu. Sektördeki sorunlara ve çözüm önerilerine de yer verilen raporda, son yıllarda iklim değişikliği etkilerinin kendisini çok daha kuvvetli hissettirmeye başladığı, zamansız ve çok şiddetli yağışların yol açtığı sel felaketleri, ani sıcaklık değişimlerinin yarattığı şiddetli fırtınaların günlük hayatta endişelere yol açtığı kaydedildi.İklim değişikliğinin; gerek zeytin gerekse turizm konusuna etkisi ve de alınacak tedbirleri içeren hiçbir çaba görmedim. Ne bir çalıştay ne de panel yapıldı. İklim değişikliğinin sektör bazındaki etki analizi,risk belirleme toplantıları, yerel yönetim personelinin ve halkın eğitimi,sera gazının emisyonun azaltılması ve envanterinin çıkarılması, deniz suyunun sıcaklığının ölçülmesi, Belediye bünyesinde iklim değişkiliği şubesinin teşkil edilmeli ve bina envanterleri gibi çalışmalar yapılmalıdır. Bu işin şakaya gelmediği yaşanan felaketle bir kere daha görüldü. Maddi ve manevi olarak vebal büyüktür. İklim değişikliğine tedbir alınmadığı takdirde;daha çok deprem hariç meteorolojik afetlerin giderek artacağı ,bu durumun ülkemizin ekonomik düzeylerini etkileceği ve de kış kuraklığı karşı karşı ile gelineceği,mevsimlerin sıcak yaz-ılık kış modeline döneceği ,yağışların azalması beraberinde kuraklığı meydana getireceği, muhtemel gıda krizinin ufukta gözüktüğü gelmektedir.

Ayvalık Belediyesi ; Ulusal düzeyde yürütülmekte olan iklim değişikliği eylem planlarına katkı sağlamak amacıyla Uluslararası Başkanlar Sözleşmesi’ne (Covenant of Mayors) imza atması gerekmektedir. Söz konusu sözleşme taahhüdü kapsamında planlanan ‘Küresel İklim Değişikliği ile Mücadele’ çalışmalarına başlanabilir.

Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı (UCLG) Yönetim Kurulu Üyesi olan Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ayrıca UCLG’nin dokuz bölge teşkilatından birisi olan Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Orta Doğu ve Batı Asya Bölge Teşkilatı’nın Eş Başkanlığı’nı yürütmektedir. Ayvalık Belediyesi bu olanaktan faydalanmalıdır.

21 Haziran’da EKİNOKS’u bilmekte fayda var!

“Aydınlanmanın Işıklı Penceresi” İlhan Selçuk, aydınlığın en uzun olduğu gün aramızdan ayrılmıştı…